CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin siyaseti ''dokunarak'' yapan bir milletvekilidir. Siyasetin ''kıvrımlarını'' bilir. CHP'nin derinliklerini de...

Dün YURT Yayın Grubunu ziyaret etti. Konuştuk. Terör baskısıyla sinmeden, halkı sokakta günlük yaşantısını devam ettirmeye çağırdı. CHP olarak Yurt'un 29 Ekim'de Ankara'da Barış Meydanı’nda, TBMM önünde ve Anıtkabir'de buluşma önerisine destek verdi.

29 Ekim'de Geçici Azınlık Seçim Hükümeti Başbakanı ve AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ile 29 Ekim'de kol kola ''barış ve kardeşlik yürüyüşü'' yapmaya hazır olduklarını açıkladı. Keşke Fransa'daki gibi liderler kol kola teröre karşı yürüyebilse...

Dün de söyledik.  Ülkeyi şiddet ve kaosun pençesine alarak yönetmek isteyenler asla amaçlarına ulaşamayacaklardır. Her zaman olduğu gibi ülkeyi, kaosa sürükleyerek bunda ve kaos karşısında kendisini seçenek yapmak isteyen iktidar sahibi güçlere karşı demokrasi güçlerinin, halkımızın mücadelesi sürecek. Barış ve özgürlük talep eden halkın kardeşliğini isteyen Türkiye'nin ilerici demokrat güçleri ve halk kazanacaktır.

Elbet ki Türkiye’nin demokrasi güçleri, halkın bugüne kadar olduğu gibi bu alçakça saldırı karşısında, saldırının tetikçileri ve onların arkasında koruyucu ve kollayıcıları ile bu hain saldırıların üstünde biçimlediği politikalara karşı barışı ve özgürlükleri desteklerinden geri adım atmayacaklardır.

İstiyorlar ki halk korksun, yılsın. En önemlisi bu vahşi saldırıların karşısında yılmadan usanmadan devrimci kararlılıkta durmak elbette tetikçilerin ama özelliklede onların ellerini kollarını sallayarak dolaşmalarına yol açan politikalar ve politikaların sahipleri teşhir etmek halkın kafasını karıştıran sermaye propagandası boşa çıkacaktır. İktidarın yalanlarını teşhir edeceğiz.

Elbette saldırganları lanetleyeceğiz. Ama bütün bunların ötesinde hayatını kaybeden yoldaşlarımızın da bizden bekleyeceği gibi zulme, zulmün siyasetçileri ve vahşi katillere boyun eğmeyeceğiz. Barışı, kardeşliği, demokrasi taleplerimizi kararlıkla sürdüreceğiz. Toplum açısından bakıldığında Ankara’daki saldırı benzeri katliamlar, savaş politikalarıyla terörizme karşı mücadele adı altında yürüttüğü şiddet ve operasyonlarla  önlenemez.  Bir yanıyla ülkeyi Ortadoğu türü etnik ve mezhep çatışmalarının ortasına iterek diğer yandan da Türkiye'yi olağanüstü koşullara  1 Kasımda ki seçime götürmek isteyen güçlerin,  barış, özgürlük ve şaibesiz seçim isteyenleri sindirilmesi amaçlanmaktadır. Buna izin veremeyiz.
Ankara'daki saldırıların ve katliamın sorumluluğu  tartışmasız iktidardadır. Bunun hesabının da ülkeyi böyle canlı bombalarla Ankara'nın göbeğinde eylem yapmaların önleyemeyen, hatta çanak tutan iç ve dış politika ile bağlantılı görmezsek büyük bir yanılgıya sürüklenmiş oluruz.

7 Haziran seçimlerinin sonuçlarını reddeden Erdoğan/Davutoğlu ikilisi 1 Kasım’ı bir ölüm kalım seçimi diye görüyor. İktidar bu kampanyayı maalesef teröre karşı bir propaganda olarak sunmaya çalışmaktadır.  Aynı zamanda, '' Türkiye'nin birinci düşmanı PKK'dır, IŞID değil. IŞID ikinci derecede tehlikelidir'' fikrini savunan Tayyip Erdoğan'ın tezinin de iflasıdır. AKP'nin de...
Suriye'de Bayır Bucak Türkmenlerine yardım iddiası, MİT tırları, MİT'in Cihatçı Örgütlere karşı toleransı politikası da iflas etmiştir. IŞID ikinci derecede tehlikelidir, savsatası  Cumhuriyetin kalbine atılan iki bomba ve 97 canımıza mal olarak acı bir rüyayla sona erdi.
Maalesef IŞİD tetikçilerinin ''pervasız ve kanlı katliamları''nın şemsiyesi iktidarın bu tavizkar siyasetidir.  Siyasetteki boşluktandır.

Gerçekler budur. İktidar yanlıları şimdi de katliamda düne kadar ''yok'' dedikleri IŞID ile PKK'yı ''suç ortağı'' olarak göstermeye çalışmaktadır. Yayın yasaklarının arkasına saklanmak yanlıştır. Kaldı ki dün İstanbul Baro Başkanı Ümit Kocasakal'ın da dediği gibi bu yasak haksızdır. Asliye Hukuk Hâkimliği’nin, cinayet davasına bakmasına benziyor.
Yoksa CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun iddiası doğru mu? İktidar IŞID tehlikesini eylemlerden korktuğu için mi ''ikincil tehlike '' olarak görmek istedi. Bunun için mi ikiz bomba Ankara'nın kalbinde patladı.
Doğruysa... Yandık...

O zaman Kılıçdaroğlu'nun dediği üzere; İstanbul, Mersin, Adana ve Gaziantep’te kampları bulunan Türk IŞİD’e dikkat...
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.