Okuma-yazmayı, 5,5-6 yaşlarımda, benden beş yaş büyük ağabeyim Ege'nin ders çalışmasını taklit ederken öğrendim. Hatırladığım, okumayı söker sökmez, babamın itina ile ciltlettiği ünlü "Akbaba" mizah dergilerine sarıldığımdır. O zamandan beri, gülmece edebiyatına aşırı bir düşkünlüğüm vardır.

Bu açıdan, Türkiye'de doğduğum için şanslıyım. Bu topraklar mizahın, topraktan fışkırırcasına çıktığı, her şeyden, tatlı tatlı ya da acı acı bir gülmece çıkartanların, "acıyı bal eyleyenlerin" yurdudur. Hoca Nasreddin'den Aziz Nesin'e, Rıfat Ilgaz'dan Muzaffer İzgü'ye, mizahın eşsiz ustaları boşuna bu topraklardan çıkmıyor.

Kendisi de Artvin'li olan, uzun yıllar Samsun 19 Mayıs Üniversitesi'nde hocalık yapmış, sevgili sınıf arkadaşım, Prof. Dr. Rengin Erdal Karadeniz mizahı için şöyle demişti: "Siz Karadeniz fıkralarını uydurma sanırsınız ama onlar orada her an yaşanan şeylerdir. Aradaki fark, sizin onlara gülmeniz, bizimse bunu gülmeden yaşamamızdır."

Gülmece üzerine yazmak nereden aklıma geldi?

31 Mart seçimleri öncesinde ve sonrasında, yani şimdilerde, dünya mizahının -bana göre- en büyüklerinden biri olan, kendisi ile tanışmak onuruna eriştiğim, çizgi mizah ustası rahmetli Oğuz Aral'ı çok sık hatırladım.

Onun yarattığı, 12 Eylül açık ve vahşi faşist yönetiminin insanlara yaşattığı acıları bir parça "bala" çeviren "Gırgır" dergisini özlemle, içimi ısıtan gülücüklerle yâd ettim.

Büyük Oğuz Aral'ın muhteşem tiplemesi, ona verdiği ironinin zirvesindeki ismi ile "Utanmaz Adam Şeref" her an gözlerimin önünde canlandı.

Ekranlara çıkan, seçim öncesi lütfen konuk ettikleri muhalif liderleri, belediye başkan adaylarını, "kendilerinden menkul" zekâ (!) oyunları ile açığa düşürmeye çalışan "utanmaz adam ve kadınları"; miting meydanlarında, arkalarına aldıkları devlet güçlerine güvenerek herkese "terörist", "vatan haini", "adi", "zelil" diyen "utanmazları" hep, Oğuz Aral ustayı anarak izledim.

Seçim sonunda, büyük ölçüde kaybetmenin derin şaşkınlığı ile kendi yapıp söylediklerini unutup, kazananlara küfür yağdıranları izlerken de aynı duygular içindeyim.

Ama hakkını yemeyeyim; Oğuz ustanın şaheser tiplemesi "Utanmaz Adam Şeref", yaratıcısının büyük zarafetinden kaynaklandığı için ne yapıp etse, şimdi ekranları, meydanları dolduran müptezel adam ve kadınlardan daha "utanmaz" olamamıştır. Bunun için "Utanmaz Adam Şeref'i" huzurunuzda saygıyla selamlıyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.