Bursa Nutku'nu da okuyabilir misiniz?

AKP Genel Başkanı işine geldiği zaman Mustafa Kemal Atatürk’ü dilinden düşürmüyor.  Kendisini nasıl tanımlıyor bilemeyiz, ister Atatürkçü deyin  ister Kemalist. Tabii bu yalnızca işine geldiği zaman…
AKP Genel Başkanı çıkıp Bursa Nutku’nu okuyup “Türk genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, ‘Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır.’ demeyecektir... nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.” diyebilir mi? Tabii ki “hayır”
 
 
AKP’liler, böyle bir konuşmanın ( Nutuk) olmadığını da ileri sürebilirler.  Bu konuşma Bornova Asliye Hukuk Hâkimliği kararı ile 1966 yılında  tescil edilmiş ve Mustafa Kemal Atatürk’e ait olduğu kanıtlanmıştır.  Kaldı ki,  ezanın  Türkçe okunmasına karşı çıkılması üzerine Bursa’ya giden Atatürk’ün yaptığı bu konuşmanın büyük bölümü Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden de seslendirilmiştir. Hem de ezanın Türkçe okunmasına  son veren  Bayar tarafından…  
Atatürk’ün bu  konuşması şöyle devam ediyor:
“Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, ‘Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir.’ diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, ‘Demek adliyeyi ıslah etmek, rejime göre düzenlemek lazım.’ diyecek.
Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haklı ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, ‘Ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.’
İşte benim anladığım Türk genci ve Türk gençliği!”
             *  *  *
Şu anda hangi neden gösterilerek olursa olsun, haksız yere hapislerde çürüyenler, dışarıda ne yapacağız diye düşünüp, hiçbir şey yapmayanlar,   ve muhalefet partileri bu konuşmayı tekrar tekrar  okumalı.
İktidar nasıl olsa bunu okumaz. O nedenle biz, Atatürk’ün “ En büyük eserim “ dediği Cumhuriyet’in demokratik yollardan nasıl  korunması gerektiğini O’nun anlatımı ile anımsatmak istedik. O kadar…
 

Önceki ve Sonraki Yazılar