banner82

Aziz Yıldırım: Adayım çünkü o dava bitmedi

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, 3 yıl daha göreve devam etmek istediğini söyleyerek, 'Yargıtay'ın beraat kararıyla yepyeni bir mücadeleye başlanması gerekiyor çünkü. Fenerbahçe'nin haklarını istemek için yapılacak bu mücadele. Ondan sonra gelecek kim olursa başkan ve yönetim olarak, davaların temiz sonuçlarıyla kulübümüzü teslim ederiz' dedi.

Aziz Yıldırım: Adayım çünkü o dava bitmedi

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, 3 yıl daha göreve devam etmek istediğini söyleyerek, 'Yargıtay'ın beraat kararıyla yepyeni bir mücadeleye başlanması gerekiyor çünkü. Fenerbahçe'nin haklarını istemek için yapılacak bu mücadele. Ondan sonra gelecek kim olursa başkan ve yönetim olarak, davaların temiz sonuçlarıyla kulübümüzü teslim ederiz' dedi.

28 Mayıs 2018 Pazartesi 12:23
Aziz Yıldırım: Adayım çünkü o dava bitmedi

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Ali Koç'la gireceği seçim öncesinde Fanatik'ten Zafer Büyükavcı'nın sorularını yanıtladı. Yıldırım'ın açıklamaları özetle şöyle:

Dile kolay; 20 yılı aşkın süredir Fenerbahçe Başkanısınız. Yorulmadınız mı?

Hayır; Hiç yorgun değilim… Aksine, ilk günkü gibi heyecanlıyım. Daha bitmemiş görevler olduğunu düşünüyorum. Bir insan ancak hayatının sonuna geldiğinde yorgun olmalı. Biz daha genciz Zafer bey…
Bir dönem kendinizden sonraki başkan olarak Ali Koç'un ismini vermiştiniz ve şimdi Ali Bey ile yarış halindesiniz. Birkaç gün önce de Ali Bey'in adaylığı ile ilgili değil ama zamanlamayla ilgili sorun olduğunu söylediniz. Sorun Yargıtay mı?​

Evet… Sorun, Yargıtay'dan henüz karar çıkmaması. Yoksa, Fenerbahçe'de başkan adayı olmanız için tüzükte şartlar yazılıdır. Bu şartları yerine getiren herkes, istediği zaman başkanlığa aday olabilir. 34 bin üyemiz var. Bu üyelerin hepsi zaten Fenerbahçe'nin doğal başkan adayıdır.

Yargıtay'dan neden çıkmıyor karar? Devlet büyükleri ile bir görüşmeniz oldu mu?

Dava, adalet mekanizması içinde yürüdüğü için devlet büyüklerinin buraya müdahil olması gibi bir durum yok. Bu süreçte incelemeler yapılıyor. Ülke şartları gereği yargının geç yürümesi de söz konusu. İnşallah kısa süre içinde bitecektir. Yargıtay, Türk Adaleti'nde son mercii… O mercinin, mahkemenin verdiği kararı onaylaması gerekir.
Mahkemenin verdiği son karara göre aklandınız. Yargıtay'dan aksi bir karar çıkma ihtimali var mı?​

Yargıtay, mahkeme kararını onaylamazsa, yeniden yargılama gibi bir durum ortaya çıkacak. Bakın; Türkiye'de herkes artık şu gerçeği biliyor: Hepimize kumpas kuruldu. FETÖ örgütü, Devlet'in içine sızmıştı. Bunlar gerçek. Ümidimiz; Yargıtay'ın, mahkeme kararını tasdik etmesidir.

'3 TEMMUZ ASLA UNUTULMAMASI GEREKEN BİR HİKAYE'

Cezaevindeyken bir seçime girdiniz, oyların tamamını aldınız. Çıktıktan sonra bir seçime daha girdiniz, ciddi bir muhalefet çalışması olduğu söylenen bir seçimdi bu… Yine açık ara seçildiniz. Şimdi, Ali Koç ile yarış halindesiniz. Sizce nasıl geçecek?

