banner87

Kamuoyu araştırmalarında ana soru dışındaki diğer soruların cevabı, o araştırmanın gerçek sonuçlarını sergiler. Hangi partiye oy vereceksiniz sorusu ile birlikte sorulardan belirlenen “tüketici güven endeksi” bazen seçimin gerçek belirleyicisi olur. Buna, sonuçların bazen tersten de okunması diyebiliriz.
Siyasal Parti üyeliği ile ilgili açıklanan rakamları incelediğinizde ortaya çıkan tabloya sadece sayı bazında bakmadığınızda, sonucu tersinden okuduğunuzda veya analiz ettiğinizde, seçmenin önüne konacak ilk sandıkta, tercihlerinin değişebileceğini görmek mümkün olabilir.
Yayımlanmış son bilgilere göre seçim barajını aşan partilerin üye ve oy sayılarına şöyle  bir bakalım;

AKP    Üye sayısı:    9.400.000    Oy sayısı:    23.500.000
CHP    Üye sayısı:    1.200.000    Oy sayısı:    12.100.000
HDP    Üye sayısı:    30.000        Oy sayısı:    5.700.000
MHP    Üye sayısı:    440.000    Oy sayısı:    5.700.000

Önce çan eğrisi mantığında bakalım…
Üye-Seçmen ilişkisinde AKP ve MHP’nin değerlerini yok saydığınızda, Üye sayısının 10 katının sandığa yansıması doğru bir orandır.
Bu oranı esas aldığınızda AKP, üye sayısına göre 94 Milyon oy almalıydı.    
Bu oranı esas aldığınızda HDP, üye sayısına göre 300 Bin oy almalıydı.
Oy sayısına göre incelediğinizde, AKP’nin 2 Milyon 300 Bin üyesi olmalıydı.
Oy sayısına göre incelediğinizde, HDP’nin 570 Bin üyesi olmalıydı.
Bu çelişkilerin kaynağı, AKP’de, yoksul yurttaşın eline tutuşturulan sosyal yardım anında, alınan kimlik bilgileri ile kendi isteği dışında üye yapılması iken, HDP’de üye dışındaki seçmeninin baskı altında tercihlerini kullanması yatmaktadır. Seçimlerde iktidar imkânlarının AKP tarafından kullanılması konusunu değerlendirme dışında bıraksak dahi, bugüne kadar pek çok habere konu olan ve zorla üye yapılan 7 Milyon seçmenin tercihleri “Sen AKP üyesisin, oyunu AKP’ye vermelisin” algı ve baskısı ile yönlendirilmiştir. Kaldı ki, seçmenlerle yapılan ve internette paylaşılan bir röportajda, “Oyunu AKP’ye mi verdiniz sorusuna” seçmen “O dediğin partiye vermedim, ben Ampul partiliyim” diyen bir gerçeği de göz ardı edemeyiz.  AKP’nin, yeni kurulan bir partinin ampul şeklindeki logosuna, itirazı ve bunu hayati mesele yaparak iptal ettirmesi de tesadüf olamaz.
AKP’deki üye sayısı ile aldığı oy arasındaki katsayı 2,5’u esas aldığınızda, üye-oy oranına göre olması gereken üye sayısı olan 2 Milyon 300 bin üyeye göre 2,5 katı oy alması gerekirdi. Bu da AKP’nin 5 Milyon 700 bin gerçek seçmeni olabileceğini gösteriyor. Meclisteki sandalye sayısı da, şimdi olduğu gibi 317 değil, yaklaşık MHP ve HDP ile aynı sayılardadır.
Bu analiz elbette eleştirilebilir ancak, sonuçları tersinden okuduğunuzda yadsınamaz gerçekler olarak karşımıza çıkıyor. Kaldı ki, Anavatan Partisinin tek başına iktidar iken barajı aşamayarak meclis dışında kalması, böyle bir tersten okumayla ancak izah edilebilir.
Akıl dışı ülke yönetimi diretmelerinde bu sonuçlar ilk seçimlerde sandığa yansıdığını görürsek, AKP’nin ancak 100 milletvekili çıkarabilen bir parti olarak gerçek seçmen sayısını da anlayabileceğiz.

 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.