Atatürk'e hakaret eden meczup hakkında yeni gelişme

“Atatürk'ün  hatırasına alenen hakaret etmek" ve “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek" suçlarından aldığı 2 yıl 6 ay hapis cezasının istinaf mahkemesinde bozulması üzerine Hasan Akar'ın yargılanmasına tekrar başlandı.

Atatürk'e hakaret eden meczup hakkında yeni gelişme

“Atatürk'ün  hatırasına alenen hakaret etmek" ve “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek" suçlarından aldığı 2 yıl 6 ay hapis cezasının istinaf mahkemesinde bozulması üzerine Hasan Akar'ın yargılanmasına tekrar başlandı.

12 Aralık 2017 Salı 14:49
Atatürk'e hakaret eden meczup hakkında yeni gelişme

Atatürk'e hakaret eden Hasan Akar'ın yargılanmasına tekrar başlandı. 

Hasan Akar duruşmaya katılmadı, avukatı reddi hakim talebinde bulundu. Mahkeme, CHP Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi'nin de aralarında bulunduğu 3 kişinin de davaya müdahil olma taleplerini reddetti. Reddi hakim talebinin karar bağlanması için dosyanın Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine karar veren mahkeme, duruşmayı erteledi. 

HASAN AKAR DURUŞMAYA KATILMADI 

Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Hasan Akar katılmazken, Avukatı Mustafa Arıboğa hazır bulundu. Hakim, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi'nin bozma kararını okudu. Hakim, CHP Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi'nin de aralarında bulunduğu 3 kişinin de davaya müdahil olmak için avukatları aracılığıyla mahkemeye dilekçe sunduklarını açıkladı. Söz alan İlgezdi'nin Avukatı Dila Isıyel de davaya müdahil olma taleplerinin olduğunu belirterek, “Gerekçelerini dilekçemizde ayrıntılarıyla belirttik. Eski kararda direnilmesini, hakaret içerikli kitapların da toplatılmasını talep ediyorum" dedi.

HASAN AKAR'IN AVUKATI: HAKİMLİĞİNİZİ REDDETTİM BUNA GÖRE KARAR VERİLSİN

Hasan Akar 'ın Avukatı Mustafa Arıboğa, reddi hakim talebinde bulunduğunu belirterek, “Hakimliğinizi reddettim. Buna göre karar verilsin. Ayrıca davaya katılma taleplerinin de reddine karar verilsin. Bunlar hep baskı unsuru" ifadelerini kullandı. 

KATILMA TALEPLERİ REDDEDİLDİ

Mahkeme, İlgezdi'nin de aralarında bulunduğu 3 kişinin suçtan zarar görmedikleri gerekçesiyle davaya müdahil olma taleplerinin reddine karar verdi. Reddi hakim talebinin karara bağlanması için dosyanın bir üst mahkeme olan Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine karar veren mahkeme, duruşmayı erteledi. 

DAVANIN GEÇMİŞİ

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Hasan Akar'ın da 9 Mayıs 2017 tarihinde saat 19.00'da bir televizyon kanalında ana haber programında yayınlanan bir videoda  söylediği sözlerine ilişkin soruşturma başlatmıştı. Soruşturma sonunda iddianame hazırlayan savcılık, söz konusu  videoda Atatürk'ün hatırasına alenen hakarette bulunduğunu belirterek, Akar'ın "Atatürk'ün  hatırasına alenen hakaret etme" ve "Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçlarından 2,5  yıldan  7,5 yıla kadar hapsi talep etmişti.Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesi 19 Temmuz'da görülen duruşmada Hasan Akar'ı “Atatürk'ün  hatırasına alenen hakaret etme" ve "Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçlarından toplam 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırmış ve Akar'ın tutukluluk halinin devamına hükmetmişti. Hasan Akar'ın avukatı karara itiraz etmişti. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi de Hasan Akar'ın konuşmayı 2004 yılında yaptığı yönünde savunması bulunduğunu, yerel mahkemenin bunu araştırmadan, konuşmanın televizyonda yayınlandığı 9 Mayıs 2017 tarihini suç tarihi kabul ederek hüküm kurduğunu, 12 yıllık zamanaşımı tartışmasına girmeden kurulan hükmün bozulmasına 5 Ekim'de karar vermiş ve Hasan Akar'ın da tahliyesine hükmetmişti. 

NE OLMUŞTU?

TVNet’te yayımlanan “Derin Tarih” isimli programda Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi kızı Afet İnan hakkında skandal sözlere imza atılmıştı “Derin Tarih” dergisinin Latife Hanım konulu sayısının işlendiği “Latife Hanım Çankaya’nın ikinci first lady’si miydi” sunuşuyla hazırlanan programda, Afet İnan hakkında skandal ifadelerde bulunmuştu. 

NUR CEMAATİ'NDEN ATATÜRK'E KÜFÜR

Atatürk’e hakaret eden Mustafa Armağan, Yavuz Bahadıroğlu ve Süleyman Yeşilyurt’un bu programının ardından Nurcuların Hocası Hasan Akar, Atatürk’ün annesini hedef aldı. Hasan Akar “Atatürk’ün annesi Selanik genelevinde çalışıyordu” şeklinde alçakça ifadeler kullandı. 

