banner87

Maalesef temennilerimizin aksine, 2016 yılı tüm birikmiş sorunları 2017’ye devretmiş görünüyor. Acı, incitici, yürek acıtıcı. Türkiye eski yıldan nasıl çıkmışsa, aynı sorunlarla 2017’ye girdi.

 

Yılın ilk saatlerinde İstanbul’da kanlı baskın sonucu ilk tespitlere göre 16’i yabancı 39 kişi hayatını kaybetti, 4'ü ağır 65 kişi yaralandı.

 

Maalesef 2016 yılının ‘terör haritası’ da farklılaştı. 2016 yılında Orta Doğu terör yöntemi kullanılmaya başlandı. Canlı bombalar, etnik köken, meslek farkı gözetmeden halk yığınları içine dalarak kendisini patlattı. Masum canları hedef aldı.

 

2016'nın sonunda bu değişti. Beşiktaş'ta olduğu gibi hain saldırılar güvenlik güçlerimize, Kayseri'de sivil giyimli ve silahsız Mehmetçiklerimize yöneldi.

 

Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Karlov'a yapılan hain saldırı ile terör saldırısı yöntemindeki strateji değişikliği tam açığa çıktı.

 

Dünkü saldırı da CHP’nin TBMM Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi’nin dediği gibi ‘hayat tarzına’ yöneliktir.

 

CHP başından beri terörle mücadelede iktidara ‘tam destek’ veriyor. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu da bu konuda çok hassas. Dün kurmaylarına ‘toplumsal gerginliği artıracak hareketlerden kaçınılması’ talimatını yeniledi. Levent Gök de bu minvalde konuştu.

 

Başbakan Binali Yıldırım başta olmak üzere iktidar da doğal olarak bu durumdan rahatsız ve çok tepkili.

 

Yukarıda da dediğim gibi bu saldırılar ‘hayat tarzı’nadır.

 

Nokta saldırılara dönüşmüştür. Gerek mesleki, gerek bu sınıfsal alçak saldırıların 'bir üst akıl' sonucu olduğu ortadadır.

 

Suikastlarda bir PKK, bir DEAŞ ya da IŞİD sıraya girmiştir. Gerek patlayıcı değiş tokuşu, gerek nokta suikastlar bile terör örgütlerinin Türkiye’ye karşı birleştiğinin, bir üst akıl yanı devlet ya da devletler tarafından yönlendirildiği tezini teyit etmiyor mu?

 

ABD yönetimi ve AB her ne kadar terörizme karşı mesajlar verse de çok inandırıcı değildir. En azından Türkiye'deki algı böyle değildir. ABD yönetimi ‘istihbarat’ başta olmak üzere katkı sunmayı önerdi. Bu öneri bile ‘nereden biliyorsun?’ sorusunu ve şüphesini taze tutmaktadır.

 

Süleyman Soylu’nun dikkatine

 

İşleri Bakanı Süleyman Soylu da canla başla çalışıyor. Güvenlik güçlerimiz, TSK mensupları canını ortaya koyarak çalışıyor. Ötesi var mı?

 

Ama saldırı yöntemleri ve hedefleri değişmiş ise bu kanlı terör ile mücadele yöntemi de süratle değişmelidir. Söz konusu olan insan hayatı ve huzurudur. Özellikle Süleyman Soylu’nun dikkatine sunuyorum

 

Özel güvenlik sisteminin tamamen çöktüğü ortadadır. 700 insanı bir araya getiren lüks bir eğlence mekânının silahlı da profesyonel de olsa bir kişi tarafından 39 kişinin Azrail’i olmasının, ölüm kusmasının baş kusuru güvenlik zafiyetidir.

 

Amacım o işyerini suçlamak değil. 1500 TL’ye çalıştırdığınız ve eline sadece güvenlik sertifikası verdiğiniz neredeyse düz vatandaş özelliğindeki insanlara güvenlikçi diyemezsiniz. Bu komedidir. Türkiye'de bir an önce özel güvenlik sistemi değişmelidir. 

 

AVM’ler başta olmak üzere hastaneler, iş merkezleri nokta terör saldırısını doğal hedefidir. ABD’de bu uygulama vardır. Böylece daha profesyonel bir koruma sistemi oturtulabilir.

 

Aynı şekilde taksi şoförlüğü de yapabilirler. Maalesef özellikle İstanbul’da taksicilik artık bir esnaflık ve meslek olmaktan çıkmıştır. Disipline edilmelidir. Yenilenmelidir.

 

Şu kadarını söyleyeyim taksiler polis telsizi ile haberleşme imkânına kavuşturularak sürücüleri motorize güvenlik elemanı olarak kullanıla bilinirse büyük şehirler daha yaşanılabilir hale gelecektir.

 

Öncelikle taksicilik yeniden bir meslek haline getirilmeli. Güvenlik soruşturması yapılmış, sabıkası olmayan insanlardan oluşmalıdır.

 

Bu kanlı saldırının bir anlamı da dünya emekçi halkının karşı karşıya oldukları sorunların devam edeceğidir. Halkın bu sorunların üstesinden gelmek için geçmiş yıllara göre kat kat aşacak bir mücadele gerçeğiyle karşı karşıya olduğudur.

 

Barışı, özgürlüğü kazanmanın, daha iyi ve yaşanabilir bir dünyayı kurmanın başka bir yolu yoktur.

 

Dünya’da halkı gericileştirmeye yönelik gerici politikalar güç kazanıyor ve yaygınlaşıyor. Avrupa’da gerici, ırkçı, faşist partiler tekelci emperyalist sermayenin en gerici kesimleri tarafından her geçen gün daha fazla destekleniyor.

 

ABD’de Trump zehir saçan propagandasıyla başkanlığa oturdu. Vaat ettiği tek şey daha fazla yıkım ve felaket. Dünyanın efendilerinin vaat ettikleri tek şey daha fazla kavga ve kargaşa.

 

Her şeye rağmen dünyanın tüm gerici ve karanlık güçlerine karşı, 2017’nin dünya halkının yeni bir dünya kurma mücadelesinin yıl olması dileğiyle.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.