banner87
Gazete haberlerinden okuduğum kadarıyla CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu örgütlere mesaj göndermiş; seçime hazır olun diye...
Nihayet Genel Başkan seçimden seçime değil, her zaman örgütlerin seçime hazır olması gerektiğini anlamış.
Güzel bir gelişme...
Genel Başkan, kendisini seçen örgütlere güveniyor demektir...
Peki, örgütlerden sorumlu genel başkan yardımcısı ne yapıyor?
Kongreleri dizayn etmekle, belediyeleri dizayn etmekle meşgul...
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı hariç. (Onu dizayn edemedi...)
Yurtdışı turistik gezilerine de devam ediyor.
İhale işleri ne durumda?
Onu bilemiyorum.
Sayın Genel Başkanım.
MYK sayısını 12'ye indirdiniz.
Aslında daha da indirebilirsiniz.
Bence bir mahsuru yok.
Danışman sayısını artırdınız, bunu iki katına bile çıkarabilirsiniz.
Bu sizin takdiriniz.
Fakat partiyi tek başınıza yönetmeniz mümkün değil.
İsabetli kadrolarla, birlikte çalışmak insana keyif verir.
Kadrolarınızı seçerken ne kadar isabetli  karar verdiğinizi, kamuoyu görüyor.
Şu anki yöneticileriniz talimat verdiğiniz hususlar için ne yapıyorlar derseniz, büyük bir ihtimalle koro halinde 'her şey iyi gidiyor, siz her şeyin en iyisini yapıyorsunuz. O halk sizi anlamıyor. Sizi eleştirenler birer haindir. Biz size çok bağlıyız. Bizi her zaman seçiniz, bundan iyisi can sağlığıdır' diyorlar.
Seçmedikleriniz, devre dışı kalanlar da size veryansın ediyorlar.
Daha önce de bu sütunlarda yazmıştım.
Bu sene seçim var, hazırlıklı olun diye.
Bana yeni seçilmiş, daha koltuğun tadını çıkaramamış arkadaşlar sitem ediyorlar.
Nereden çıkardın bu seçim işini diye.
Ben de bunu cebimden uydurmuyorum. Ülkemizin içinde bulunduğu coğrafya ve koşulların bunu dayattığını, ayrıca cumhurbaşkanı Erdoğan'ın  başkanlık sevdası ve ülkeyi tek başına yönetme arzusunu ekleyince, seçim kaçınılmaz hale geliyor. 13 Milletvekili transferinin ve bir referandumun zor olduğunu, ama 367 milletvekilini aşabileceği bir seçimin daha mantıklı olduğunu değerlendirdiğini sanıyorum.
HDP ve MHP'nin işi zor.
O da bunu biliyor.
Ankara saldırısından sonra Başbakan Davutoğlu saat 11.00'de bir basın toplantısı yaptı. Yanında Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar vardı.
İki saat sonra cumhurbaşkanı Erdoğan da aynı yerde bir basın toplantısı yaptı. Yanında Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve iki bakan vardı.
Başbakan Davutoğlu yoktu.
Neden ayrı ayrı açıklama yaptılar.
Bunu iyi okumak lazım!
Demek ki, cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Davutoğlu arasında bir sorun var.
Valiler, emniyet müdürleri kararnamesi hala bekliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan onaylamıyor.
Saldırının olduğu Ankara'da şu an Emniyet Müdürü yok.
Eğer Cumhurbaşkanı Erdoğan, erken müdahale etmezse Özal'ın Demirel'in başına ne gelmişse Onun da başına aynı iş gelecek.
Bu kaçınılmaz bir durum.
AKP cephesinde böyle bir çelişkili durum var...
Peki, biz ne yapmalıyız derseniz, bu durumu iyi tahlil etmek ve ona göre bir strateji belirlememiz lazım.
Nasıl olacak derseniz.
Son 6 seçimde yaptıklarımız değil, yeni bir anlayışla ve yeni bir ekiple harekete geçmemiz lazım.
Öyle her aklına eseni, önemli bir görüş diye ortaya atan beton kafalardan hiçbir şey olmaz.
Yeni bir şeyler söylemek lazım.
Halkı inandırmak ve güvenmek lazım.
Sayın Genel Başkanın bu yaşadıklarından ders çıkarması lazım.
Bu seçim, O'nun son seçimi olabilir.
Bu tabanın ve bu seçmenin yeni bir yenilgiyi daha kaldıracak hali yok. 
Yazık oluyor. CHP'yi tartıştırmanın ve kendisini tartıştırmanın kimseye bir faydası yok.
Sadece Türkiye  değil, bütün komşu ülkeler de gözünü CHP'ye dikmiş bir başarı bekliyor.
Yeni bir umudu, yeşertmek lazım...
CHP'nin ve Genel Başkan’ın 'umut olduğunu', güzel günlerin 'umudu olduğunu' görmek istiyor.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.