Öncelikle, kimler tarafından her ne amaçla yapılmış olursa olsun, ya da nereden gelirse gelsin; Hürriyet Gazetesi Yazarı Ahmet Hakan’a ve dolayısıyla medyaya yönelik yapılan saldırıyı kınıyor ve protesto ediyorum. Bu saldırının olağan şüphelileri en azından bu iklimi yaratanlar belli. Toplumun sesi ve vicdanı olan medyaya yönelik dozu ve sayısı giderek artan bu saldırıları, fikri, ideolojisi, ne olursa olsun herkesin kınaması gerektiğine inanıyorum. Soru sorabilen, sorgulayabilen özgür basın herkese lazım. Tıpkı hukuk gibi.

AKP ekonomisi yere çakıldı
1 Kasım seçimlerine bir ay gibi kısa bir süre kalmışken, dolar üç bin liraya demirlemiş durumda. TİM’in Eylül ayı verilerine göre ihracat yüzde 20 düşerek 10,6 milyar dolara geriledi… İSO’nun verilerine göre; imalat üretimi, yeni siparişler, yeni ihracat siparişleri ve satın alma faaliyetlerinden oluşan dört kritik göstergedeki düşüş Eylül ayında daha da sert oldu. İmalat sektöründeki enflasyonist baskılar nedeniyle hem girdi hem de nihai ürün fiyatları enflasyonu, 2014 yılının Şubat ayından bu yana ölçülen en yüksek düzeye ulaştı. Özetle AKP’nin yönettiği ekonomi yer çakıldı.

Hemen yanı başımızda Suriye sınırımızda ABD ile Rusya birlikte savaşıyor. Rus uçakları ile bizim üslerimizden kalkan ABD uçakları IŞİD’e sorti üzerine sorti yapıyor. Rusya ve ABD bizim sınırlarımızda hâkimiyet kurma savaşı veriyor. Bir Rus ya da ABD bombası sınırlarımızdan içeri düşerse Türkiye angajman kuralları gereği ne yapabilecek acaba merak ediyorum. Gündemden düşmüş gibi görünse de göç sorunu bütün acılarıyla sürüp gidiyor. Ses getiren ancak iktidarın 'başarısızlık' endişesi ile kurulması geciktirilen göçmen bakanlığının kurulması teklifimiz zorunlu hale geliyor. Ve en acısı her gün şehit cenazeleri gelmeye devam ediyor.

Türkiye’nin Suriye tezi çöktü
Tüm bunlar olup biterken ve hepimizin yüreğine, cebine ve evine ateşin düştüğü bir acılı dönemden geçerken, Tayyip Erdoğan ile Aydın Doğan arasındaki çekişme Türkiye’nin gerçek gündemi olamaz. Erdoğan, bu ülkede Hürriyet Genel Yayın Müdürü Çetin Emeç başta olmak üzere kaç genel yayın müdürünün teröre kurban olduğunu unutmasın. Yazarların katledilmesini de. Davutoğlu da. Ahmet Hakan'a kimin yumruk attığı, Murat Sancak'ı kimin mermi yağmuruna tuttuğu önemlidir. Kınıyoruz. Ama bu ülkeyi yönetenlerin bu iklimi ortadan kaldırması gerekirken, devamı sayılabilecek hareketleri yanlıştır. Türkiye artık gerçek gündemine dönmeli, seçime gidiyor. Halkın kafasını karıştırmamak gerekiyor. Medya ile hükümet ve Cumhurbaşkanı karakolluk ve mahkemelik oldu. Amacı belli ötekileştirme ve kutuplaştırmaya hayır demek gerekiyor. Gençlerimiz dağlardan sonra şehirlerde de vurulurken, milyonlarca yavrularımızı gönderdiğimiz okullara bile bombalar atılıyor. Bir tek öğrencimizin bile burnu kanasa bunu hesabını kim, kime verecek?
Komşularıyla sıfır sorundan hepsiyle kavgalı durumuna gelen Davutoğlu-Erdoğan ikilisinin Suriye ve IŞİD tezi çöktü. ABD’den sonra Rusya da burnumuzun dibinde Suriye’ye 20 sorti yaptı. IŞİD’i vurduğunu söylüyor ama hedef saptırılıyor diyenler de var. Obama ve Putin BM Zirvesi’nde neye kadeh kaldırdı? Neyi kutladılar? Rusya Esat’ın elini güçlendirmek için toprak genişletmesi yapıyor. ABD savaş uçakları da Halep üstünde uçuyor. Ruslar ise Humus’ta. Rus ve ABD askeri yetkilileri bir araya geliyor. Esat mevzilerinde Rusya silahlı mücadeleye resmen girdi. Esat’ın etki alanlarını genişletiyor. Kendisini de tabi ki.

