Ecevit'in Zincirbozan mesajı

12 Eylül davasına; hakkı olan, olmayan, o tarihte beşiğinde uyuyan, ilkokula giden, dünyadan bihaber  top koşturan, herkes müdahil oldu. Hatta geçtiğimiz yıllarda, CHP’nin “12 Eylül’den hesap soralım "  önerisini “sulu şaka” olarak niteleyen AKP lideri bile hükümet olarak başvurdu..
İnanıyorum ki, Bülent Ecevit yaşasaydı , müdahil olmaz, bu oyuna gelmezdi, tıpkı 9’uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel gibi. Darbeden sonra  el etek öpenler de dahil, herkes  12 Eylül’den nasıl zarar gördüğünü abartarak anlatıyor.  Onlarca insanımızı öldürmekten, Kahraman Maraş katliamını yapmaktan  yargılananlar bile müdahil olmaktan kaçınmadılar.
 
Ecevit’in  Hamzakoy'dan, Yüksel Çakmur’a gönderdiği ve O’nun rahmetli Burhan Ecemiş’le  birlikte üç beş kişinin katkısıyla tüm Türkiye’ye dağıttığı  mesajı  kaç kişi okumuştur?
 
“17 Eylül 1980 saat 8.30” diye başlayan iletisinde Ecevit, 1979 Mayıs’ında Gönen’de yaptığı konuşmadan başlayarak uyardığını, demokrasiyi yıkma ve yeni bir ekonomik model getirme planının uygulanmak istendiğini anlattığını anımsattıktan sonra, özetle şöyle devam ediyor :
“Dokuz aydır geniş tabanlı hükümet öneriyordum… Eskiden bana önerenler bile bu kez başka bir plan uygulamak istedikleri için çağrılara karşı çıktılar… MHP Genel Merkezi'nde Dev Yol makbuzları bulundu. Terörün nasıl sağdan kışkırtıldığını gösterir bu olay…
Yılbaşından beri uygulanmakta olan ekonomik modelin gereği, demokrasiden ve işçi haklarından kurtulmaktı… Demokrasi  sona erdi, işçi hakları işlemez duruma getirildi... Modelin devam edeceğinin açıklanması ve Özal'ın daha geniş yetkilerle yerinde kalması bunları açıkça gösteriyor…”
Aydın kesimin , kendi yozlaştırdığı demokrasiden umut kestiğine,  birçok CHP'linin,  can güvenliğine kavuşmuş olmanın sevinci içinde olabileceğine işaret eden  Ecevit, terörden beklenen fonksiyonun yerine getirildiğini, sağ sol eylemcilerin, bir günde barışıp koklaşmalarının perde ardında nasıl bir oyun oynandığının görüldüğünü de anlatılıyor.
 
Ecevit sağ olsaydı, bu iktidar döneminde darbe iddialarıyla tutuklanıp hapislerde süründürülen profesörleri, gazetecileri, ordu mensuplarını unutmaz, 12 Eylül davasının siyasi yanını görür, tuzağa düşmezdi. Ve Bülent Ecevit; 12 Eylül’den nemalanıp, şimdi kahraman kesilen sahte kabadayıları ise hiç ciddiye almazdı.
 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar