İç siyasi hesaplara kurban edilen; Türkiye’nin dış siyasetini “düze çıkarmanın” bedelini, yine ülkemizin üretenleri, emekçileri, eli nasırlı olanları ödemeye hazırlanıyor.
Cumhurbaşkanının son Fransa ziyareti sonrası yapılan açıklamayı izlerken zihnimde ilk uyanan cümle “Fransa pazarından alışverişi yapıp, geldik” oldu.
Fransa’nın genç Cumhurbaşkanı: “Türkiye’ye 5700 ton et satışı gerçekleştiriyoruz, bu ülkemizin sığır yetiştiricileri için güzel bir fırsat” derken, kendi iç ekonomik pazarını rahatlatmanın haklı gururunu yaşıyordu.
Fransa’nın emekçilerine hayırlı olsun.
Türk hayvancılığına ve emekçisine ise yine geçmiş olsun.
Macron bu satış anlaşması ile de yetinmeyip, sözlerine şöyle devam ediyor:
“Tavuk eti, kanatlı hayvan ve meyveler konusunda da ilerleme kaydetmek istiyoruz”.
Kanatlı hayvan yetiştiriciliğinde zaten üretim fazlası olan Türkiye’ye Fransa, kanatlı hayvan satmak istiyor.
Avrupa Birliği ile ilişkilerin iyice gerildiği Türk hükümeti de ne yapsın?
Hazır Macron bize karşı olumlu bir yaklaşım içindeyken, en azından Fransa’yı yanımıza çekelim telaşıyla, Fransız pazarında ne varsa toplayıp Türkiye’ye getiriyor.
Macron eski Ekonomi Bakanı olmasının getirdiği iktisadi kıvraklığını Cumhurbaşkanlığı görevinde de konuşturuyor.
Tezcan Aydın’dan Seslendi
Tarım ve hayvancılığın en önemli merkezlerinden olan Aydın’da, CHP İl Kongresi geçtiğimiz hafta sonu yapıldı.
Kongreye, Aydın’ın son yıllarda çıkardığı en önemli ve gözde siyasetçilerden biri olan Aydın Milletvekili, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan da katıldı.
Konuşması sırasında Fransa’dan yapılacak 5700 ton parça et ithalatına da değinen Tezcan’ın söylediği şu cümle bence çok çarpıcıydı:
“Bu hükümet; finansta faiz lobilerinin, tarımda ise ithalat lobilerinin hükümetidir.”
Lobilere karşı, elleri çalışmaktan nasır tutmuş çiftçimizin, köylümüzün, hayvancımızın çaresizliği, yoksulluğu, yaşam mücadelesi...

Bu ülkenin sıradan bir vatandaşı olarak hayıflanıyorum.
Avrupa ülkelerinin Türkiye ile ilişkilerine bakıldığında ise; artık Türkiye’de demokrasinin geliştirilmesi, bireysel hak ve hürriyetler gibi insana dair konularla pek ilgilenmedikleri görülüyor.
En azından kısa vadede, bu açıdan ümidi kesmiş gibiler.
Avrupa için Türkiye şu anda sadece ve sadece kolay satış yapabilecekleri büyük bir ekonomik pazar.
Görünen o ki; Fransa pazarından eti,
Tunus pazarından zeytinyağını toplamaya;
Avrupa pazarlarında sepetimizi doldurmaya devam edeceğiz.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Şükrü 2018-01-15 14:57:52

Zengin daha zengin fakir daha fakir ekonomisi.