banner87

14 yıllık tek parti iktidarının sonuçları anlatılırken sayılar, yüzdelerle ifade ediliyor.

Demiryolları iki katına, bölünmüş yollar üç katına çıktı denildiğine şahit oluyoruz.

Bunlara;

Şehitlerin iki yüz katına…

İş kazalarının yüz yirmi katına…

Yolsuzlukların dört yüz katına…

Adalarımızın işgallerinin on sekiz katına…

Yoksulluğun dört katına…

Doğa tahribatının on katına…

Ekilemeyen topraklarımızın üç katına…

İşsizliğin iki katına…

Kadın cinayetlerinin on iki katına…

Çocuk istismarlarının yirmi katına…

Hapisteki gazetecilerin yüz katına…

Kredi kartı borçlarının on katına…

Dış borcun yedi katına…

Kamu harcamalarının on dokuz katına…

Cemaat ve tarikatların otuz katına…

Lüks araçların kırk katına…

Kapatılan derneklerin üç yüz katına…

Saman ithalinin bin katına…

AYM deki hak arayışlarının dört yüz katına…

Örtülü ödeneğin yirmi üç katına…

İmam Hatiplerin sekiz katına ulaştığını da ekleyebiliriz.

Hatta nüfusumuzun üç milyonun üzerinde olduğu bilinen Suriyeli göçmenlerin katkısıyla yüzde 30 arttığını da söyleyebiliriz. 

Bunlardan en önemlisi siyasette Bahçeli’nin payandalığının dört katına ulaşmasıdır.

Şimdilerde beşincisini beklenirken bunların tümünü tersine çevirebilecek tek faktör MHP’deki sağduyulu milletvekilleridir.

Başkanlık anayasası adı altında rejim değişikliğini ön gören anayasa değişikliği, genel kuruldan geçmediği  (reddedildiği) takdirde rüzgârın tersine dönmesi mümkündür.

Bahçeli oylama günü "Milletvekilleri hür iradeleri ile dilediği gibi oy kullanabilir" derse, çoğunluk sağduyulu milletvekillerinin ret oyu vermesi sonucunda, kaybettiği tabanını yeniden kazanma isteği olası planlarından biri olabilir.

Bahçeli’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yasal sınırlara çekilmesi yönünde sert muhalefete girmesiyle, erken seçim şartlarını da oluşturabilir.

Böyle bir durumda, kendisine muhalif olan Meral Akşener ve diğer parti içi muhaliflerden beklenebilecek olan tavır, milli bir sağduyu örneği ile mücadelelerini 2018'de yapılacak olağan kongreye ertelemeleri olabilir.

Bu bir anlamda MHP'nin tekrar toparlanma ve AKP'den seçmen kazanması demektir.

Geçmişte Demirel'in "Siyasette 24 saat çok uzun bir süredir" sözünü bir kez daha doğrulayacaktır.

2018 yılında MHP'deki yeni yönetim ilk seçimden sonraki koalisyonda büyük ortak olabilir.

Bu senaryoya göre Bahçeli, Başkanlığı gündeme getirerek AKP'ye tuzak kurmak, ret oyu vererek kontrpiyede bırakmak, tabanını yeniden konsolide ederek oylarını arttırmak isterken,  "AKP, Öcalan ile anlaşıp HDP'nin “evet” oyu vermesini sağlarsa yaşayacağı "ters köşe" ülkeye de ters köşe olur.

"Ava Bahçeli gider, avlanan biz oluruz".

Başkanlıkla ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, MHP Lideri Bahçeli’nin, Öcalan ile beraber HDP’nin hesapları olabilir.

Nasıl mı?

"Kamu tüzel kişiliği, ancak kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulabilir, üst düzey kamu görevlilerinin atamalarına ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenir" maddesi ile.

Bu, özerklik ötesinde federasyon ilanı demektir.

Tüm bunların tamamını ters köşeye yatıracak güç AKP içindeki sağduyulu milletvekilleridir.

Her şeyi tersine çevirecek sihirli sözcük "Her milletvekilinin hür iradeleri ile anayasa değişikliği konusunda oy kullanmalarıdır"…

Bu zaten Anayasanın ön gördüğü oylama şeklidir diye düşünebilirsiniz ancak, Anayasanın "yok sayıldığı" bir dönemde, "Ahlakın erdem olması" gibi "erdem" olacaktır.

Bu olmazsa ülkeye çok yazık olur.
Siz ne dersiniz?

 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.