Televizyonun icadından, daha doğru ifadeyle “her eve girdiği zamandan” beri insan hayatında büyük bir yere sahip olduğu bir gerçek. Ses ve görsellerle desteklenen bu aracın kitleler üzerindeki inandırma etkisinin keşfedilmesiyle sistem çarklarını döndürmeye başlamış ve bunu kendi doğruları ve isteklerini dayatmakta en etkili silahı haline getirmiştir. Toplumsal rollerin pekiştirilmesinden bahsediyorum…
Haber programlarında kadınlarla ilgili haberlerin sunuluşundan, dizilerde çizilen kadın modellerine; gündüz kuşağındaki kadın programlarından, reklamlardaki kadının kullanılışına kadar televizyonla ilgili her alanda kadınlara toplumsal rolleri hatırlatılıyor.
Örneğin televizyon dizileri… Dizilerde kadınlara kalıplar biçiliyor veya zaten biçilmiş olan kalıplar hatırlatılıyor. Dizilerde kadınlar iyi anne, iyi eş, iyi yurttaş rolleriyle temsil ediliyor.
Kadının iki seçeneği var: Ya iyi anne, iyi eş, aynı zamanda bakımlı, çalışıyorsa çalışma hayatında başarılı, aynı zamanda evin her türlü işini üstlenmiş “süper kadın” olacaklar; ya da fettan, entrikalar çeviren, “iyi adamları, kocaları” yoldan çıkaran “kötü kadın” olacaklar.
Reklamlardaki kadın temsili ise daha vahimdir. Pazarlama faaliyetinin en önemli unsuru olarak değerlendirilen reklamlar, bilindiği gibi insanların sahip oldukları şeylerden daha fazlasını ve yenisini istemeyi sağlamak ve maddi
olanakları ne olursa olsun, onları daha fazlasını istemeye özendiriyor.
Bunu yaparken de tanıttığı ürün ya da hizmete anlam yüklemesi kaçınılmazdır. Bu noktada reklamın bir imaj yaratması önem kazanıyor. Günümüzde kitle iletişim araçları bu imajı kadına ve erkeğe “nasıl kadın ve nasıl erkek olması gerektiğine” ilişkin rol modellerini sunarak gösteriyor.
Toplumsal cinsiyet rolleri içinde kadının nasıl ve hangi alanlarla ilgilenmesi gerektiği de reklamlar aracılığı ile içselleştiriliyor.
Reklamlarda kadın temsili konusunda yapılan araştırmalara bakılırsa A’dan Z’ye her tür ürünün reklamında tüketen ve tüketilen olarak kadının kullanıldığı görülüyor.
Kadına biçilen roller reklamlar üzerinden doğallaştırılarak bilinçlere işleniyor.
Temizlik ürünü reklamlarında karşımıza çıkan, neredeyse her zaman kadınlardır. Bir yandan temizliğin kadının görevi olduğu mesajı verilirken, bir yandan da kadına temizlikte en iyi olma hırsı aşılanıyor. Birçok deterjan reklamında kadınlar birbirleriyle kimin perdelerinin daha beyaz olduğu konusunda rekabete giriyor ya da en temiz eve sahip olan kıskanılıyor, onun sırrı çözülmeye çalışılıyor! Bazen de kadınlar birbirleriyle tartışmaya giriyor ve o sırada ortaya çıkan erkek çözümü sunarak reklamın kahramanı olmayı başarıyor!
Diğer yandan, kadın vücudunun cinsel obje olarak kullanıldığı reklamlara da sıkça rastlamak mümkün…
Bu reklamlarda tanıtılan üründen çok kadın vücudu göz önüne çıkarılıyor ve ürünün “haz verici” olduğu anlatılıyor.Kadınlara yönelik ürünlerde, örneğin pet reklamlarında ise kadının kendini “rahat”, “güvende”, “huzurlu” ve “özgür” hissetmesi ön plana çıkarılıyor; kadının özgürlüğü, güveni o ürünü kullanıp kullanmamasına indirgeniyor yani.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.