Türkiye yeni hükümeti bekliyor. Söz AKP’de. Muhalif bakışla izleyeceğiz. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Ancak, hepimizden büyük Türkiye var. Yapılan doğruları da görmezden gelemeyiz.

Benden-senden ya da bizden-sizden demeden ölçümüz, ‘sevgi, saygı, adalet’ olmalıdır.  Bunu yapmaya çalışıyoruz. Korkmadan, yılmadan.
Bunları niye söyledim?

Mahalli idareler her partide ur haline geldi. Rant dağıtım merkezi gibi görünüyor. Geçtiğimiz günlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi CHP Grup Başkanı Ertuğrul Gülseven ile görüştüm. Eski dostumdur ayrıca. Yanlış hatırlamıyorsam İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde her partinin aldığı oya göre dağılımı yapılan 22 ihtisas komisyonu var. Onlarca insanın imar komisyonuna üye olmak için birbirini kırıp döktüğünü biliyorum. Bazı komisyonlara tabii ki rantı olmayan komisyonlara partiler rica minnet üye buluyor. Sordum. Her zamanki beyefendi tavrı ile cevap vermedi. Anlamlı anlamlı gülerek karşılık vermekle yetindi.

Yurt Gazetesi seçimden birkaç gün önce herkes evinin önünü temizlesin. Biz bu tavırda olacağız diye okuyucularına söz verdi. Bu sözünde de durmaya çalışıyor. Şehirleşme sıkıntılı. Özellikle İstanbul’da. Kentsel dönüşüm, rantsal dönüşüm olmuş. CHP İstanbul İl Başkanı Murat Karayalçın’ın verdiği bilgiye göre İstanbul’da 150 bin insan kentsel dönüşüm adı altında sürgün edilmiş. Yine Murat Karayalçın’ın deyimi ile ‘kent suçları’ oluşmuş. Mahalle kavramı ortadan kalkmış neredeyse. Kısaca mahalli idareler kanunu hızla büyüyen şehirlere yetmiyor. Yeni bir kanun şart.

Dün Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen ile ilgili ‘kapalı kapılar ardında yapılan’ bir konuyu dile getirdik. Belgeler havada uçuşuyor. Üç dört gündür kimsede ses yok. Yurt yazdı ortalık karıştı. Ama aslında bu haber bir anlamda Alper Taşdelen’e kendisini anlatması için bir fırsat. Peki, o ne yaptı? İnandırıcı olmayan açıklamalarla feryat figan.

Olmadı Alper olmadı. Bizi değil, toplumu ikna et, yanına al. Yoksa kurşun değmiş mi, değmemiş mi? Bu kadar zorlarsan okuyucularımdan özür dileyerek söylüyorum, adama “Aç, ispat et” derler. Sorun senin kayınpederin tarafından vurulman da değil. Söz konusu inşaat, nasıl tadilat ruhsatıyla bu kadar yükseliyor? Ya da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yersiz rezidanslara, gökdelenlere karşı çıkarken sen niye astronomik yoğunluklu yapılanmaya göz yumuyorsun? Cevaplaman gereken konu bu. Hesabını da vereceksin, hepimize. Orası senin babanın çiftliği değil ki. Siyasetçi iddialara karşı hesap verecek, açıklama yapacak.
Biz de yazacağız. Aynı haberde cevabı da koyacağız, dün yaptığımız gibi. Unutma, iyi gazeteci aynı haberin içinde cevabı da yazandır. Kötüsü de astıktan sonra cevabı yazandır. Kötü siyasetçi de kapı aralığında arkadan konuşandır.
 
Gelelim Durdu Özbolat ile ilgili konuya. Sen de, Doğan Bey de (Taşdelen) bilir ki Durdu Özbolat ‘arkadan dolaşmaz’ söyleyecekse söyler. Kendi gazetesinde bile başkalarına söyletmez, yazdırmaz. Yazacaksa kendi ve imzasını atar. Onun için Çankaya Belediye Başkan aday adaylığını ‘yıpratma aracı olarak’ sakın kullanma.

Durdu Özbolat, Ankara’da siyaset yapan eski bir Çankaya Belediyesi bürokratı ve çalışanıdır. Oraları da iyi bilir, sen de biliyorsun. Her konuştuğunda “Abi” dediğin Durdu Özbolat, baban Doğan Taşdelen’in de arkadaşıdır. Bu arada Çankaya Belediye Başkanı baban değil, sensin. Sana tavsiyem Doğan Abi’yi işlerine karıştırma. Yanına aldığın üç beş site ya da gazeteciyle siyaset olmaz. Kapı arkalarında Durdu Özbolat’a sarf edilen ‘kem sözleri’ de sahiplerine aynen iade ediyorum. Sana da tabii ki.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.