banner87
Türkiye’de yaşayan insanlar, ‘Suriyeliler ne zaman ülkesine dönecek?’ sorusunun cevabını arıyor. Ya da ‘Türkiye Suriyeli mültecilere niye kapıyı açtı?’ sorusunun. Türkiye’de mülteci sorunu ‘neden ve niçin?’ sorularının çok önüne geçti. Geçici Başbakan Davutoğlu’nun da dediği gibi Suriyeliler Türkiye’de ‘kalıcı’ oldu.

Öncelikle göçmen ile mülteci arasındaki farkı iyi anlamak gerekiyor. TDK bir ülkeden başka bir ülkeye iltica eden kişi ya da kişileri mülteci olarak tanımlıyor. Anlamı da ‘sığınmacı’
Mülteci uluslararası literatürde hukuki bir statüdür. Sığındığı ülkelerde de, kendisini kabul eden ülkelerde de çeşitli hakları vardır. O ülkenin vatandaşlarının kullandığı haklardan faydalanırlar. Çünkü o ülke o kişiyi ya da kişileri kabul etmiştir. Hele hele bir savaş ortamından gelmişse.

7 milyar dolarlık bütçe ve kaça kaç

Kafkas halkları mülteciliğe kaçmaktan esinlenerek ‘kaça kaç’ olarak tanımlar. Ahıska kökenli mülteciler neredeyse 100 yıldır vatanlarına dönemiyor. Karabağ ‘kaçkınları’ da 25 yıldır Azerbaycan’da mülteci olarak yaşıyor.

Mültecilerin hakları Birleşmiş Milletler bünyesindeki Yüksek Komiserlik (UNHCR) adı altında 2014 bütçesiyle 7 milyar dolarlık bir bütçeye sahip kuruluşla garanti altına alınmıştır. Dünya’da da sayısı 50 milyondur “PEOPLE OF CONCERN” statüsündeki bu insanların sayısı.

100 yıl önce ne Birleşmiş Milletler ne de uluslararası hukuk vardı. 1919’da kurulan Milletler Cemiyeti Versay Anlaşması ila körüklenen ve dozunu artıran Alman milliyetçiliğinin ardından Nazilerin iktidara gelmesi. Ardından da malum 2. Dünya Savaşı, Yahudi Soykırımı, mülteci hareketleri. Irak savaşı ile başlayan süreçten sonra çağdaş BAAS olarak da adlanan AB hoşgörüsü ile palazlanan IŞİD’in doğuşuna benzer bir durum.

Mültecilik Musevilerin sigortası mı?

2. Dünya Savaşı sırasında Almanların soykırım çabaları Museviler üzerinde büyük bir travma yarattı. Bu toplumsal travma önce bir bağımsız devlet arayışına döndü. Museviler ‘Kenan Ülkesi’ni bulamadı. Ama bir devletleri oldu. Buna rağmen ‘kan ve gözyaşı coğrafyasındaki’ İsrail kendi zulmüyle de Dünya Musevileri için ‘sığınacak ve yaşanacak’ bir ülke olmaktan çok uzak. Hele hele Rus göçmenlerinin desteklediği sertlik yanlısı ‘Netenyahu Hükümeti’ ABD ve Türkiye’de yaşayan Diaspora Musevilerini bile memnun etmiyor. Zaten Erdoğan’ın “van minut” dediği, gösteriş yaptığı da İsrail hükümetidir. Devleti değil…”

Alman Şansölyesi niye geliyor?

Alman Şansölyesi Merkel bugün Ankara’da. Kendi isteği ile geliyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ABD ve İngiltere’ye son kankası Fransa’ya hoş gelsin diye Merkel’e karşı soğuk görünse de işin ucunda para var. Rusya’da Putin’e yaptığı gibi.

1948 yılında sebebi de Nazizm olan İnsan Hakları Beyannamesi’nin 14. Maddesi ‘Herkesin zulüm altında başka ülkelere sığınma ve sığınma olanaklarından yararlanma hakkı vardır’’ maddesi Yahudi soykırımı mağdurlarının yaşadığı travmalara karşı toplumsal sigortadır. Her ülkeye karşı… 1950’de BM Mülteciler Yüksek Komiserliği kuruldu. Türkiye’de 1951 yılında Cenevre Sözleşmesi’nde taraf oldu. Şu anda da 61. Maddeye göre Türkiye’de İŞID mağduru Suriyelileri koruma altına almak zorundadır. Anlayacağınız Türkiye Suriyeli mültecileri kendi isteklerinin dışında geri yollayamaz.

Alman Şansölyesi Merkel Ankara’ya sadece tarihi maktul sıfatı ile gelmiyor. Çantasında Suriyeli mültecileri Türkiye’de tutacak, istifleyecek bir plan vardır. Elma şekeri de iktidarın itiraz ediyor görünmesine rağmen iştahını kabartan 3 milyar Euro yardım vaadidir. Acı reçete de ‘Suriye’den gelecek mülteci siyasetini bırakın’ maddesidir.
Ne demek? Önü arkası olmayan bir bakış tarzı. Yardımı keseriz yaptırımı, bahanesi bol bir gerekçe.

Peki, Türkiye’nin elinde ne var? Mültecilerin ta kendisi… Niye şişme botlara koyuyorsun ki? Yazık değil mi? Bırak özel sektör resmen para kazansın. AB ülkeleri de mültecileri geri yollayamaz. Bu yüzden korku dağları aştı. Gönder 1 milyon mülteci, bakalım kabadayılığı kalıyor mu tarihi maktulün.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.