banner87

Yaşam hızlı bir değişim içinde. İnsanlarımızın gözleri açılmış gibiydi. Bilmeyen ile bilen arasında arasındaki ince çizgiler ortadan kalkmış bulunuyor. 

Yukarıda bahsettiğimiz özellikleri edinmiş olanlar bilenlere taş çıkartıyorlar, soluk aldırmıyorlar!

Söz onların, eylem de onların.

Cahil cesurdur. 

Eskiden haddini bilenler susarlardı, sadece dinlerlerdi. Bir yerlerde değerli bir söz söylenirse onu belleklerine alırlardı. Şimdi hiç kimsenin bir bilim insanın, bir bileni dinlemeye gereksinimi yok. Onlar artık bu boşlukta gezen, uçuşan nesneler gibidirler. Medya özellikle de sosyal medya  insanın hayatına girdiğinden beri ipin ucu iyice kaçtı. Ortalıkta dolaşan bir cümle, birkaç dizenin kime ait olduğu bilinmeden, anonim olanları bile kendilerinin sözleri imiş gibi dağıtıyorlar, paylaşıyorlar. Bir bilgi kirliliği var. Neyin kime ait olduğu önemli değil. 

Sahneyi dolduranların bu büyük kalabalıkların çokbilmişliklerini de artık hoş görüyoruz. Daha ötesi ve daha vahimi var. Onların dünyaları, kapasiteleri algıları o kadar deyip geçiyoruz.

Okumuş yazmışların, eli kalem tutanların, gazetelerde köşeleri olanların, kitapları bulunanların, kürsülerde, ekranlarda, mikrofonlarda çok konuşanların durumları asıl şaşırtıcı olan bu. Sanrım şu son yirmi beş yılın bir dökümü sayımı yapılsa, yazıp çizdikleri, söyledikleri sıralansa… Nasıl bir tablo ortaya çıkar. Kim, nereden nereye gelmiş, nereye gitmiş yer devşirmiş, hangi duruma  gelmiş. 

Değişim denen söylemin  insanları ne hâle getirdiği ortada.

Buna eşit bu çok değişkenliği kabiliyet olarak bilenlerin hayal ötesi, masal ötesi absürtlükleri bir sinema filmi gibi gösterilmesi ne ilginç olur. Entelektüel ve çokbilmişlik rollerini bürünenlerin asıl yüzleri gösterilse!  

Bunlar ülkemiz toplumun önünde yer aldıklarından, onların hükümleriyle ortalıkta gezinenler fikir yürüttüklerinden çok çarpık bir topluma dönüşüldüğü. Kendilerinin çok renge bürünmeleri kendileriyle sınırlı kalsa iyi. O saf kitleleri de kendilerine benzettiler. Geçmişte yazıp çizdikleri, söylediklerini yadsıyorlar. Doğrusuna, yanlışına bakmadan kitleler de onlar gibi oluyor ister istemez. Onların asla yanlışları ve hataları yok. Onlara göre o zaman öyle gerekiyordu bugün de böyle gerekiyor.

Onların doğruları ve yönleri günün koşullarına göredir.

AB, ABD Emperyalizmin, Arap Baharı'na kapılan ve dalgalanan bu gurubun, insanlara akıl veren, yol gösteren belirsizliklere kitleleri yönlendirenler,  Afrika ülkelerine Türkiye modelini önerenler, demokrasi büyüsüne kapılan ve bunun erdemlerini anlatanların durumu düşündürücü. Onları bir dalga emperyalizmin dolaylı sözcüleri ve kalem erbabına   getirdi. 

 AB, ABD Emperyalizmin İslam ülkelerini birbirine kırdıran, düşman ettiren emperyalizmin tuzağında bir şey yaptıklarını sandılar. 

Bir baktınız İsrail lanetledi, sonra da iyi bir dost ve iyi müttefik.

Rusya uçağını düşürdük büyük bir kahramanlık gösterisi yapıldı ve bu artık Rusya’nın sonuydu. Kardeşim Esad, sonra  düşman Esed oldu.

Stratejik ortağımız ve dostumuz ABD’nin bölgede birinci muhatabıydık bir zamanlar. 

AB’ye girmemiz şarttı ve şu Askeri postallardan, kurtuluşumuz olacaktı. İnsan hakları adalet oralardaydı. 

Biz, 1. sınıf dünya ülkelerinin muhatabıydık, üçüncü dünya ülkeleri olan İslam ülkeleriyle işimiz olamazdı. 

Şimdi her şey ters yüz. Sonuç büyük bir yıkım, büyük bir çöküş…

Ülkeyi yöneten AKP'liler bilgece konuştuklarını sanıyorlar. Bakalım bunun bedelini kim nasıl ödeyecek. Kim nasıl ülkeyi yeniden rayına oturtacak.

Eleştirme, değerlendirme, yanlışa yanlış doğruya doğru deme bilincine nasıl dönülecek. Siyasetin gücü, çıkarcılığı ve büyüsü insanların akıllarını başlarından aldı ne yazık ki.

Bu ne zamana kadar sürecek.

Bu da benim sorum!

 

 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.