Şu an ‘seçimin neticesi bu olur' demek doğru değil. Ali Bey ve ekibinin de, benim ve arkadaşlarım kadar şansı var elbette. Ümit ediyorum ki, kongre üyeleri bize teveccüh göstererek, 3 yıl daha göreve devam etmemizi sağlayacaklardır. Çünkü Fenerbahçe'de bir ‘hikaye' yaşandı. 3 Temmuz, asla unutulmaması gereken bir ‘hikaye'dir. Büyük bir acıyla başlayan ve en nihayetinde hepimizin mutlu olduğu bir sonla noktalanan bir ‘hikaye…' Çocuklarımız okullara gittiğinde, diğer takımları tutan çocuklar tarafından ‘şikeci' diye suçlandılar. Sadece çocuklar değil; bütün Fenerbahçeliler bu haksızlıkları yaşadı. 2011 ve 2012 yıllarını böyle yaşadık. Ta ki, yeniden yargılama başlayıncaya kadar. Sonra bambaşka bir sürece girdik. Bunları yaşayanlar; bu ‘hikaye'nin baş aktörleri ben ve benimle birlikte suçsuz yere hapis yatan 63 kişidir.. Ve bu insanların çoğu Fenerbahçe Kongre Üyesi'dir, Fenerbahçe Yönetimi'ndedir, Fenerbahçeliler'dir.
Yargıtay'ın beraat kararıyla beraber yepyeni bir mücadeleye başlanması gerekiyor çünkü. Fenerbahçe'nin haklarını istemek için yapılacak bu mücadele… Biz, bu nedenle 3 yıl daha burada olmak istiyoruz. Çünkü bireylere ve bazı kurumlara davaların açılması gerekiyor. Yeniden bir mahkeme sürecinin yürütülmesi, bu davaların açılması da; işte o günleri yaşayan bizler tarafından yapılmalıdır. Elbette başkaları da bu davaları açabilir, bu işin takipçisi olabilir. Fakat o acı dolu günleri kendileri yaşamadıkları için, belirli bir sürenin ardından bir bıkkınlık söz konusu olabilir. Hatta bu bıkkınlık, geri adım atmalarına bile neden olabilir. Fakat Aziz Yıldırım ve arkadaşları hiçbir zaman geri adım atmadı. Bundan sonra da atmayacak. Fenerbahçe'nin haklarını alabilmek için gereken mücadele ne ise yaparız. Bizim tek arzumuz şu; Kongrede seçilerek bu dava, mahkeme, hak arama sürecini başlatmak. Ondan sonra da gelecek kim olursa başkan ve yönetim olarak, bu davaların temiz sonuçlarıyla kulübümüzü onlara teslim etmek. Tek derdimiz, arzumuz bu.

Halen FETÖ'nün varlığı konuşuluyor. Bu örgütün, halâ Fenerbahçe Kulübü'nün üzerinde girişimleri var mı, baskısını hissediyor musunuz?

Bu konuyu sadece Fenerbahçe üzerinden yorumlarsak hata ederiz. Bu ülke üzerinde yapılan bir baskı vardı. Bakın, halâ her gün televizyonlarda alt yazılar geçiyor: Şu kurumdan bu kadar adam FETÖ üyeliğinden gözaltına alındı diye… Mahkemeler sürüyor. Meslekten ihraçlar sürüyor. Biz de kulüpten ihraçlar yaptık, Devlet'in verdiği listelere göre. Halâ varlar mı, yoklar mı; bu Devlet'in bileceği bir iş. Devletimiz inceler, bize bilgi verirse, biz de gerekeni yaparız.

"Ne şikesi! Memleket elden gidiyor" derken; 15 Temmuz'la son bulan bu süreci mi öngörmüştünüz?

Tam olarak 15 Temmuz meselesi değildi. O sözü söylediğim dönemlerde; FETÖ'nün Türkiye'de her yerde güçlü olduğunu, Dünya'da da belirli bölgelerde güçlü olduğunu biliyorduk. Hatta cezaevinden çıktıktan sonra yaptığım yurtdışı seyahatlerimde de bu gerçeği hem hissettim hem de üzülerek gördüm. Terör örgütünün yaptığı algı operasyonlarını tespit ettim. Benim sözüm; Türkiye'de her kuruma bu terör örgütünün sızdığını vurgulamak içindi. Bugün "Türkiye tamamen bu örgütten temizlendi mi" diye sorarsanız, vereceğim yanıt bellidir: Hayır. FETÖ, o dönemlerdeki kadar güçlü olmasa bile, halen çeşitli kurumlarda varlığını sürdürmektedir.
'3 TEMMUZ RUHU ÇOK ÖNEMLİ'

15 Temmuz kalkışması ve ardından FETÖ'ye büyük darbe vurulmasında; Fenerbahçe camiasının 3 Temmuz sonrası direnişinin ne kadar katkısı oldu sizce?​

