banner87
Cumhurbaşkanlığı makamını beğenmediği için bir ara illa Başkan olmak isteyen Tayyip Recep Erdoğan ( kısaca TRE) hala 7 Haziran seçimlerini anlamamış görünüyor. Anlamış olsa herhalde “Suriye’nin kuzeyinde, Türkiye’nin güneyinde bir devlet kurulmasına asla izin vermeyeceğiz” diyecek kadar kendini Başkan sanmazdı.

Türkçemizde güzel bir deyiş vardır. “Uyan da balığa gidelim” diye.

Bilindiği üzere balığa erkenden çıkılır. Daha gün ağarmadan herkes uyurken çıkılır. Ne var ki balığa çıkacak olanlardan bir tanesi uykuyu pek sever. Bütün ısrarlara ve uyandırma çabalarına rağmen horul horul uyumaya bayılır. Bu sözün anlamı, elbette “kardeşim uyan artık ne olur uyan da hep beraber balığa gidelim.” değildir.

İşin doğrusu uyuyan arkadaş dışında diğer elamanlar balığa gitmişler ve gelmişlerdir bile. Lakin balığa gitmeyip uyuyan arkadaş hala uyumaktadır. İşte bu söz o zaman söylenir.

Çünkü uyuyan arkadaş için balığa çıkmak artık çok geçtir. Bir diğer ifadeyle atı alan Üsküdar’ı geçmiştir. At ve Üsküdar analizini başka bir yazıya bırakarak balığa gitmeyip uyuklayan arkadaş üzerinde biraz daha duralım isterseniz.

Sabık Başbakan TRE, hatırlanacağı üzere bir zamanlar Suriye devlet başkanı Beşar Esad ile kankalık derecesinde yakındı. Eşler ile beraber tatillerden tutun yine ailecek dolmalar, sarmalar yediler cümle alemin gözü önünde.

Sonra bir baktık ki aralarına kara kedi girdi. Kara kedinin hakkını yemeyelim. Üstelik kara kedileri de çok severim. Daha doğrusu adeta bunlara birisi büyü yaptı. Hani karı kocanın arasını bozmak için dolu çeşit büyüler vardır ya. Sanki bunların başına bu geldi.

Batı dünyasında kara büyü denilen, Doğu dünyasında ara bozma büyüleri denilen büyülerden yapıldı bence bunlara.

Öylesine etkili bir büyüydü ki bu büyü, sabık Başbakan TRE, 40 yıllık Esad’a aniden Esed demeye başladı.

Bir insandan aniden soğuyabilir bir insan. Anlaşılır bir şey bu. İster büyü yapılsın ister yapılmasın. Ama ne demeye ismini değiştirir ki bir insan artık sevmediği bir insanın.

Hadi bunu da anladık. Ben de mesela çok sevdiğim bir arkadaşımla aram aniden bozulsa ona “dombalak” diyebilirim. Lakin kimseye “ona dombalak desin herkes” dediğimi hatırlamıyorum.

Sabık Başbakan TRE, Esad’a Esed demeye başladıktan sonra sahip olduğu ve hükmettiği medya kanalları vasıtasıyla herkesin ona Esed demesini istedi.

Bütün dünyanın AKP dediği 13 yıllık AKP’ye Ak Parti değil de AKP diyenler nasıl dışlandılar ve cezalandırıldılar ise hadi babasını saymayalım 49 yıllık Esad’a Esad diyenler de adeta dışlandılar ve cezalandırıldılar bu ülkede.

İnsanların kafasını kesen, yüksek binadan veya uçurumdan atan, canlı yakan, suda boğan, roketle öldüren, en masum kitlesel cinayetleri kurşuna dizmek olan dünyanın en vahşi, en acımasız terör örgütü olan IŞİD örgütü de artık nereden öğrendiyse kendilerine İslam Devleti değil de IŞİD veya DEAŞ diyenleri bırakın dışlamayı kırbaçla cezalandırıyor.

AKP yandaşı havuz medyasının YPG’den daha az tehlikeli gördüğü IŞİD denilen bu vahşi örgütün üzerinde kesinlikle bir üst akıl olmalı.

O mesut günlerin ardından aniden bir büyü ile araları bozulan TRE ve Esad o gün bu gündür birbirlerinden nefret ediyorlar. Öyle ki 2011 yılında sabık Başbakan TRE ve hesapta sonradan Başbakan olan Ahmet Davutoğlu üç ay içinde Şam’da beraber namaz kılacaklardı.

Değil 3 ay, aradan geçen 4-5 yılda hala Şam’da iki rekat namaz kılamamış birinin elbette “Suriye’nin kuzeyinde, Türkiye’nin güneyinde bir devlet kurdurmayız” sözlerine Kadir İnanır bile inanmaz. Ciddiye almaya da değmez.

Dünya ve Ortadoğu siyasetinde zurnanın zırt deliği hükmündedir bu söylem.

Üstelik aynı şahsiyet Gezi Parkı’na AVM de yapacaktı bir zamanlar.

Taksim Gezi Parkı’nı 10 milyon yurttaş canıyla korudu. Kendisi çalışma ofisini Beşiktaş’tan kaçırmak zorunda kaldı.

7 Haziran seçimlerinde seçmenler sabık Başbakan TRE’nin başkanlık hayallerine açık ve net olarak “Hayır” dedi. Hatta mevcut Cumhurbaşkanlığı tarzına da “Hayır” dedi.

Fakat Tayyip Erdoğan hala kendini başkan sanıyor galiba.
Sana ne el alemin kuracağı devletten kardeşim. Sana mı kaldı güneydeki devletin tasası?

Başkan değilsin, başbakan değilsin. Hala o beğenmediğin makamı işgal ediyorsun. Beğenmiyorsan bulunduğun makamı, çıkarırsın Cumhurbaşkanlığı cübbesini, siyasete girersin.

Bu toprakların insanları büyük Haziran direnişiyle çıktıkları balıktan 7 Haziran’da döndüler.

Sen hala uyuyorsun be Reis.

Sen böyle başkanlık rüyalarıyla dolu uykuları uyumaya devam edersen yine çıkar balığa bu halk.



Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.