banner87

Geçtiğimiz hafta, herkese nasip olmayacak bir sevgiyle son yolculuğuna uğurlanan Tarık Akan’ın hastalığını ölümünden çok kısa bir süre önce öğrenmiştik. Ağustos ayının son günlerinde duyuldu hasta olduğu… Kamuoyunda yaşanan şok ve büyük üzüntünün ardından bir açıklama yapan Tarık Akan, tedavisinin sürdüğünü ve çok iyi olduğunu söylemişti. Meğer sevenlerini üzmemek içinmiş. Hastalığının son günlerine kadar duruşunu bozmamış ve hastalığını belli etmemiş. Ölüme karşı bu serinkanlı duruşu ve kabullenişi örnek oluşturacak kadar asil bir davranış… Ancak bir şey daha var, anlatılması gereken… Eylül ayının ilk haftasında, Tarık Akan’ın sahip olduğu Taş Koleji’nden aramışlar ve 19 Eylül’de okulların açıldığı gün bir ilan yayınlamak istediklerini söylemişlerdi. Her yıl okullar açılırken verdikleri bu ilana Yurt Gazetesi’ni de dahil etmek istediklerini, muhalif gazetelere çok cüzi de olsa bu yolla bir destek vermek istediklerini söylemişlerdi. Ne acı ki ölüm haberi ilandan önce geldi. 18 Eylül’de toprağa verildi Tarık Akan. Ne acı ki 19 Eylül’de, yani okulların açıldığı gün Taş Koleji’nin ilanıyla birlikte Tarık Akan’ın cenaze töreni haberleri aynı sayfalarda yer aldı…


***

İşçi marşları kitap oldu: Karanfilin çağrısı

En sevilen işçi marşları, ‘Karanfilin Çağrısı’ adıyla kitap oldu, hem de muhteşem çizimlerin desteğiyle, adeta görsel bir şölen sunarak… DİSK eski Genel Başkanı Kemal Türkler’in anısına Birleşik Metal- İş Sendikası tarafından yayınlanan ‘Karanfilin Çağrısı’ kitabı, bilinen 31 işçi marşını bir araya getirdi. Kitap, Kemal Türkler Eğitim ve Kültür Vakfı - KETEV çatısı altında, şair Süleyman İleri'nin editörlüğünde, Fahrettin Erdoğan'ın çizimleri ve tasarımı ile hazırlanmış. Kitabın adı yine Süleyman İleri'nin bir şiirinden alınmış. Kitapta neler var derseniz, Hürriyet Marşı, Avusturya İşçi Marşı, 1 Mayıs Marşı, Enternasyonal, Geliyoruz zincirleri kıra kıra, Türkiye İşçi Sınıfına Selam, Çav bella, Venseremos, Yapıcılar Türkü Söylüyor, Tamirci Çırağı, Gün Doğdu, Jandarma, Hey Göklere Duman Durmuş Dağlar Hey, Aldırma Gönül, Güneşin Sofrasında Söylenen Türkü ve diğerleri… Kitabın önsözünde Hasan Hüseyin’in ‘Karagün Dostu’ adlı şiiri var; “Biliyorum, matarada su, torbada ekmek ve kemerde kurşun değildir şiir, ama yine de matarasında suyu, torbasında ekmeği ve kemerinde kurşunu kalmamışları ayakta tutabilir…” Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu DİSK’in kurucusu ve ilk genel başkanı olan Kemal Türkler, 1980 darbesinden yaklaşık iki ay önce, evinin önünde uğradığı suikast sonucu öldürülmüştü. Karanfilin Çağrısı kitabının amacı geçmişte verilen mücadeleleri ve bununla birlikte ortaya çıkan marşları, şiirleri yeni nesile tanıtmak ve sanatla işçi sınıfının mücadelesini yeniden buluşturmak. Kitabın çizeri Fahrettin Erdoğan, “Bu kitap bir anlamda işçi sınıfının toplumsal hafızasını canlandırma misyonunu üstlenmekte, kültür ve sanat çevrelerinden edebiyattan beslenen, sanatla buluşan sınıf mücadelesini bugün yeniden buluşturma ve kaynaştırmayı hedeflemekte” diyor. Kitaptaki marşların sözlerini okurken, içinizden söylemeden duramayacak, hatta ayağa kalkıp yürüme isteğinize engel olamayacaksınız!

***

Türkiye’nin notu çöp seviyesine indi!

‘Sıfırcı hoca’ olarak da bilinen uluslararası kredi derecelendirme şirketi Moody's Türkiye'nin uzun vadeli yabancı para cinsinden kredi notunu, yatırım yapılabilir düzeyden bir basamak aşağıya düşürdü. Bazı ekonomist ve uzmanlara göre Türkiye’nin notu “çöp” seviyesine indirildi. Dolayısıyla Türkiye’den sermaye çıkışının kaçınılmaz olduğu söyleniyor. Moody’s'den yapılan açıklamada, not indirimine gerekçe olarak, "Türkiye’nin yüksek boyutlu dış fonlama ihtiyacına bağlı risklerdeki artış ve daha önce destekleyici olan borçlanma temellerinde, özellikle de büyüme ve kurumsal sağlamlıkta zayıflama" gösterildi. Yani ekonomi dış fonlara bağlı ve kurumların direnci azalmış durumda. Bu not durumunun 2-3 yıldan önce düzelmeyeceği söyleniyor. Bazı çevreler bu not indiriminin sebebinin Brexit sebebiyle AB’den çıkacak paranın gelişmekte olan ülkelere ve özellikle Türkiye’ye gelmesini engellemek olduğu görüşünde. Ama gerçek olan şu ki Moody's'in indiriminin ardından Türkiye'nin üç büyük derecelendirme şirketinden ikisindeki notu yatırım yapılabilir düzeyin altına çekilmiş oldu. Zaten Standard & Poor's darbe girişimi sonrası Türkiye'nin notunu indirmişti. Diğer kredi derecelendirme şirketi Fitch ise Türkiye'nin kredi notunu "yatırım yapılabilir düzey"in üstünde derecelendiriyor. Bu not durumunun yabancı yatırımcıları olumsuz etkileyeceğine kesin gözüyle bakılıyor.  

 

 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.