banner87

ABD yönetimi, Türkiye Cumhuriyeti hükümetine haddini aşarak kendince 'yaptırımda bulunmaya' kararlı.
Suudi Arabistan veliaht prensi Salman, Filistin lideri Abbas’a, Kudüs dışında bir bölgeyi teklif etti.
Hemen ardından teklifin kısa bir süreliğine geçerli olduğundan bahsedip, reddedilmesi halinde şu anki konumun korunmasının dahi söz konusu olamayacağını söyleyerek aba altından sopa gösteriverdi, Müslüman kardeşine. Proje, Filsitin'i sadece Kudüs'ten değil, Ürdün coğrafyasına sürmek..
İslam İşbirliği Teşkilatı zirvesine katılan ve Haşimi soyundan geldiği kabul edilen Ürdün Kralı Abdullah bile uyarılıyor.
Krala en yakın iş adamı Sabihal Masri, sudan bir bahaneyle Suudi topraklarında tutuklanıyor.
ABD yönetimi, Türkiye’deki mevcut iktidarı, “Teröre yardım eden, hukuku tanımayan ve tehlikeli ilişkileri olan bir yönetim” olarak görüyor.
Sudan ve yöneticisi Ömer El Beşir, Filistin Hamas lideri İsmail Haniye, ABD’deki davalarda tanıklık etmeyi kabul eden eski CIA başkan yardımcısı David Cohen, arka arkaya sıralayınca önceden hazırlandığı belli olan planın parçaları gibi duruyorlar ama kesin rolleri henüz bilinmiyor.
Suriye’de PYD’lilerin ve Esad yanlılarının, ele geçirmeyi başardıkları El Kaide militanlarının sorgulanması sırasında özellikle Türkiye bağlantıları üzerinde durulduğu artık bir sır değil ve CIA tarafından bağlantılar dosyalanmış ve takibe alınmış durumda.
ABD’nin ulusal güvenlik konsepti planında Türkiye hedefe konulursa sinyalleri çok güçlü bir şekilde mevcut kimse şaşırmamalı.
AKP’de daha önce uyarılan isimler kendilerine verilen mesajı ya anlamamışlar veya anlamazlığa gelmişler.
Bu konu AKP'yi hem içeriden hem de dışarıdan daha fazla yıpratacak gibi görünüyor.
Çünkü AKP içerisinde Erdoğan’a rağmen hareket etmeye çalışan bazıları, kamuoyu önünde küçük düşürülerek istifaya zorlandılar.
Erdoğan eski dava arkadaşlarını ya uzaklaştırdı ya da yalnızlaştırdı.
Bu olaylar yaşanmasına karşı son zamanlarda giderek artan tepkiler sonucunda, ABD’nin ve İngiltere Kraliçesinin onayı veya desteği ile gözetim ve izleme altında olduklarını bile bile karşı hareket edenler çoğaldı.
Abdullah Gül, Cemil Çiçek ve Ahmet Davutoğlu 'açık-kapalı' toplantılarını sürdürüyor.
Biliyorlar ki, AKP iç tartışmayı başlatmadan, siyasette köklü değişim olmaz..
ByLock arşivlerindeki yazışmalar, bazı bürokrat ve siyasilerin dosyalarını hayli kabarık bir duruma getirmiş anlaşılan.
AKP içindeki suskunların çoğunun bu gruptan olması tesadüf olmasa gerek.
Dosyaların içeriklerine dair bazı sızdırmalara bakarak şunları söyleyebiliriz ki, hareketlenmeye çalışan ekibin işi hayli zor.
AKP içerisinde tüm bu olaylardan bağımsız olan hareketli gruplar ise yeni yeni güç kazanan bazı tarikatlar.
Başından itibaren parti içinde olan ancak FETÖ dolayısıyla güç kazanamayan tarikatlar yeni çekim merkezleri olarak dikkat çekiyorlar.
Süleymancılar, Menzilciler ve İlim Yayma Cemiyeti bunların en göze çarpanları.
Yeni güç odakları sorgusuz sualsiz kabul görüyor maalesef.
FETÖ’den ders alınmamış, görüntü böyle.
Sonuç mu? Yeni odaklar yeni sorunlar…

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.