banner87
Anayasa Mahkemesi, dokunulmazlıklarla ilgili ‘bireysel’ iptal başvurularını reddetti. İptal gerekçesi olarak da “Anayasa’nın 85. Maddesi’ne göre ‘münferit’ iptal talepleri çerçevesinde bu olayın değerlendirmeye alınması, Anayasa’nın 148. Maddesi hükmünün anlamsız ve işlevsiz hale gelmesi sonucunu doğurur” şeklinde ifade edilmiştir.

Bu ifadelerden şu anlaşılmaktadır; ‘münferit’ başvurular sadece Anayasa’nın 84. Maddesi gereğince dokunulmazlıkların kaldırılması halinde değerlendirilebilir, 85. Madde uyarınca dokunulmazlıkların kaldırılması halinde ise ancak Cumhurbaşkanı’nın veya TBMM üyelerinin beşte birinin başvurusu üzerine iptal isteminin değerlendirilebileceği açıkça ifade edilmektedir.

84. Madde; milletvekilinin kesin hüküm giymesi veya kısıtlanma halinde düşmesi, bu husustaki kesin mahkeme kararının Genel Kurul’a bildirilmesiyle olur denilmesine rağmen, 85. Madde gereğince dokunulmazlıkların kaldırılması, kesin bir hüküm olmaksızın sadece hazırlanmış olan fezlekeler le ilgili yargılama yolunun açılması anlamına gelmektedir. Bu konuyla ilgili olarak da daha önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), Konya eski milletvekili Atilla Kart hakkında vermiş olduğu bir karar var ki, dokunulmazlık konusunun sadece milletvekili ne tanınmış bir hak olmadığını bu hakkın millet adına verilmiş bir hak olduğu tanımı yapılmıştır.

Bireysel başvuruların reddedilmesine rağmen bu konuyla ilgili olarak zamanlama açısından henüz geç kalınmış sayılmaz. ''Anayasada değişiklik yapan bir kanunun şekil bakımından denetimi, Anayasa değişikliğine ilişkin kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren 10 gün içerisinde, Cumhurbaşkanı veya TBMM üyelerinin beşte biri tarafından iptal istemiyle dava açılabilir hükmü çerçevesinde 110 milletvekili tarafından yeniden başvuru yapılabilme olanağı bulunmaktadır.

Bir kere CHP hukukun üstünlüğünü savunuyor ise, Anayasaya açıkça aykırı olduğunu düşündüğü bu yasayı mutlaka Anayasa Mahkemesine götürmesi gerekmez mi?

CHP'nin, getirilen bu yasa tasarısının ''Anayasaya aykırı'' olduğunu söylemesine rağmen parti yönetiminin almış olduğu bir kararla; ''evet'' oyu vererek bu tasarının 376 oyla kabul edilmesi üzerine şimdi CHP'yi büyük bir tehlike beklemektedir.

Başbakan açık açık söyledi. Görevimiz, “Ne pahasına olursa olsun başkanlık sistemini getirmektir” diyerek hedeflerinin ne olduğunu açıklamış oldu. Bu konuyla ilgili olarak, yasahukuk tanımaz tavırlarının devam edeceği de açıkça görülmektedir. Başkanlık sistemi ve referandum için 330 sayısına ulaşabilmenin tek yolu 317 milletvekili sayısına 14 yeni milletvekili ilave etmekten geçmektedir.

Yüksek yargı organlarının başkanlarının artık ‘taraf’ olduğunun kanıtlandığı bir dönemde haklarında fezleke bulunan 60 CHP’li milletvekilinden, 28’inin yargılanması ve vekilliklerinin düşmesi durumunda yapılacak bir ara seçimde AKP, yeni seçilecek 28 milletvekilliğinden 14’ünü çok rahat kazanabilir. Hatta daha fazlasını dahi kazanabilir. “Kanımızı dökmeden başkanlığı getiremezsiniz” diyen Sayın Kılıçdaroğlu, öncelikle bu iç hukuk sistemindeki çıkış yollarını mutlaka denemelidir.

Bugün, Ramazan’ın birinci günü. Öncelikle Ramazan’ın tüm ülkemize; barış, huzur ve hayırlar getirmesini diliyorum.

Anadolu’da köyün birisine bir tilki  musallat olmuş. O tilki köye abone olduğundan sonra köyde tavuk-horoz sesi duyulmaz olmuş. Köylüler günlerce nöbet tutmuşlar ama tilki çok kurnaz olduğundan dolayı bir türlü yakalayamamışlar. Her katliamdan sonra yeni tavuklar horozlar alınmış ama her seferinde tilki yine hepsini telef etmiş. Köyün bilirkişilerinden birisi tilkiden kurtulmak için bir yöntem önermiş. “Bir horozun üzerine bomba bağlayalım, tilki saldırınca bomba patlar ve tilki de horozla birlikte parçalanır ve bu illetten kurtulmuş oluruz” diye bir öneri getirir ve öneri kabul edilir.

Horozun üzerine bomba bağlanır ve sahaya salınır. Tilki gelir ama horozun üzerindeki kabloları falan görünce şüphelenir, uzaktan horozu takip etmeye başlar. Bu arada kurt, tilkinin yanına yaklaşır ve horozu göstererek “Tilki kardeş, horozu görmedin mi, neden saldırmıyorsun?”' diye sorunca, Tilki; “Kurt kardeş bugün ramazan ben niyetliyim, eğer sen istersen horoz senindir” deyince, kurt horoza saldırır ama bir büyük patlama sesiyle horoz parçalanır, kurt ölmek üzere can çekişirken tilki hemen horozu yemeye başlar. Kurt; hani sen oruçluydun, ne oldu neden orucunu bozdun diye sorunca, tilki; “Duymadın mı, top patladı, oruç açıldı” diyerek kurta yaptığı haksızlığı gizlemeye çalışır.

Şimdi şu dokunulmazlıklarla ilgili çıkarılan kanunun üzerinde de bir ‘bomba’ olduğu görülmektedir. CHP’nin bu konuda çok dikkatli olması gerekmektedir. Bu bombayı iyice incelemeli ve ona göre tavır almalıdır.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.