Teknik direktörlerin oyunlarını yalnızca rakamsal formasyon üzerinden değerlendirmek çok yanlış. Ana zihniyet tespiti ve maç maç mantalite değişimi de iyi gö- zlenmeli. Aşırı entel bu girişten sonra (fikri detay kaybına yol açacak olsa da) daha düz cümlelere geçeyim zira bir yazı içinde önermemi izah gerekiyor. Tudor ve Aykut türünden defansçı hocalar deplasmanda golü bulduktan sonra (rakibi potansiyelli buluyorsa) asla hücumu düşünmez. Geçen hafta 1-1 biten Antalya deplasmanında ikinci devre 45 ila 82. dakika arası 37 dakika Galatasaray gibi bir takımın rakip ceza sahasına hiç girmemesi bu duruma örnektir. Galatasaray 1-0 öndeydi ve tek amacı gol yemeden maçı bitirmekti. Ama bu durum Tudor’un isteğiydi, Rıza Hoca’nın takımının başarısı değildi.

Büyük ama sakat ve sorunlu isimler alan Antalyaspor, Rıza Hoca’nın geçen yılki oyununu oynayacak fiziksel durumda olmadığından ya da başka bir sebeple; Rıza Hoca yan pas dolu temkinli bir futbolla başladı bu yıla. Geçen yıl elde ettiği beşincilik ötesine geçecekse böyle oynamak gerektiğini düşünmüş olabilir ama neticede beş maçta galibiyet alamadı ve kovuldu.

Tudor’un 37 dakika ceza sahasına girmeyen deplasman Galatasaray’ı şüphesiz bir rekordur. Böyle bir maç Avrupa deplasmanlarında bile bulunmaz. Böylesi bir cimbom karşısında 37 dakika Antalya’nın ortaya koyduğu (koyamadığı) oyun aslında tek başına Rıza Hoca’nın kovulması için yeterlidir. İnanın amacı 1-1 beraberlikti ve beraberlik golünü de erken atmak istemiyordu. “75’ten sonra olursa kalan sürede cimboma direnir ve puanı kaparım” diye düşündü. Düşündüğü gibi de oldu; 82. dakikada golü buldular, o saatten sonra da Galatasaray ayağa kalkamadı. Eskiden olsa büyük takımdan 1 puan kıymetlidir, sevinç sebebidir ama şimdilerde öyle değil. Galatasaray maçı bitiminde başkan Ali Öztürk keyifli gözükse de durumun herkes farkındaydı diye düşünüyorum. İşin komik yanı yerli teknik direktörler içinde yeni yıldız olan Kemal Özdeş’in bu maçı yanlış değerlendirenler arasındaydı. Nitekim bu hafta Galatasaray deplasmanında kendi oyununu oynamadı Özdeş. Zira kendi oyunu bu denli defans odaklı değil. Trezeguet ve Neumayr gibi iki yetenekli isme karşın Galatasaray karşısında yüzde 35 topla oynama, iki korner, iki isabetli şut üretebilip 2-0’lık net yenilgi aldı.

Özetle; korkak karşısında korkakça oynamak komik bir durum. Böyle yaptığınızda ortada futbol olmadığı gibi kadro kalitesi sonucu belirliyor. Sıkıcı maçlar ortaya çıkıyor.

NOT: Rıza Hoca hayatında Menez’i hiç izlememiş. Adam Roma, Monaco, Roma, Milan, PSG ve Bordo’da oynadı. Ben evvelce dedim premier lig dahi izlemiyorlar diye. Yerli hoca da mı yasaklansa ne? (Rıza Hocam yasaklanmasın, o Menez’i izlememiş olabilir ama Alman ikinci ligini izler, oyuncu bulur.)

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.