Herkes “2015 zor geçecek” diyordu ama bu kadar da zor olacağını tahmin edenlerin sayısı azınlıktaydı. Önce Rusya arkasından Çin’in içine düştüğü ekonomik açmaz, dünya piyasalarını sarsmaya devam ediyor. Bu sarsıntı şimdilik para piyasalarında yaşanıyor, ardından ekonominin diğer alanlarını yani reel sektörü sonra da günlük hayatı etkileyecek.

Bu etkiyi, tek başına Çin’deki devalüasyonla açıklamak doğru değil. Zaten rakamlar uzun zamandır özellikle gelişmekte olan piyasalar olarak adlandırılan ülkeler için tehlikenin başladığını gösteriyordu. Artık yükselen pazarlar, negatif ayrışmaya doğru gidiyor. Bir süredir düşen petrol ve diğer emtia fiyatları, yeraltı kaynaklarıyla geçinen birçok ülkenin gelirlerini düşürdü, haliyle kredi notlarında düşüşler başladı. Ülke notlarının ardından şirketlerin de kredi notları birer birer düşürüldü. İşte bu süreçte Brezilya, Rusya ve Güney Afrika’daki sıkıntılar ortaya çıktı. Çin de üzerine tuz biber ekti.

2000’li yıllarda başlayan dünya ticaretindeki hızlı artış, bol para dönemi artık bitiyor. Fed’in para bastığı dönemde yani 2009-2014 yılları arasında 2 trilyon dolar dış kaynak çekmeyi başaran, aralarında Türkiye’nin de olduğu gelişen ülkelerden çıkan para, bir yılda 1 trilyon doları aştı. Yani artık eskisi gibi yurtdışından para gelmeyecek.

Karamsarlık yaratan bir başka durum da küresel ticaretteki düşüş.
World Trade Monitor’un verilerine göre ilk çeyrekte yüzde 1.5 oranında yaşanan küresel ticaretteki düşüş, ikinci çeyrekte yüzde 0.5 oldu. Yani yılın ilk yarısındaki daralma, 2009’dan bu yana yaşanan en sert düşüşü gösteriyor. Gelişmeler, IMF tarafından yüzde 3.3 olarak açıklanan küresel büyüme rakamına ulaşılamayacağını da işaret ediyor. Bu Türkiye için ne anlama geliyor? İlk ve en önemli etkisi ihracatımız düşecek. Zaten yabancı yatırımların azaldığı bir dönemde ihracatta yaşanacak olan bu düşüş, cari açığın finansmanını çok daha zor hale getirecek.

Türkiye resesyona girebilir
Bu yazıyı kaleme alırken dünya piyasalarındaki çalkantı sürüyordu. En can sıkıcı olan da Türkiye için yapılan farklı uyarılar oldu. İlk uyarı yatırım bankası Morgan Stanley’den geldi. Banka, Türkiye ile Güney Afrika’yı dış dünyanın etkisine açık ülkeler olarak açıkladı. Gerekçe olarak, Türkiye’de cari açığın yüksek olması, dış borcun döviz rezervine oranının yüksekliği ve tahvil piyasasında yabancı katılımın fazla olması gibi etkenler gösterildi. Siyasi gürültü de dış şoklara karşı riskini yükselten nedenler arasında…
Bir diğer uyarı da Capital Economics’ten geldi. Kurumun  başekonomisti Neil Shearing, Türkiye’nin önümüzdeki iki yıl içinde resesyon yaşayabileceğini söyledi. Shearing “Siyasi açmazın büyümesi gerekli politika değişikliklerinin yapılma ihtimalini azaltırken, sıkıntılı bir düzeltmeye girilme ihtimalini de artırıyor. Ekonomi yavaşlayacak ve finans krizinden bu yana yürütülen çok gevşek politikaların bedeli ödenecek” yorumunu yaptı.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.