Hain ‘ikiz bomba’ 10 Ekim sabahı barışı hedef alarak  cumhuriyetin kalbinde patladı. Sonuç:  Çoğu gençlik kollarından 20’si CHP üyesi, her kesimden 102 kayıp. Yüzlerce yaralı. 78 milyon üzgün yurttaş. Bu yüzden CHP mitinglerini iptal etti. AKP, MHP ve HDP ise büyük mitinglere tam gaz devam ediyor. İstanbul CHP İl Başkanı Murat Karayalçın’ın dediği gibi CHP ‘barışa atılan bombadan’ sonra, ‘başka formata’ geçti. Karayalçın Yurt TV’ye “Şarkılı, davullu, zurnalı seçim çalışması yapmak içimden gelmiyor” demişti. Doğruydu da...
Ancak hayat devam ediyor. 1 Kasım’da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin en kritik seçimlerinden birisini yaşayacağız. 1 Kasım yaklaşırken, Türkiye yas havasından sıyrılarak, daha yeni yeni seçim havasına girmeye başladı.

Bildiğiniz gibi 29 Ekim Cumhuriyetimiz’in kuruluş yıldönümü...  İktidar yıllardır ulusal bayramlarımızı ‘kapalı alanlara’ sıkıştırmaya çalıştı. 92’nci yılı deviren cumhuriyetimizin bu seneki  kutlamalarının daha ‘coşkulu, farklı ve katılımcı’ olması temennimizdir. Yurt Gazetesi olarak bu seneki 29 Ekim Cumhuriyet kutlamaları için öncelikle halkı coşkuyla sokakta yaşamaya davet ediyoruz. Hayat sokaktadır. Kent meydanları bizim sadece ‘hüznümüzü’ değil, aynı zamanda ‘sevinçlerimizi’ de yaşadığımız yerler olmalıdır. Üç rakamlı yani 100 yaşına doğru hızla giden Cumhuriyetimiz’i ‘barış ve kardeşlik içinde’ sokakta ve meydanlarda kutlamalıyız. Ailece, çoluk çocuk. Milyonlar...

Taksim Meydanı sadece ‘acılarla’ anılmamalı. Gezi gençlerinin coşkusu, duruluğu tekrar su yüzüne çıkmalıdır. Taksim’e bir de Ankara’da kardeş meydan geldi. 102 canımızı bıraktığımız ‘Barış Meydanı’. Cumhuriyet’in vücut bulduğu Ulus’taki Gar Meydanı... Lütfen o gün en güzel elbiselerinizi giyinip sokakları şenlendirin. İlk TBMM binasına gidin. Hacı Bayram-ı Veli türbesini ziyaret edin. Hacıbayram’ı IŞİD merkezi olarak tutmak isteyenlere inat, Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarına rahmet için dua edin. Şehitlerimize, barış için şehit olanlara rahmet dileyin. Terörü, bölücüleri lanetleyin. Gar Meydanı’na yürüyerek gidin. Etnik, mezhep ve parti ayırımı yapmadan kol kola, yürek yüreğe Anıtkabir’e doğru yürüyün. Bu mekânların hepsi birbirine yürüme mesafesindedir…

AKP oy kaybederse ne olur?
Gelelim 1 Kasım’a... 1 Kasım’daki tehlike sandığa gitmemektir. Ben şahsen çok yüksek bir katılım bekliyorum. Perşembe gününe denk gelen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile 1 Kasım'ı birleştirerek mini bir ‘tatil yaratıp’ seçmeni sandıktan uzaklaştırma kulisi dönüyor, dikkat. Sakın ha... Bu Türkiye’nin ‘kader seçimidir’. Seçiminizi ne olursa olsun lütfen yapın.
Peki, 1 Kasım’da ne olacak? Kim iktidar olacak?

1- AKP tek başına ucu ucuna çoğunluğu sağlasa bile eskisi gibi at oynatamayacak. Kaldı ki tek başına iktidar olması hayal. Tek şartla oy artırır. O da seçmen sandığa gitmezse. Oy oranı artar. Oyu değil.

2- Bu tablodan iktidar çıkar mı? Hem de kaç tane alternatif çıkar. Yeter ki  iyi niyet olsun. Bahçeli “Olmaz” dese de HDP destekli CHP-MHP niye olmasın? Unutmayın, 1995 yılında Çiller ‘ateş püskürdüğü’ Erbakan ile hükümet olmadı mı? Ya 12 Eylül öncesinde kavganın tarafları, sonrasında ihtilalin mağdurları DSP-MHP ortak olmadı mı? AKP-HDP, AKP-MHP, AKP-CHP ya da AKP’den kopanlarla CHP-MHP hükümeti niye olmasın? “Olmaz” demeyin… AKP içindeki patırtıları duymuyor musunuz?

3- AKP oy kaybederse, toplumsal uzlaşma çabuk olur. Bu sadece Türkiye için değil, AKP’ye gönül veren insanların da yararınadır. Yani AKP ne kadar oy ve güç kaybederse, toplum o kadar çabuk normalleşir.

1 Kasım sonrası Koalisyon ile geçen 13 yıl içinde adeta işlevsiz duran TBMM ve milletvekilliği makamı daha aktif hale gelecektir. Yani ‘Hâkimiyet Kayıtsız Şartsız Milletin’ ve onun vekillerinindir. Zaten siyaset TBMM’de olmazsa, Türkiye işte o zaman ciddi ciddi Başkanlık sistemini tartışmaya başlar. Bu da mevcut siyasi parti yapısının ve genel başkanlarının tartışılması anlamına gelir. Bizden uyarması.

Peki, 2 Kasım’da başka ne olur?
Her şartta temiz siyaset gündeme gelir. Ve mahalli idarelerden başlar. Sadece ‘yolsuzluk’ değil, ‘zenginleşme’ iddiaları da siyaseti  engelleyen bir unsur olarak önümüze çıkacak. Hem de bu AKP tarafından gündeme getirilecek. Üstelik kendi belediyelerinden başlayarak. Karşı mahalle ile ‘iyi geçinen’ belediyelerle birlikte.
Peki siz ne yapacaksınız? Tabii ki biz de...

Dün de dedim. Haksızlığa karşı susma konusu... Sadece Fatih’in Mustafası değil ki… Önce evinin önünü temizleyeceksin. 2 Kasım’da bizim de opsiyonumuz doluyor.
Fikirtepeli garibanlar kahvemize ‘fare zehiri koyacak’ değiller ki… Ve de Albatros siyaseti...
2 Kasım’dan sonra kim hükümet olur bilemem. Ama bildiğim şey 2 Kasım sonrası mahalli idarelerden başlayacak yeni ve temiz siyaset. Diken battığı yerden çıkacak…

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.