3 Temmuz ruhu önemli… Fenerbahçe camiası olarak büyük bir direniş gösterdik. Bu direnişi gösterirken de hep haklılığımızı vurguladık. Fenerbahçe taraftarı sokaklara çıktığında; haksız bir davanın peşinden yürümedi. Bizlere inandılar. Bizlerin o dönemki söylemlerimiz, Fenerbahçe camiasında karşılık buldu. Bir sivil toplum örgütünün yapması gereken neyse, onu yaptılar. Tabii bu durum, 15 Temmuz'a gelindiği zaman etkili oldu. Fenerbahçe'nin direnişi; halkımız üzerinde de pozitif yönde bir olgu oluşturdu. 15 Temmuz'a gelindiği zaman da halkımız; bizim direnişimizin yarattığı olumlu reaksiyon ile sokaklara çıktı. Rejimin elden gitmesini önledi. O gece o kalkışma başarılı olsaydı eğer, Türkiye'de rejim değişecekti. Fenerbahçe direnişinin olumlu yönde bir rolü var, bu kalkışmaya karşı gösterilen reaksiyonda. Fakat her şey bizim sayemizde denilemez elbette. Halkımız, rejimine sahip çıkmıştır o gece. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine baş sağlığı dilerim. Gazilerimize de acil şifalar diler ve sonsuz teşekkür ederim.
 

'2021'DEN SONRA SADECE TARAFTARIM'

Sözlerinizde hep, bu seçimden sonra yokmuşsunuz gibi konuşuyorsunuz. Aziz Yıldırım son kez mi aday?

Evet, bu son seçimim, son dönemim. Daha önce de söyledim: Ben bir daha aday olmayacağım. 20 sene acısıyla, tatlısıyla her şeyi yaşadım. Bir insanın hayatında düşebileceği en kötü yer olan hapishaneye girdim. Fenerbahçe için yattım. Müteahhitlik yaptığım için beni hapse atmadılar. Fenerbahçe gibi güçlü bir camianın başkanı olduğum için hapse girdim. Çünkü FETÖ'nün hedefi, bütün güçlü kurumları ele geçirmekti. Bunlardan biri de Fenerbahçe'ydi. Ben o zaman Kulüpler Birliği Başkanı'ydım, güçlüydüm. 150 milyon dolar olan ihaleyi, 450 milyona çıkarmıştık. Bu da bir güçtü. Bir çok kurumu ele geçiren, FETÖ bu operasyonu yaptı. Toplamda yıllık 6-7 Milyar Dolarlar'a ulaşan bu büyük pastadan pay almak için Fenerbahçe üzerinden Türk Futbolu'na operasyon yapıldı. Hadise buydu. FETÖ'nün bu arzusu devam etmektedir. Ben bir dönem daha istiyorum. Sonrasında kim yönetici kim başkan olur, bilemem! Çünkü ben bir taraftar olacağım sonra. Tribüne gideceğim, maç izleyeceğim. Fenerbahçe kazanacak, mutlu olacağım. Fenerbahçe kaybedecek, üzüleceğim. Benden sonra gelecek hiç bir yönetimi rahatsız falan da etmem yani. Karışmam işlerine.
Hapishanede 1 sene yattım. Tek başına bir odada 1 yıl. Kolay değil. Her yemeği yiyemedim. Hastayım malum. Kantinden konserve alıyorduk. Bir de arada sırada dışarıdan tavuk getiriyorlardı. Bir de kontrol kısmı vardı. Ne olur ne olmaz diye yemeği bile kontrol ederek yiyorduk. Her şeyi anlatamıyor insan.

Başkanlık sonrası ne yapacaksınız?

İş hayatıma döneceğim. Çok iş alacağım, zengin olacağım! Fenerbahçe için günde 20 saat çalıştığım dönemler oldu. Ben ve arkadaşlarım, hep birlikte hep iyi işler yapmaya çalıştık. Doğrularımız da vardır, yanlışlarımız da. Fakat doğrularımız her zaman bir fazladır. Hayali işler yapmadık. Fenerbahçe hep kazanacak.

Her babayiğit 20 sene bu kulüpte başkanlık yapamaz, zordur. Ben zor günlerin adamıydım. Zor günlerde başkanlık yaptım. Bakın, 2011'de ben başkan olmasaydım, Fenerbahçe başka yerlere giderdi. Biz teslim etmedik bu kulübü. Lütfen bütün taraftarlar bunu iyi bilsin. Biz hapiste yatmayı göze aldık, ama Fenerbahçe'yi teslim etmedik o karanlık güçlere. Çünkü Fenerbahçe, Fenerbahçeliler'indir. Ben bıraktıktan sonra, "Fenerbahçe'nin sana ihtiyacı var. Dön" derlerse… Kapıda bekçisi olurum Fenerbahçe'nin, ama bir daha başkanlık yapmam. Çünkü çok zor bir konum bu. Hem madden hem manen zor. Şampiyon oluyorsun, bir gün mutlusun. Ertesi gün başlıyor yoğunluk… Para bulacaksın, transfer yapacaksın. Yalnız futbol değil ki! Basketbolun bütçesi de 30 milyon Euro. Bütçede 15 milyon Euro geliriniz var, 15 milyon Euro açık. Bulacaksınız. Herkese böyle krediler vermez bankalar… Gidip imza atacaksınız, aileniz imza atacak. O nedenle ben son kez adayım diyorum. Bir daha aday olmayacağım ve hiç bir şekilde yönetimde yer almayacağım. Ama dediğim gibi; bana ihtiyaç duyulursa, bekçisi de olurum kapıcısı da olurum Fenerbahçe'nin. Benim Fenerbahçe sevdam başka.