Önerilen Haberler
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
muhammet 2017-12-12 15:00:35

ataturke dinsiz diyen kafirdir keske herkes ataturk gibi dinsiz olsaydi son gunlerde goruyoruz sudileri ne kadarda muslumanlarmis kudusu bile siyonislere verecek kadar musluman eeee kimmis dinsiz hadi bakalim

Avatar
Pislik adam 2017-12-12 16:05:47

Camur akapayi arkasına alan her pislik Atatürk e saldırıyor adi yaratıklar CAMUR AKPARTİ

Avatar
ATAM 2017-12-12 16:23:10

ATATURK E DINSIZ DIYEN YA KAFIRDIR YA AJANDIR YADA VATAN HAINIDIR NOKTA

Avatar
acaba?? 2017-12-12 15:20:48

Aziz milletvekilleri, dünyaca bilinmektedir ki, bizim devlet yönetimimizdeki ana programımız, Cumhuriyet Halk Partisi programıdır. Bunun kapsadığı prensipler, yönetimde ve politikada bizi aydınlatıcı ana çizgilerdir. Fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz.(1)

Avatar
acaba?? 2017-12-12 15:23:07

ATATÜRK GÖKTEN İNDİĞİ SANILAN KİTAPLAR DİYOR KENDİ İNANMIYOR İNDİĞİNİ SANANLARA HİTAP EDİYOR AMA KENDİ İNANCİ MALESEF YOK...

Avatar
BELGE 2017-12-12 15:36:47

(Kuran ayeti olduğunu sandığı halde HEZEYAN” diyor Haşa Peygamberimizi [sallAllahu aleyhi vesellem] saçmalamakla” itham ediyor. Başka bir husus ise, M. Kemal yanlış tercüme edilen ayetten bağımsız olarak, bu ayeti eleştiriyor Güya, yükselmiş, medeniyeti gelişmiş bir aleme bu şekilde söylemek manasız imiş, haşa)

Ezanı, Tekbiri, Kuran-ı Kerimi ve Hutbeyi Türkçeleştirme çalışmaları sırasında yaşanan mühim bir olayı Hafız Sadettin Kaynak şöyle anlatmaktadır:

Tekrar bana dönerek, Sana bir yer gösterdim, orasını oku!” dediler. [Hiç unutmam, Elhamı, ötekilere verdiği gibi kapalı değil, açmış, evvelden tesbit ettiği anlaşılan sayfanın alt kısmını göstererek, Bu işaret ettiğim ayeti okuyacaksın!” diye vermişti.] Gösterdiği yer, Nisa Suresinde hürmet-i musâhara âyetinin [23. ayetin] tercümesi idi. Bu âyette, ve en tecmau beynel-uhteyni, illâ mâ kad selef. InnAllahe kâne gafuren rahimen” [ibaresi] şöyle tercüme (Kasımiriskinin Fransızca Le Koran” adlı çevirisi) edilmişti:

Avatar
BELGE 2017-12-12 15:39:50

[Validelerinizi, kızlarınızı, hemşirelerinizi, hala ve teyzelerinizi ve birader veya hemşirelerinizin kızlarını, süt ninelerinizi, süt hemşirelerinizi, kadınlarınızın validelerini, taht-ı nikahınızda bulunmuş kadınların vesayetinize verilmiş kızlarını taht-ı nikaha almak size haramdır. Yalnız birlikte yatmadığınız kadınların kızlarını almakta hiçbir günah yoktur. Kendi oğullarınızın zevcelerini] ve iki hemşireyi nikah etmeyiniz. Lakin bir emr-i vaki olmuş ise, Allah Gafur ve Rahimdir.

Burada Atatürk yüksek sesle [şöyle dedi] :

Konyaya git, orada karının hemşiresini bilmeden al, sonra da Bir emr-i vaki oldu. Allah Gafur ve Rahimdir” de ha! BU BIR HEZEYANDIR! (Kuran ayeti olduğunu sandığı halde böyle diyor Haşa Peygamberimizi [sallAllahu aleyhi vesellem] saçmalamakla” itham ediyor.)

Avatar
BELGE 2017-12-12 15:42:03

Bu sözler ve bu anlayış üzerine herkes derin bir sukuta ve acı bir korkuya düşmüştü.[] Ben ayağa kalkarak, Atatürküm! Burası yanlış tercüme edilmiştir. Ayetin asıl tercümesi şöyledir” diyerek anlatmaya çalıştım. [Fakat o, Isbat et yanlış olduğunu” deyince] şunları da sözlerime ilave ettim:

Iki hemşireyi bir zamanda nikahınızda bulundurmayınız. Ancak birini bıraktıktan, yahut öldükten sonra ötekini alınız; bir emr-i vaki olmuş ise” değil, illa mâ kad selef”, Kuranın nüzulünden, yani Islamiyetten önce vaki olan evlenmeler müstesnadır. Bunlardan dolayı Cenab-ı Hak sizleri muhatab tutmaz. Gafur ve Rahim olan Allah, bu müsaadesiyle bu evsafta bulunan birçok kadınların kocasız kalmasını müeddi olacak hareketi lutfen affediyor, demektir diye de izah ettim.[]

Atatürk bu izahatımı sonuna kadar alaka ile dinledi ve hiçbir şey söylemediler; ve Bu gece bu kadarla iktifa edelim, musiki faslına geçelim!” buyurdular.[1]