banner87

Ortadoğu’da son yıllarda yaşanan olaylara baktığımızda Türkiye’nin ABD, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuzey Irak yönetimi ile birlikte “Sünni Cephe” yi temsil ettiğini görmekteyiz.
Irak Başbakanı İbadi için Türkiye hükümeti tarafından söylenenler arşivlerde duruyor, her şey dün gibi aklımızda. 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede savaşan şahin konumunda idi ve Büyük Ortadoğu Projesinin eş başkanlığıyla beraber “Sünni cephe” nin liderliğini yapıyordu.
Arap’lar çocuklarına Tayyip Erdoğan ismini veriyordu. Suriye’ye karşı verilen savaşta
Özgür Suriye Ordu’sunun kuruluşu konusunda para harcamaktan çekinmeyen Suudi Arabistan ve Katar, bu ordunun eğitimini
ABD’nin yönlendirmesiyle tamamen Türkiye’ye bırakmışlardı. 
Bugün gelinen nokta ise Soçi toplantısının fotoğrafında ortaya çıktı. 
İran-Rusya-Türkiye… Türkiye üzerinden yönetilen yahut yürütülen vekâlet savaşı sonuçlanıyor. IŞİD bölgeden tamamen çekiliyor.
Kazananlar Suriye- İran- Rusya. 
Türkiye ise en azından Astana sürecine kadar masada oturabilmeyi başarmış gözüküyor.
Sünni blok, tüm para desteği ve askeri eğitimlere karşı üstünlüğünü kaybederken, Suriye’nin toprak bütünlüğünü önemseyen ve mutlaka korunmasını isteyen İran ve Rusya üstünlüğü ele geçiriverdi. Türkiye ise halen iktidarda olan mevcut yönetimi yüzünden, bölge liderliği iddiasından “Sünni Cephe” liderliğinden ve BOP eş başkanlığından vazgeçmeye ve İran ve Rusya (ve hatta dolayısıyla Suriye) ile kol kola fotoğraf çektirmeye savrulan bir zig zag hattında ilerleyen dış politika izlemeye mecbur bırakıldı.  
Eee, ne oldum değil ne olacağım demeli.
Keşke CHP’nin ve Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun uyarılarını dikkate alsaydı…
On günde Şam Emevi Camii’nde Cuma namazı kılmak için hazırlık yapanların, bugün artık esâmesi dahi okunmamakta.
Derin bir yalnızlık içinde bulunmakta bu odaklar.
ABD’nin yaptığı manevra YPG’ye artık silah yok sözü ne kadar güvenilir. 
Bu tutulmayan kaçıncı söz olacak?  
Zarrab davası öncesi hükümetle ABD arasında bir yumuşama mı yaşanıyor? 
Ve asıl önemlisi neye karşılık?
İç politikada sular beklenilenin de aksine çabuk ısınıyor.
Anamuhalefet Partisi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yapmış olduğu İsviçre hesapları ile ilgili açıklamaları neticesinde sular neredeyse kaynama noktasına ulaştı.
Bu açıklamalara Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vermiş olduğu zehir zemberek cevaplar kulislerde konuşulan erken seçimin beklenenden daha erken olacağını gösteriyor.
Mesela Haziran ayı…
Neden olmasın?
Hâlihazırda bütün şiddetiyle yaşanan ekonomik krizin yanına siyasi kriz de eklenecek mi? 
Hatta acaba siyasi kriz öne mi geçecek? 
Asıl korkulan ise büyük bir kasırga misali her ikisinin de aynı anda yaşanma ihtimali.
Allah korusun.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.