Dünya lideri muhtarlarla
Dünya lideri Cumhurbaşkanı Erdoğan ne yapıyor peki? Kapısını aşındırdığı ABD Başkanı randevu vermediği için BM’nin 70’inci yılı nedeniyle bütün ülkelerin Devlet Başkanı ya da Cumhurbaşkanı tarafından temsil edildiği zirveye katılmıyor, katılamıyor. Cumhurbaşkanı ile temsil edilemeyen ülke bizdik. Erdoğan, Ekim ayı içinde Obama’dan özel bir randevu alabilmek için her yolu deniyor. Forsu bozulmasın diye de 11’inci Geleneksel Muhtarlar Zirvesi’nde muhtarlara kendini alkışlatıyor. Geçici Azınlık Seçim Hükümeti Başbakanı olarak atadığı Davutoğlu ise Obama ile görüşmek için gittiği ABD’de medyaya görüntü ve fotoğraf vermekten öte anlam taşımayan bir iki liderle görüştü. Obama’nın kendisini kabul etmesini bekledi. Putin ile Suriye şerefine kadeh tokuşturan Obama, Erdoğan gibi, Davutoğlu’na da randevu vermedi. Dünya liderlerimizin düşürüldüğü duruma bakın lütfen. Bu arada, ABD Genelkurmay Başkanlığı Türkiye bizim için önemli diyor. Dikkat edin; Erdoğan değil, Türkiye.

Yurt’un çağrısı hayat buldu
Bu karanlık tablonun yanında içimizi biraz ferahlatan haber Kemal Kılıçdaroğlu’ndan geldi. CHP li­de­ri partisinin 1 Kasım Se­çim Bil­dir­ge­si’ni açıkladı. Kampanyasının merkezine gençleri oturtan Kılıçdaroğlu’nun en önem­li­si açıklaması, ga­zi­le­ri­mi­ze ve şe­hit ai­le­le­ri­ne bu ül­ke­nin ve­fa bor­cu­nu ye­ri­ne ge­tir­me sö­züy­dü. Yurt Gazetesi olarak siyasi parti liderlerine bir çağrı yaparak şehitlerimizin hayatlarını kolaylaştıracak, devletle ilişkili her konuda az yüzde 50 oranında destek sağlayacak düzenlemeleri seçim bildirgelerine koymalarını istemiştik. Baş ta­cı edil­me­si ge­re­ken ga­zi­le­ri­miz ve şe­hit ai­le­le­ri hem top­lum­dan, hem dev­let­ten ge­rek­li il­gi­yi gör­mü­yor. Ga­zi­le­ri­miz ve şe­hit ai­le­le­ri her tür­lü ver­gi­den mu­af tu­tul­ma­lı, elek­trik, su, do­ğal­gaz in­di­rim­li ve­ril­me­li­ demiştik. HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, MHP’li Mevlüt Karakaya ve BBP’li Bayram Karacan ile birlikte çağrımızı desteklediğini YURT'a açıklayan CHP Lideri bunu somutlaştırdı. CHP ga­zi­le­ri­miz ve şe­hit­le­ri­mi­zin ai­le­le­ri için Yurt’un yaptığı çağrıyı se­çim bil­dir­ge­si­ne koy­du. Ga­zi­le­ri­miz ve şe­hit ai­le­le­ri ka­pı ka­pı do­laşıp yardım beklemek zorunda kalmayacak. Yur­ti­çi ve yurt­dı­şı bü­tün sağ­lık hiz­met­le­ri­ni mil­let­ve­kil­le­ri gi­bi ala­cak­lar. İsterlerse Yeşil Pasaport bile alabilecekler. İcraatı, kurulacak olan “Şe­hit­ler ve Ga­zi­ler Yük­sek Ku­ru­lu­” yapa­cak. Bu ül­ke için ev­lat­la­rı­nı, eş­le­ri­ni, ba­ba­la­rı­nı, kardeşlerini şe­hit ve­ren­le­rin hak­kı öde­ne­bi­lir mi? Şehitliğin ve gaziliğin bu dün­ya üzerinde be­de­li var mı? Ga­zi­le­ri­miz ve şe­hit ai­le­le­ri için ne ya­pıl­sa az­dır!

Bu arada ufak bir de not düşelim. Sözcü yazarı Mehmet Türker ağabeyimiz, bizim bu çağrımıza sahip çıkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun şehitler ve gazilerle ilgili sözlerini köşesine taşıyıp “CHP’nin bu vaatleri beni umutlandırdı” demiş. Meslek büyüğümüz keşke CHP’nin seçim bildirgesine aldığı bu vaatlerin, Yurt Gazetesi’nin çağrısı üzerine gerçekleştiğini de yazıp yiğidin hakkını teslim etseydi de, biz de bu konularda can çekişen Türk medyası adına biraz umutlansaydık.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.