Dün de söyledim. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD gezisi 50 dakikalık görüşmeye sıkıştırıldı.

Tam bir ‘cambaza bak’ oyunu.

İsterseniz baştan alalım. Dünyada olup bitenleri anlamak için ‘enerjinin’ ve de ‘kıymetli madenlerin’ izini süreceksin. Biz de bunu yapmayaçalışıyoruz. Buna ‘suyun izini’ de ekleyebiliriz.

ABD'nin dört genelkurmay başkanlığı ile Atlantik-Pasifik hattını kısaca anlatmıştık. ABD Trans Atlantik hattını tamamladı. Bu süreç Bush’un Irak işgaliyle başladı. Obama dönemin-
de Türkiye-İran-Irak ve Suriye hattıyla tamamlandı.

Şimdi de Pasifik hattı ile meşgul. Bu hatta Çin ve Kuzey Kore’den endişeli. Bu yüzden Rusya ile ‘büyük fotoğrafta’ anlaştı. Ancak, bölgesel rekabet ve ‘güvensizlik’ sürüyor. Bu da yeni ‘bölgesel çatışmalar’ anlamına geliyor. Yeni Suriye Karabağ olabilir. Trans Pasifik Enerji Koridoru’nda ABD’ye güvenmeyen Rusya geleneksel Ermeni kartına sarılıyor. Çirkin savaşı körüklüyor. ABD de Azerbaycan’ı. Karabağ’daki çatışmanın temelinde ABD-Rusya arasındaki bölgesel çekişme var. Belki de paylaşma, kim bilir...

ABD, Kazakistan-Türkmenistan-Rusya-Azerbaycan-Afganistan-Pakistan üzerinden Trans Pasifik Enerji Koridoru’nu sorunsuz bir biçimde Bender Abbas Limanı’na indirmek istiyor.

Bu ABD’nin Afganistan’da kalıcı olacağının göstergesi. Ayrıca ‘Türklük temelli’ bir politika ile Orta Asya’ya tam yöneldiğinin de.

Bu maksatla da öncelikle, doğalgaz, petrol ve altın madenleri ile tanınan Türkmenistan için İsviçre Modeli bir statü geliştirdi. Türkmenistan tam bağımsız ve tarafsız devlet statüsünü on-on beş gün önce BM Genel Kurulu’nda ABD desteği ile sağladı. Bir anlamda uluslararası finans ve yatırımların garantiye alındığı tarafsız bölge.

Bu da ABD ile büyük fotoğrafta anlaşan Rusya'yı tedirgin etti. Obama yönetimi de ABD Senatosu’ndan denizaşırı ülkelere asker gönderme yetkisini aldı. 10 bin kişilik Ordu Almanya’ya yerleşecek. Çin ve Kuzey Kore’ye karşı görünse de aynı zamanda Rusya'ya. O da yukarıda belirttiğimiz gibi Ermeni kartını ortaya sürüyor.

İslam’ı, ‘ılımlı’ diye önce politize etmeye, ardından da parçalara ayırarak IŞİD gibi ‘kanlı örgütlerle’ tarif etmeye çalışan ABD, şimdi de Türklüğü kendisine göre tarife ve kullanmaya çalışıyor.

Soruyorum size şimdi, bu hesaplar yapılırken Erdoğan'ın 50 dakikalık görüşmesinin ne anlamı var? Ama meraklısı için bu gezinin Cumhurbaşkanı Erdoğan için ‘çok verimli geçmediğini’ söyleyebiliriz. Bu Türkiye açısından ‘oh oldu’ denilecek bir şey değil.

Dikkat ettiniz mi? Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de Cumhuriyetçi aday Trump'a durduk yerde sert çıktı. Amaç, Hillary Clinton veya kurmayları ile görüşme yapmaktı. Ancak cevap bulamadı. Bu koridorda sorun kalmadığına inanan Trans Pasifik Enerji Koridoru’nu öne çıkartan Clinton’ın ulusal güvenlik politikasını belirleyen uzmanları ile temas sağlanamadı.

Ortadoğu’da taşlar yerine oturuyor. Hem de Türkiyesiz.

Rusya ve ABD el sıkıştı Esad kalacak. Türkiye ile İsrail kısa sürede sorunlarını giderecek.

Türkiye de yüz yılın fırsatına bakacak mı?

Bunun için ‘yeni liderler’ ve ‘yeni siyaset’ gerekiyor.

Bu sözlerimden AKP, CHP, MHP ve HDP genel başkanlarını kastetmiyorum.

Yeni liderler ve yeni politikalardan söz ediyorum.

Peki, bunu nasıl yapacağız. Adaletli olacağız.

Baskıcı olmayacağız.

Önce evin içinde yapacağız bu eylemleri.

Güçlü adamlar her zaman yanında ‘güçlü danışmanlar’ ister. Güçlü siyasetçiler ister.

Peki, danışman geleneğini yeni keşfeden CHP, başka partilerden gelme ‘ikinci sınıf danışmanlar’ ile nereye varacak?

Bu sorunun cevabını da siz verin.

Cevabı o kadar büyük ki, ağzıma sığmıyor.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.