banner87
Türkiye için 2023 hedefi ilk önce 1999 yılında MHP ve Devlet Bahçeli tarafından ortaya atıldı. Ardından da merhum Bülent Ecevit tarafından gündeme getirildi. 2023 yılı, Türkiye’nin önüne hedef olarak konuldu. Bölünme riski ile boğuşan Türkiye adına önemli bir moral kaynağıydı 2023 hedefi. Doğru bir bakış açısıydı.
Bu bakış AKP iktidarı tarafından da sahiplenilince 1923 yılında ‘parçalanma tehditleri’ arasında kurulan Türkiye Cumhuriyetinin bir emperyal hastalık olan ‘bölünme kompleksini’ ortadan kaldırılması açısından önemliydi. Türkiye 2023 hedefi ile bölünme kompleksini de ardında bırakıyordu. Toplumda da çok destek gördü. Moral değerlerimizi besledi.
Bu gazla iktidar işi abarttı. Yeni Osmanlıcılık ile başladı Davutoğlu Ahmet Hoca. İşi Şam’da Emevî Camiinde Cuma namazına kadar götürdü. Abarttıkça abarttı. Bu ortamdan duygusal bakışı tahrik olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da çok etkilendi. Sünni İslam’ın liderliğine oynadığını açık açık gösterdi.
Böylece Laik Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetenler, sadece Anayasa’ya aykırı bir tutum içine girmekle kalmayıp aynı zamanda da Türk dış politikasının, Kurtuluş Savaşı’ndan beri oluşan sağlam temellerini çatırdattı. Türkiye Ortadoğu’da  her zaman taraf olmaktan kaçındığı ve üstünde yer aldığı bütün taraflara, eşit davrandığı her kanada diyaloğa açık politikasını da terk etti.
Bu arada Türkiye’nin iç sorunlarının, “öteki” Ortadoğu sorunlarıyla birlikte değerlendirilmesine de ramak kaldı. Kürt sorunu ve Kıbrıs başta olmak üzere…
Dün ‘Şam’da Cuma Namazı’ kılmaktan söz edenler, Türkiye’yi bu Cuma namazını Diyarbakır’da dört ayaklı minarede kılıp kılamayacağına emin olamayacak noktaya getirdiler.
Askeri varlığımızı Musul’dan çekmeyiz, hatta artırırız noktasından neredeyse ABD’nin ‘çekil’ talimatına uyma noktasına geldik maalesef. Bu durumu kamuoyundan bile gizleyemiyorlar.
Türkiye şimdi Rus Savaş uçağı ile beraber 95 kilometrelik sınırını bile tek başına denetleyemeyecek, Suriye üzerinde uçak uçuramayacak bir konumda. Suriye ‘oyununun dışına’ düştü. Şimdi de Irak denkleminin dışına itilmek isteniyor.
Özetle bu haftaya Türkiye’nin bölgesinin geleceğini belirlemekten uzak düştüğünü herkesin çıplak gözle görebileceği bir döneme giriyoruz. Türkiye Güneydoğu ve Kıbrıs’ı Ortadoğu çuvalının içinden çıkarmalıdır.
Bu arada beğenmediğimiz İsrail, Şam’a nokta atışı yapıyor; Hizbullah’ı vuruyor.
Türkiye büyük bir ülke…
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu’nun iyi niyetinden şüphemiz yok. Samimiyet testini de hepimiz adına zül sayarız. Ancak bu yöntem tutmadı. O çok önemsedikleri Osmanlı bile Ortadoğu batağına girmedi. Mustafa Kemal Atatürk de.
Türkiye en kısa sürede Ortadoğu politikasında fabrika ayarlarına dönmeli…
Taraflara eşit mesafede olmalı. Görüşme kanallarını açık tutmalıdır.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da buna aktif katkı sunmalıdır.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.