MOODY’S’İN Türkiye’nin notunu düşürmesinin ardından yeniden köpürtülen “milli rating şirketi” kurma tartışmaları son hız devam ediyor.
Konuyla ilgili esprili yaklaşımlar da var, ekonomistlerin ciddi analizleri de...
Yazının başlığını da bir ekonomi gazetecisi arkadaşımın sosyal medyada paylaştığı “Milli kredi derecelendirme kuruluşumuzu kurduk diyelim.
Türkiye’nin notunu AAA+ yaptık, görünümü de aşırı pozitif... Eee sonra?” yorumundan aldım. Evet, gerçekten de milli şirketimizi kurduk, verileri inceledi, siyasi durumu analiz etti.
Sonucunda ne not verecek? AAA+ mı?
İlgiyle yazılarını ve sosyal medya mesajlarını izlediğim ekonomist Mahfi Eğilmez de konuyu
“Enflasyonda hedef yüzde 5, gerçekleşme yüzde 11,92. Milli reyting şirketi kursak ne diyecek buna?
İyidir dese alay konusu olacak, yabancı yatırımcı ciddiye almayacak, kötüdür dese işinden olacak.
Sonunda biz bunu niye kurmuştuk diye birbirimize bakacağız” tweetiyle özetlemiş.
Piyasanın içinden bir isme, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Başkanı İlhami Koç’un görüşlerine bakalım.
Kredi derecelendirme kuruluşlarının oligopol bir piyasa olduğunu söyleyen Koç “Esasen iki büyük oyuncu var, bunlar piyasanın yüzde 80’ini oluşturuyor.
Diğer büyük oyuncu da girdiği zaman bu oran yüzde 95’e çıkıyor.
Bu yapıyı kırmak için bugüne kadar gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde birçok girişimde bulunuldu.
Bazı şirketler kuruldu hatta bu ülkelerdeki rating şirketleri bir araya gelerek hep beraber büyük bir rating şirketi kurdular.
Buna karşın bu oligopol yapı kırılamadı çünkü borç verenler, bütün eleştirilere karşın hala bu şirketlere güveniyor” diyor.
Tüm bu eleştirel yaklaşımlara karşın milli rating şirketimizi kurduk diyelim.
Bu şirket, notunu verirken hangi kriterleri dikkate alacak?
Veri setini bir yana bırakalım kurumsal yapı, jeopolitik riskler, siyasetin ekonomi üzerindeki etkisini görmezden mi gelecek?
“Milli duruşa” uygun davranan bu rating şirketinin verdiği notları yabancı yatırımcılar, yabancı bankalar ne kadar ciddiye alacak?
Twitter’da gördüğüm “Kıskananlar Çatlasın Kredi Derecelendirme Kuruluşu”nu iç politikada malzeme yapmak, seçim meydanlarında, muhtar konuşmalarında “Bakınız milli rating şirketimizi kurduk, en yüksek notu da biz aldık” demek için kuracaksak, sıkıntı yok.
Bu arada zaten şu an Türkiye’de birkaç tane ‘milli’ derecelendirme kuruluşu var ama esameleri okunmuyor.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.