Altın madenine karşı tek başına 'direndi'

Danıştay İdari Davalar Genel Kurulu, İzmir’in çatısı Efemçukuru’ndaki altın madeni için verilen acele kamulaştırma kararına karşı çıkarak açtığı davada tek başına direnen Ahmet Karaçam'ın lehine karar verdi. 

Altın madenine karşı tek başına 'direndi'

Danıştay İdari Davalar Genel Kurulu, İzmir’in çatısı Efemçukuru’ndaki altın madeni için verilen acele kamulaştırma kararına karşı çıkarak açtığı davada tek başına direnen Ahmet Karaçam'ın lehine karar verdi. 

12 Haziran 2018 Salı 09:58
Altın madenine karşı tek başına 'direndi'

Cumhuriyet'ten Hakan Dirik'in haberine göre savaş durumu için çıkarılan “acele kamulaştırma” kararının 2008 yılında köyündeki altın madeni için kullanılmasına karşı çıkan Ahmet Karaçam, süreç içinde diğer köylülerin vazgeçmesiyle tek başına kaldı. Ancak o mücadelesinden vazgeçmedi. Acele kamulaştırılan 35 parselden ikisinin sahibi olarak hukuki mücadelesini “yalnız efe” olarak yürüttü. Davası Danıştay’a dek taşındı. 6. dairede kazandığı mücadeleyi, altıncı şirket Tüprag ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, son bir çırpınışla Danıştay İdari Davalar Genel Kurulu’na götürdü. Ancak Danıştay’ın en üst aşaması da alt mahkemenin kararını onayarak Ahmet Karaçam’ı haklı buldu. Karaçam, son kararla birlikte acele kamulaştırmayı kesin olarak iptal ettirdi.

Karaçam, idari davalarda ülkenin en üst mahkemesinde kazandığı zaferi, “keçilerini otlatmaktan döndükten sonra” önceki gece Cumhuriyet’ten öğrendi. Karaçam, davaya konu olan ve madenin yolunu kestiği bağıyla daha fazla ilgileneceğini söyledi.

MÜCADELE DOĞA İÇİN

“Yalnız Efe”nin avukatı Arif Ali Cangı, “Onun mücadelesi sadece kendi toprağı için değildi, İzmir’in içme suyunu zehirleyeceği yargı kararı ile sabit madene karşı İzmir’in içme suyu havzalarının korunması içindi. Köyünün topraklarının kirletilmemesi için tek başına çok sayıda dava açtı, mücadelesini on yıldır neredeyse tek başına sürdürdü, toprağını ve yaşam alanlarını koruma mücadelesinde türlü türlü fedakârlıklara katlanarak risk aldı. Onu savunmak benim için onur” diye konuştu.

Karaçam’ın hem madenci şirkete, hem de hükümete karşı direndiğini belirten Cangı, “Kendisine teklif edilen astronomik miktarları reddetti, zaman zaman tehditler aldı, ama hiçbirine aldırış etmedi, ‘Başım musalla taşına konmadan altıncılar benden bir karış toprak alamaz’ dedi. Nihayet hukuk Karaçam’ın hakkını tescil etti” dedi.

Önerilen Haberler
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
tebrik ederiz 2018-06-12 11:47:02

demekki hakkini ariycaksin pes etmiyceksin

Avatar
ece 2018-06-12 11:55:44

“Bitkilerin canlı olduğunu düşünürüz.Onların suyu, kanlarıdır.Doğar ve büyürler.Aynı gerçek, ağaçlar için de geçerlidir.her şey ölür.Her şey öldüğüne göre, her şey canlıdır.her şeycanlı olduğu için,her şeye hediyeler vermek, gönüllerini hoş tutmak gerekir.Ralganal Benson,Pomo Kabilesi.

Avatar
ece 2018-06-12 11:58:05

Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık tutulduğunda; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.

Avatar
aydın 2018-06-12 10:11:49

Hatta, akarsu ve göllere karışan siyanür, o suda yaşayan tüm canlıların ölümüne de yol açmaktadır. Tüm bunların yanında, sadece su ve toprak ile değil, zehir havaya da karışarak, solunum sistemi ile de insan bünyesine giriş yapabilmektedir.

5495_sodyumsiyanur1 (1)

İnsan vücuduna alınan siyanür, kısa sürede zehirlenmeye yol açar. Siyanürün beyin, kalp ve akciğerleri çok hızlı bir şekilde etkileyebildiği, bilimsel açıdan kanıtlanmış bir gerçektir.

Avatar
ece 2018-06-12 11:55:01

Hayvanlar olmadan insan nedir ki ?Eğer bütün hayvanlar kaybolup giderse, insanoğlu büyük bir ruh yalnızlığı içinde ölecekler. Hayvanlara ne olduysa insanlara da aynısı olur. Her şey birbirine bağlıdır. Yerkürenin başına gelen, yerkürenin çocuklarının da başına gelir.Seatte,Suqwamish_Duwamish Kabilesi

Avatar
ece 2018-06-12 11:56:36

“Hayvanların hakları vardır, insanlar tarafından korunup kollanma hakkı, yaşama hakkı, çoğalma hakkı, hürriyet hakkı…Bütün bu hakları kabul etmiş olan bizler hayvanları esir etmeyiz. Yiyecek ve giyecek olarak ihtiyacımız olanların dışında hepsinin hayatını bağışlarız. Bu hayat görüşü bize daimi bir sevgi vermiştir.Varlık sahnesindeki her şeye eşit önem atfetmemizi sağlamıştır.Biz hiçbir yaratığa hor bakmayız. Hepsi aynı kandan, aynı el ile yapılmış, aynı ruh ile doldurulmuştur. Ayakta duran ayı, Siyu Kabilesi.