1 Kasım seçimlerinin telaşına düşen Türkiye, bölgesindeki pozisyonunu hızla kaybediyor. AKP’nin yanlış dış politikaları sonucunda, komşuları ile sıfır sorundan, herkesle kavgalı komşu konumuna doğru aşağı yönde dikey geçiş yapan Türkiye, çevresinde yeni bir dünya kurulurken, yalnız ve güzel ülkeye dönüşüyor.

Eminim ki başta AKP’liler olmak üzere iktidardan nemalanan bazı çevreler hemen buna itiraz edeceklerdir. “Türkiye bir dünya ülkesidir… Görmüyor musunuz Başbakan Ahmet Davutoğlu, BM’nin 70 kuruluş yıldönümünün de kutlandığı BM Genel Kurul törenleri için kalabalık bir heyetle birlikte ABD’de” diyecekler.

Başta Almanya Şansölyesi Merkel olmak üzere birçok dünya lideri ile bir arada… Hatta yarın ABD Başkanı Barack Obama ile de bir görüşme yapacak” diye de ekleyecekler…

Doğrudur; Azınlık Geçici Seçim Hükümeti’nin Başbakanı olan Ahmet Davutoğlu, bedenen BM’deki Genel Kurul’da dünya liderleri iledir ama ruhen ve fikren Türkiye’de, Ankara’da, Çankaya Köşkü ile Beştepe Külliyesi arasındadır.
Nasıl olmasın ki?

Kendisi için bir var oluş seçimine dönüşen 1 Kasım seçimleri için tüm rakipleri hararetle çalışırken, senaryo üzerine senaryo üretip, ihtimal hesapları içinde devinirken, kendisi tarihi ve organizasyonu 1 Kasım tarihinin belirlenmesinden çok çok önce saptanmış ve teyit edilmiş bir zirve için mecburen ABD’dedir.

Üstelik Türkiye Cumhuriyeti’nin meşru Başbakanı olmasına karşın, seçim kabinesine aldığı HDP’li iki bakanın istifa etmesi nedeniyle; ABD’li muhataplarının pek bir sevdiği “Topal Ördek” konumuna düşmüştür ki, doğrudur.

Azınlık Geçici Seçim Hükümeti’nin Başbakanı olarak Türkiye’yi temsil etme noktasında eksik kalmıştır. Çünkü topal ördektir.
Bu yüzden kaç gündür bu sütunlardan çağrı yapıyoruz…
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye’yi tam anlamıyla temsil edebilmek için Meclis’teki üç partinin lideri ile bir araya gelmelidir. Orada ne görüşeceğini onlarla konuşarak, tartışarak ABD’ye gitmelidir. ABD’de, Azınlık Geçici Seçim Hükümeti’nin Başbakanı olduğunu kesinlikle vurgulamalıdır. Görüşmelerini de bu çerçevede yapmalıdır.

Ama Sayın Davutoğlu, belki de 1 Kasım’da selefi olacak muhalefet liderlerine görüşmeden ABD’ye gitti. Ama hala çeşitli iletişim kanallarından CHP, MHP ve HDP liderlerine ulaşarak, yapacağı görüşmeler için fikirlerini almasıdır.
Zira Türkiye’nin merkez üssü olduğu bölgemizde yeni dengeler kuruluyor. Rusya, ABD ile İran’ın yakınlaşmasından bir hayli tedirgin. Petrol ve doğalgaz konusundaki hâkimiyetini kaybetmekten korkuyor. Rusya’nın bu yöndeki bir girişimi AB ülkelerini ve ABD’yi de bağlar ki bu Türkiye için çok ciddi bir tehlike. 1 Kasım seçimlerine endekslenen Türkiye bunları tam görüp, okuyamıyor ve dolayısıyla sürekli olarak pozisyon kaybediyor. Yarın değişik bir denklem kurulur ve Türkiye’nin bölgedeki pozisyonu tamamen değişirse, bırakın dış politikamızın mimarı Davutoğlu’nu, Saray’ın danışmanları ve fikir stratejistleri bile hesap göremez.
Bölgesindeki yönetsel ve stratejik üstünlüğünü kaybeden, Türkiye’nin eski pozisyonunu hızla yeniden kazanması gerekiyor. Bunun için de istikrarlı bir Türkiye şart. Bu şartın ön koşulu da 1 Kasım’da halkın çoğunluğunun iradesini yansıtan bir hükümet ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Saray sınırları içine çekilmesi.

Yoksa ateşten çember içinde istikrarı bulamayan güzel ve yalnız ülke Türkiye’dir geleceğimiz…
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.