İstanbul’un yoğun trafiğinden, Ankara’nın derin bürokrasisinden, ticaretin çek ve senetlerinden, alacaklardan, vereceklerden, matbaacıdan, kâğıtçıdan uzakta birkaç gün de olsa dinlenmek üzere İzmir’e geldim.
  Dinlenme desem de siz pek inanmayın..

  YURT Gazetesi ve TV için hazırladığımız Ege Bölge Temsilciliği merkezinin son hazırlıklarını yapmak üzere İzmir’de bulunuyorum. Okuyucu ve izleyicilerimizin de desteği ile inşallah YURT Yayın Grubu ’nu ,Ege’nin yeni çekim merkezi haline getireceğiz.  Ege’nin de Türkiye ve dünyaya açılan aynası olmaya çalışacağız.   Bugün bir ara Çeşme ve Alaçatı’ya gittim. Çeşme ve Alaçatı’nın güzelliğini tarif etmeye, anlatmaya sayfalar yetmez. Türkiye’nin çekim merkezi olan Çeşme Yarımadası yaza hazırlanıyor. Her taraf yemyeşil. Masmavi deniz. Butik otellerin ve kafeteryaların yaptıkları hazırlıklara tanıklık ettim. Börklüce Mustafa’nın da memleketi olan Karaburun’u gözlemledim.

  İnsan buradayken, çiçeklerden börtü böcekten, güneşten, meyvelerden, ağaçlardan bahsetmek istiyor. İnsana dair her şeyden. Ama ne yazık ki, ülkenin içinde bulunduğu bu durum bunları yazacak motivasyon bırakmıyor. Gazetelere ve internet sitelerine baktığınız zaman yine kan ve gözyaşı içindeki Türkiye’de kendimi ister istemez siyaset kulislerinde buluyorum.

   Sürekli bir başkasının ‘başarısızlığı üzerine’ siyaset yaptığını sanan ‘tombili baykuşlar’ yine yanıldılar.    Zarrab olayından sonra bütün umudunu ABD’ye bağlayanlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD tarafından ‘paketleneceğini ve Erdoğan’dan kurtulacağımızı’ zannedenler bir kere daha ters köşeye yattılar. Obama Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Beyaz Saray’da 50 dakika dinledi.     Ne konuştular bilemem.     Sorunları nne kadarını çözdüler onu da bilemem.     Ama bildiğim bir şey var ki ABD alternatifi olmadan Erdoğan’dan desteğini çekmeyecek.     Peki alternatif kimdir?     Önce kim olmalıdır? Sorusuna benim cevabım ;     ‘Tabii ki CHP olmalıdır.’ Hepimiz onun için çalışıyoruz.     Ama maalesef h iç kimse alternatif oluşturamıyor...     Aniden ABD’ye heyet göndermeye karar verenler, sanki turistik gezi düzenliyorlar. Zarrab cezaevinde diye cezaevi komisyonunu ön mahkemeyi izlemeye gönderiyorlar. ABD’yi Türkiye'nin  82’nci v ilayeti mi sanıyorlar?     Sonra da komisyon altı kişiye çıkmış.     Bana göre altı da yetmez, 15 kişi olması lazım. Sanki sorun paraymış gibi, ‘cebimizden harcayacağız’ diyorlar.     Bu ilk hikaye değil. Komisyonlar, il denetmenleri, görevlendirmeler yapılırken onlarca örneğe şahit oldum. Üstün körü son saniyede yapılan işlerden bir tanesi.     Mevcut milletvekillerinin listesi tek kalemden yapıldı.     Parti Meclisi üyelerininde..     Ama baktığınızda eski hamam eski tas.     CHP bir türlü tek başına alternatif ve umut olamıyor.     Erken kalkan, bir şeylere talip oluyor.     Oldu bittilerle parti yönetilmeye çalışılıyor.     Oy alamadığımız zaman da halk bizi anlamadı diyor. Neredeyse halk suçlanarak işin içinden sıyrılmaya çalışılıyor.     Oysa partiyi yönetenlerin yolu bir kere bile CHP’li belediyelere düşse, bu belediyelere rağmen halkın bu partiye nasıl oy verdiğine şaşırıp kalacaklar.    Kendini kral zanneden belediye başkanları var...    Halk size ve bu belediye başkanlarına rağmen oy veriyor.    Ne kadar teşekkür etseniz azdır!
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.