banner87

Dün Metrobüse bindim.

Çok yararlı bir hizmet olarak gördüğüm metrobüs hatlarına baka baka geliyorum.

İstanbul Büyük Şehir Belediyesi toplam İstanbul’un tamamına 2 bin 756  dev bir filo ile hizmet veriyor.

Metrobüsler içinde her gün saat 01.30 ile 05 arası çalışan gidiş dönüş 200 dakikalık 44 istasyonlu olan Beylikdüzü-Söğütlüçeşme hattı bence en faydalı olanı.

Allah rahmet etsin.

Ahmet İsvan İstanbul’da, Ali Dinçer Ankara’da, ‘tahsisli yol’ adı altında  1970’li yıllarda bu yolları yaptıklarında, komünist işi diye adeta topa tutulmuştu.

Melih Gökçek, Ankara Metrosunu yapan Murat Karayalçın’ın 3-5 yılda yaptıklarına 15 senede ulaşamadı bile.

Ama ağzı olan konuşuyor.

Türkiye’de insana dayalı belediyecilik hizmetlerini en iyi sosyal demokrat belediyeler verdi.

Kimse bu gerçeği değiştiremez.

Tam 200 dakika. 200 dakikaya ‘iyi hizmet’ diye şükür ediyoruz.

Bunları düşünürken, metrobüsteki hat tablosuna bakarken ne göreyim?

Tam 12 istasyonda özürlüler için hizmet verilmiyor.

Eğer tekerlekli sandalyede iseniz sadece Söğütlü- çeşme’den metrobüse bindiğinizde Zincirlikuyu’ya kadar tam on durakta engelliler için tek durak yapılmamış.

Okmeydanı’nda, Küçükçekmece’de de, Beşyol’da da inemezsiniz.

Bu duruma ne dersiniz Kadir Topbaş Bey.

Tabii ki bir zamanlar bina yükselecek, zina çoğalacak diyen muktedirlerin yol verdiği rezidanslar yol boyunca yükseliyor.

Şimdi de hastanelere kanca attılar.

Önce Bakırköy, sırada Çapa var. TBMM Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi konuyu gündeme getirdi.

Fatih’te çeşitli sivil toplum kuruluşlarının topladığı on bin imzalı dilekçeyi TBMM Başkanlığına sunmak için teslim aldı.

Cumartesi günü de Çapa hastanesi önünde bir basın toplantısı yaptı.

Tek yanlı bir iradeyle bir karar verip, Çapa’yı Hasdal’a, 15 kilometre öteye taşınmasını haklı olarak İstanbullulara ‘eziyet’ olarak tanımladı.

Boşalan arazinin ne yapılacağının iyi niyetle ‘meçhul’ olarak tanımlasa da cevabı yine kendisi verdi:

Bu kararın arkasında vatandaşlara daha iyi hizmet sunulması gibi bir iyi niyetin olduğuna inanmak istiyorum.

Eğer bu hizmet veren kurumlar taşınırsa burada ne yapılacağı meçhuldür.

Bu dönemin gelenekseli olarak bu tip yerlere yapılan binalar ya alışveriş merkezi ya da rezidanstır. Bunlar tarihi adanın dokusunu bozmak demektir.

Bu binalara sahip çıkmak, buradaki kurumları daha iyi hizmet verir duruma getirmek hepimizin görevidir.

Akif Hamzaçebi dün de Kartal’daki çarpık dönüşüm projesindeki aksaklıkları dile getirdi.

Daha önce de dövize endeksli kredi kullanan, mudilerin mağduriyetini gündeme getirmişti.

CHP, Akif Hamzaçebi’nin yaptığı gibi ‘dokunarak’ siyaset yapan isimleri süratle çoğaltmalıdır.

Kendi ürünü marka siyasetçilerinin sayısını da hızla artırmalıdır. Vatandaşa ve sorunlara ‘çözüm önerileri ile’ yaklaşmalıdır.

Televizyon ve gazete bürolarını gezerek siyaset olmaz. Onlar da gerekli.

Ama siyaset halka umut vermektir, çözüm yolu göstermektir.

Ne demiş merhum İnönü, iktidarlar muhalefetin izinden gider.

Muhalefet de ancak sorunları halkla birlikte kavrayarak iktidar olur.

Tebrikler Hamzaçebi. Akif Hamzaçebi’nin de dediği gibi AKP tarihi yarımadayı boşaltmaya hazırlanıyor.

Halbuki İstanbul tarihi yarımadadır.

Tarihi yarımadada yeni binalar yıkılmalı, cumhuriyet dönemi ve tarihi binalar değil.

Hastaneler ve üniversiteler çoğaltılmalı. Yıkılan alanlara da yeşil alanlar yapılmalı.

Yeşil çoğaltılmalı. Ama nerede?

Bu yetmezmiş gibi kamu Hastaneleri tasarısında hastaneleri kiralama yetkisi aldılar.

Lütfen hastanelerimize, üniversitelerimize sahip çıkın.

Askeri birliklerden boşalan yeşil alanlara da, mezarlıklarınıza da...

Hatta ve hatta Atatürk Havalimanı’nın arazisine de…  

Çıkmazsanız benim gibi metrobüs önünde daha çoook 200 dakika hesabı yaparsınız bilesiniz!

Erbakan’ın dediği gibi sizi rantiyeciler sizi…

Yeşili betona çevirdiniz, gözünüzü hastaneler, üniversitelere mi diktiniz.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.