FETÖ'nün 'mahrem yapılanma' davasında 25 tahliye

Sanık Mustafa Can, savunmasında, iddianamede FETÖ'nün eğitim kurumu olduğu belirtilen kurumdan sonbahar 2015'te istifa ettiğini ve sonrasında örgütün bir kurumunda çalışmadığını anlattı

FETÖ'nün 'mahrem yapılanma' davasında 25 tahliye

Sanık Mustafa Can, savunmasında, iddianamede FETÖ'nün eğitim kurumu olduğu belirtilen kurumdan sonbahar 2015'te istifa ettiğini ve sonrasında örgütün bir kurumunda çalışmadığını anlattı

28 Temmuz 2017 Cuma 18:42
110 Okunma
FETÖ'nün 'mahrem yapılanma' davasında 25 tahliye

FETÖ'nün "mahrem hizmetler yapılanması"na dahil oldukları iddiasıyla 15 yıla kadar hapis istemiyle 138 kişinin yargılandığı davada 25 sanığın tahliyesine karar verildi. Yurt dışına kaçarken yakalanan bir sanık, "Çocuğum hasta' diyorsun ama sınırı geçmeye çalışıyorsun" diyen hakime, "Avrupa'da çalışmak için" yanıtını verdi.

FETÖ'nün "mahrem hizmetler yapılanması"na dahil oldukları iddiasıyla haklarında "silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçundan 15 yıla kadar hapis istemiyle 138 kişinin yargılandığı davada tutuklu 83 sanıktan 25'inin tahliyeleri kararlaştırıldı.

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanıklar ve avukatları katıldı. FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Batman Sason 7. Jandarma Tabur Komutanlığında Jandarma Üsteğmen rütbesiyle görev yapan tutuklu sanık Yunus Yıldız, darbe girişimini lanetlediğini söyleyerek, "kendisine ait olmayan bir telefon numarası nedeniyle tutuklu olduğu"nu ileri sürdü.

Hatay Arsus İlçe Jandarma Komutanı olarak atanması dolayısıyla 15 Temmuz 2016'da izne ayrılmak istediğini anlatan Yıldız, "Çünkü ev eşyamı nakledecektim. O zamanki tabur komutanımız bana ısrarla 15 Temmuz'dan sonra izne ayrılmamı söyledi. Araya cumartesi ve pazarın girdiğini, planlı faaliyet olmadığını söyledim. Evimi nakledeceğimi söylemiştim. Rapor alarak birliğimden ayrıldım. Terörist olsam, birlikte kalırdım" diye konuştu.

FETÖ/PDY yapılanmasında yer almadığını savunan Yıldız, MİT TIR'larının durdurulmasına ilişkin neden yargılandığını da bilmediğini söyledi.

'Çocuğum hasta' diyorsun ama sınırı geçmeye çalışıyorsun'

Duruşmada, darbe girişimi gecesi Akıncı Üssü'nde bulunduğu belirlenen sivillerden Nurettin Oruç ile aynı şirkete ortak olan ve Edirne'den sınırı geçmek isterken yakalanan sanık Fetullah Çatal ile bulunduğu cezaevinden telekonferansla bağlantı kuruldu. Öğretmenlik yapan sanık Çatal, "Herhangi bir terör örgütüyle irtibatım yok" diyerek, "mahrem hizmetler abiliği" yapmadığını ve askeri personelle görüşmediğini öne sürdü.

ByLock kullanmadığını iddia eden Çatal, Nilüfer Pratik Özel Eğitim Hizmetleri Gıda İnşaat ve Ticaret Limited Şirketini Nurettin Oruç, İsmail Sarı ve Muhammed Tüfek ile kurduklarını ancak ortakları arasında Kemal Çalışkan'ın olduğunu anımsamadığını ifade etti.

Bank Asya'ya talimatla hesap açtırmadığını savunan Çatal, "Eşim tarafından açılan hesap, çocukların okul taksitinin ve çalıştığım kurum tarafından maaşlarımın yatırılması içindir. Örgütsel amacı bulunmamaktadır" dedi.

Çocuklarını örgüte müzahir eğitim kurumlarına gönderdiğini kabul eden Çatal, "Ancak oğlumda davranış bozukluğu vardır. Özel eğitime ihtiyacı vardı" diyerek tahliyesini talep etti.

Mahkeme Başkanı Hüsamettin Otçu'nun "Edirne'de sınırdan kaçarken yakalanmışsın. Amacın neydi?" sorusu üzerine Avrupa'da çalışmak için Yunanistan'a geçmek istediğini belirtti. Otçu'nun "'Çocuğum hasta' diyorsun ama sınırı geçmeye çalışıyorsun" sözü üzerine Çatal, "Onları da almayı düşünüyordum" dedi.

Yine Edirne'den sınırı geçmeye çalışırken yakalanan öğretmen sanık Mustafa Can da tutuklu bulunduğu cezaevinden yaptığı savunmada, iddianamede FETÖ'nün eğitim kurumu olduğu belirtilen kurumdan sonbahar 2015'te istifa ettiğini, o tarihten sonra örgütün bir kurumunda çalışmadığını anlattı.

Can, "Jandarma personeline 'abilik' yaptığım iddiasını reddediyorum. Böyle bir faaliyette bulunmadım. ByLock yüklemedim, kullanmadım. Eşimin ve benim KPSS şüphelisi olduğunu iddianameden öğrendim. Eşim 2001-2016 arasında toplam 4 ya da 4 buçuk yıl iddianamede belirtilen kurumlarda çalıştı. Bu, geçimimizi temin maksatlıydı" diye konuştu.

Can, ailesini de alarak, yurt dışında yeni bir hayat kurmak maksadıyla Edirne'ye gittiğini söyledi.

Savunmasını yapan diğer sanıklar da suçsuz olduklarını iddia ederek, tahliye talebinde bulundu.

Cumhuriyet Savcısı sanıklardan 35'inin tahliyesini talep etti.

Mahkeme heyeti, ara kararında tutuklu 83 sanıktan 25'inin tahliyesine karar verdi. Heyet ayrıca bugün savunma yapan Yıldız, Çatal ve Can'ın da arasında bulunduğu 58'inin tutukluluklarının devamına karar vererek, davayı erteledi.

İddianame

İddianamede, 27 Temmuz 2016 akşamı TEM Dairesi Başkanlığı Nöbetçi Amirliğini arayan ve ismini vermek istemeyen bir kişinin "elinde çok önemli bilgilerin olduğunu, bu bilgileri kapalı bir zarf içerisinde Emniyet Genel Müdürlüğü binasının alt kısmında kalan Cemal Süreyya Parkı'ndaki bir çöp bidonunun içerisine bıraktığını, bu bilgilerin detaylı şekilde incelenmesi sonucunda FETÖ/PDY ile alakalı çok önemli konuların çözüleceğini" beyan ettiği belirtiliyor.

İhbarda belirtilen çöpün incelenmesi sonucunda, sarı renkli bir zarfta 11 sayfa, beyaz renkli ikinci zarfta ise 6 sayfadan oluşan isim listesi olduğunun belirlendiği bildirilen iddianamede, burada isimleri yer alan kişiler hakkında soruşturma açıldığı kaydediliyor.

Savcılık soruşturması sonucunda, ihbarda isimleri yer alan kişilerin FETÖ/PDY üyesi oldukları ve örgütün mahrem hizmetler yapılanmasında görev üstlendiklerinin belirlendiği ifade ediliyor.


Önerilen Haberler
Anahtar Kelimeler:
Sanık Mustafa CanFetö
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.