'DÖVİZ KONUSUNDA ORTAK HAREKET ŞART'

Euro, dolar sürekli artıyor. Kontratlar dövize endeksli. B Planınız var mı?

Bizim sadece Fenerbahçe olarak tek başımıza bir planlama yapma şansımız yok. Ancak Devlet, Spor Bakanlığı, Futbol Federasyonu, Kulüpler Birliği'nin ortak bir noktada buluşmasıyla çözüme varılabilecek bir konu bu.
Yayın ihalesinde kur 3.36'dan sabitlenmişti. Sadece siz karşı çıkmıştınız. Şimdi sizi arayanlar var mı?

Yok… O zaman hepsi razıydı. Anlaşmayı bir tek biz imzalamadık. İmzaladıklarına göre itiraz edecekleri bir şey yok! Haklı değiller.

Sizin itiraz hakkınız var mı?

Hukukçular ile konuşmak lazım. Seçim sonrası bakarız.

'AYKUT KOCAMAN İKİ ADAYIN ÖNÜNÜ AÇMAK İÇİN BIRAKACAĞINI SÖYLEDİ'

Aykut Kocaman, "Takviye yapılmasa bile bu kadro, 80'li puanları görebilecek kapasitede" demişti. Bu takıma inanan Kocaman ile devam edecek misiniz?

Aykut Kocaman, iki adayın da önünü açmak için bırakacağını ifade etti. Şık bir davranış bu. Şu ana kadar oturup konuşmadık. Bu hafta içi konuşacağım. Kongreden sonra da eğer biz seçilirsek, yeniden oturacağız masaya… Bizler düşüncelerimizi anlatacağız, Aykut hoca da kendi düşüncelerini ortaya koyacak. Ortak bir noktada buluşursak, ona göre hareket ederiz.
Aykut hoca sık sık hakem hatalarından bahsetti. Siz hiç konuşmadınız. Neden? Bir politika mıydı bu?

Hayır. Bir strateji değildi. Biz yönetimde bir karar aldık, idareciler bu cezaları kendi ceplerinden ödüyor. Her konuşmamızda ceza kesiyorlar. Tahkim'e gidiyoruz, haklı-haksız bakmıyor, onaylıyor. Hatta bir tanesinde bizim hukukçular bir metin kaleme almışlar. Ben hastaydım, evde yatıyordum. Ceza verdiler. Bir Adana maçından sonra konuşma yaptım.

'CEZA YEMEKTEN BIKTIM'

Sporun gelişmesi için ne yapmamız gerekir diye. Çok nazik bir konuşmaydı, yine ceza yedim. Ceza yemekten bıktım! Fakat yeri gelmişken söyleyeyim: Geçen sene hakemler çok hata yaptı. Bizim maçların çoğunda aleyhimize hakem hatası vardı. Mesela Galatasaray derbisi… İki penaltımız verilmedi. Bülent Yıldırım onları çalsa, bugün şampiyon Fenerbahçe'ydi. Aykut hoca buna isyan etti.
Nasıl bir kongre olacak?

Bu kongre, Fenerbahçe'ye hayırlı olsun. Kavganın, dövüşün olmadığı bir kongre olsun. 20 yıldır Başkanım. Kimse çıkıp da; ‘sandıkta hile oldu' diyemez. Ben ölülere oy attırmadım! Benden önce vardı bunlar. Yok ettim onları, Fenerbahçe'yi kurumsal hale getirdim. Ali Bey de rahat olsun. 5-6 yıl benimle çalıştı. Hiç bir gün ‘seçimde şöyle-böyle yapalım' demedim. Kongreyi ben ve yönetimim değil; Fenerbahçe Kulübü yapıyor. Birbirimize saygılı ve destek olalım. Herkese örnek olsun.

'DARAĞACINDA OLSAK BİLE SON SÖZÜMÜZ FENERBAHÇE'

Son mesajınız nedir?

156 seneyle yargılandım. FETÖ'cü savcı Mehmet Berk, ‘Son sözün' diye sorduğunda söylemiştim; Darağacında olsak bile, son sözümüz Fenerbahçe…

Önerilen Haberler
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.