banner87
  Olayların ilk gününden itibaren AKP yönetimindeAnkara Suriye’de savaşan tüm terör örgütlerine her alanda ve her düzeyde yardım etti ve ediyor.   Suriyeli tüm siyasi muhalifler Türkiye’de taşıyor ve Türkiye üzerinden her yere gidip geliyorlar.   Suriye'de savaşan terör örgütlerinin lider ve komutanları sık sık İstanbul, Ankara, Kilis, Gaziantep, Hatay, Antalya ve diğer illerde toplanıp duruyorlar.   IŞİD, Nusra ve diğer örgütlerin saflarında savaşan on binlerce yabancı ruh hastası, sapık ve katil Türkiye’ye geldi ve buradan Suriye’ye geçti.   AKP bunları yaparken, bazen tek başına davrandı bazen de diğer müttefikleriyle hareket etti.   ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Suudi Arabistan, Katar ve diğer dandik ülkeler.   Şimdi gelelim güncel konulara...   Rakka konusuna.   Hatırlatalım:
  1- Muhaliflerin 3 Nisan 2013 günü Rakka’yı işgal planı Urfa’da hazırlanmıştır.   Nusra, ÖSO ve diğer grupların komutanları bölgenin aşiret liderleriyle Urfa’da yukarda saydığım ülkelerin ‘uzmanları’ ile günlerce toplanıp bu planı hazırladılar.   2- Daha sonra ortaya çıkan IŞİD diğer grupları temizleyerek 2013’ün sonlarına doğru Rakka’yı ele geçirerek kenti kendine başkent ilan etti.   3- O tarihten sonra IŞİD’in askeri, ticari, mali ve yabancı eleman ilişkisi Türkiye üzerinden gerçekleşti. Örneğin petrol satışı ve ihtiyaç duyulan tüm malların ithalatı.   4- Eylül 2014’te başlayan Kobani savaşı ve sonrasında PYD’nin Türkiye ile olan sınır bölgesini ele geçirmesi IŞİD’in Türkiye bağlantısını kesti.   Gelelim PYD’ye...
  1- Suriye’de olayların başlamasıyla AKP yönetiminde Ankara PYD’ye çengel atarak “Gel beraber Esad’a karşı savaşalım, ne istersen verelim” dedi.   2- Bu amaçla PYD lideri Salih Müslim birçok kez Türkiye’de misafir edildi. Bu da yetmedi dönemin Dışişleri Bakanı Davutoğlu bu amaçla Erbil’e giderek PYD ve Suriyeli Kürt grupların liderleriyle toplandı.   3- Esad’a karşı ayaklanmadığı için AKP yönetiminde Ankara’yı çok kızdıran Müslim, çareyi ABD ve Batılı ülkelerle müttefik olmakta buldu.   4- Kobani olayları sırasında PYD’ye ‘terör örgütü’ diyen ve Kobani’nin her an IŞİD’in eline geçeceğinin beklentisi içinde olan AKP yönetiminde Ankara Obama’dan gelen telefonla Iraklı Peşmerge'nin Türkiye topraklarından geçişine ve silahlarla birlikte PYD'ye destek vermelerine izin verdi.   5- Ekim 2015’te Obama’dan gelen ikinci bir telefonla AKP yönetiminde Ankara ABD’ye başta İncirlik olmak üzere birçok askeri üssü kullanma izni verdi.   6- Öncesinde ve sonrasında ABD onlarca kez “PYD bizim IŞİD’e karşı savaşımızda en önemli müttefikimizdir” dedi.   6- AKP yönetiminde Ankara çok kızdı ama Washington umursamadı.    Biraz da Musul...    1- Rakka olayında olduğu gibi Musul 9 Haziran 2014 günü IŞİD ve müttefikleri tarafından işgal edilmesinin planları Türkiye’de yapıldı. Bu planlanmanın başında Irak eski Cumhurbaşkanı yardımcısı Tarık Haşimi ve Musul’un valisi Esil Nuceyfi bulunuyordu.    2- AKP yönetiminde Ankara Musul işgali sonrasında IŞİD’e karşı kurulan Uluslararası Koalisyon ve İslam Ordusu’na katıldı ama yaptığı hiç bir şey yok.    3- 20 Temmuz 2015 Suruç saldırısıyla birlikte IŞİD artık Türkiye’yi düşman belliyor.
   Özetleyelim...    1- AKP yönetiminde Ankara Amerikalı askerlerin PYD ile Rakka’da IŞİD’e karşı savaşmasına çok kızmış. Obama yönetimi de fena korkmuş!.    2- Amerikalı askerler İncirlik’ten Kuzey Suriye’ye geçti geçiyor. PYD’ye verilen Amerikan silahları İncirlik'ten gidiyor.    3- Rakka’ya yönelik operasyon ABD-Rusya koordinasyonuyla yürütülüyor. YPG ve diğer gruplar bu savaşın ana gücünü oluşturuyor.    4- Özellikle Musul işgalinden sonra birçok Batılı ülke YPG ve Iraklı Peşmergeleri eğitmek için subaylarını Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’ye gönderdi.    5- AKP yönetiminde Ankara’nın PYD tepkisi hiç kimsenin umrunda değil. Türkiye’nin PKK ile savaşına sesini çıkarmayan Batılı ülkeler PKK’nın Suriye kolu PYD ile ilgili birçok hesap yapıyor.    6- AKP yönetiminde Ankara bu hesaplardan rahatsız ise oturup geçmişteki hatalarını düşünsün. Rakka ve Musul’un işgalindeki rolünü, PYD’ye yönelik cahilce hesaplarını, ABD ile zorunlu flörtünü, Körfez’in kral, emir ve şeyhleriyle olan 'tamamen duygusal' ilişkilerini ve 'Arap Baharı' sonrasında işlediği tüm suçları.        Bu pislikler kolay kolay temizlenemez.    Temizlenmediği sürece AKP’nin iç politikasında zerre kadar olumlu bir gelişme olmaz. Temizlenmediği sürece Türkiye çok ağır bedeller öder.    IŞİD, PYD, ABD, Rusya, Batılı ülkeler ve bölgenin bildik üçkâğıtçı müttefikleri. Hepsi de Türkiye'yi mıncıklamak için fırsat kolluyor. Yukarda özetlediklerim aslında gerçeğin belki de yüze onudur.     Durum hayal edemeyeceğiniz kadar iğrenç.     ABD'de tutuklandığı gün Zarrab'ı ve onunla ilgili olası gelişmeleri anlatmıştım.     Bu oyun yeni başlıyor.     Uzatmaya gerek yok.     Var olan berbat durumdan kurtulmanın yalnızca ve bir tek çıkış yolu var:     Esad ile yeniden dost olmak.     Biliyorum çok çok zor ama Türkiye'yi seviyorsak denemeye değer.     Hele hele IŞİD, Nusra, ÖSO ve benzeri örgütlerin ruh hastası tiplerini tanıdıktan sonra.      Hele hele ABD ve Batılı emperyalist ülkelerin niyetini öğrendikten sonra.     Hele hele kral, emir ve şeyhlerin ne denli çağ dışı ve ilkel olduklarını yakından gördükten sonra.     Hele hele Türkiye bu hale geldikten sonra. Bir düşünün.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.