'Sosyetik Kıyamet' kapımızda!..
Kıyamet konusu aslında teolojinin en çetrefil konularından birisidir. Her dinin kendine özgü “Kıyamet” anlayışı ve belirtileri olsa da bunların semavi dinlerde bazı ortak noktaları da mevcuttur. Bu haliyle kıyamete olan inanç, dinlerin en temel kavramları arasındadır. Tabii günümüzde bir de “Din-dışı” diyebileceğimiz ama “Dinsel esintiler” taşıyan “Modern inanış”lar da var. Bunlar daha ziyade kimi antik metinlerden referans alan ve onları yeni kavram ya da olgularla birleştirip yayan bir özellik taşırlar.
O yüzden aslında epeyce uzun bir süredir gündemde olan “Maya Kehanetleri” doğrultusundaki 21 Aralık 2012’de “Kıyamet kopacağı” beklentisi de aynı inanışların bir parçası. Dolayısıyla “Mantıklı” veya “Mantıksız” bunu da bir tür “İnanış” kabul eder ve fazla feveran etmem. Çünkü adı üstünde bu bir “İnanış”tır ve her inancın doğasında olduğu gibi elbette “Tartışılamaz” öğeler taşıyacaktır. Lakin bu seferki biraz garip ve hemen “Kitle kültürü”nün, hatta “Ticari” hesapların bir parçası haline getirilmiş durumda. “Kıyamet turu operatörleri” devrede! Fakat kapitalizmde yaşıyoruz ve hangi inanç “Ticari” bir konu haline getirilmemiş durumdaki zaten? Ancak beni en çok güldüren şu “Şirince” hikâyesi. Eğer kıyamet kopacaksa ve dünya yok olacaksa Şirince’nin (Bir de Fransa’daki Bugarach) bundan nasıl “Muaf” olacağı sorusu bir yana, insanoğlunun bunu bile “Sınıfsal ayrıcalık” konusu haline getirmesi. Bu anlamda Şirince herhalde Kıyamet’in kimilerine özel “Birinci mevkisi”, “Lüks Locası” ya da hususi “Kurtarma filikası” filân oluyor herhalde. Oysa kıyamet -eğer kopacaksa- en “Sınıf-dışı” oluşum olurdu herhalde. Titanik batarken nasıl mevki ayrımı yapmamışsa (“Filan numaralı kamara ya da güverte su üstünde kalacaktır, istisnadır” olmadı yani!) dünya batarken de öyle bir ayrım olmayacak herhalde! Herkesi kapsayacağı gibi -gene inanışın kendi kodlarıyla konuşursak- illâ bir ayrım olacaksa bu dünyadaki geçmiş “Amellerimiz” ve “Takva”mızla olacaktır. Paranız, pulunuz, makamınız, şöhretiniz size özel bir “Pasaport” sağlamayacak bu durumda. Tabii gafil insanoğlu her şeyden olduğu gibi bundan da kendisine bir “İlahi Rant” çıkarma arayışında! Şimdi Şirince’ye doluşanlara bakıyorum da kimler yok ki? Semra Özal ve çocuklarından Cem Yılmaz’a, sosyetik güzel Süreyya Yalçın’dan Sibel Can’a, Lerzan Mutlu’ya, vb. bir “Yığılma” oluşuyor anlaşılan. Ayrıca “Enternasyonal” konuklar da olacağı söyleniyor. Angelina Jolie, (Hani şu Suriye’ye kıyametin ilk habercisi!) Brad Pitt, Tom Cruise ve Jennifer Lopez’in de geleceği belirtiliyor. Oda fiyatlarının tavan yaptığı bu ortamda “Kıyametin Galası”nda özel koltuklardan yer kapmaya çalışacakları anlaşılıyor. Belli ki bu dünyadaki “Ayrıcalık”larını tüm insanlık “Öte tarafa” giderken de sürdürmeye niyetliler var. “Kıyametin sosyetesi” sanki bunlar. Onlar bu “İltimaslı locaları”ndan kıyametin kendilerine “Torpil” geçmesini beklerlerken biz gariban “Avam” da evdeki televizyonlarımızdan “Naklen” kaderimizi izleriz herhalde! Bana kalırsa “Kıyamet belirtisi” aramaya, Marduk filân gözlemlemeye ne gerek var? Konuya vakıf herkes bilir ki bütün bunlar başlı başına bir “Kıyamet habercisi”dir zaten!.. Neyse, “Kıyamet yaklaşırken” edebileceğim tek dua “Allah’ım bizi şaşkın kullarından eyleme” olur herhalde!..