banner87
HDP milletvekillerinin dokunulmazlıkları kalkar mı?
Kalkmaz.
Peki, Ahmet Davutoğlu bu konuyu niye gündeme getirdi?
Yeni Anayasa'yı daha doğrusu AKP Anayasası'nı neden gündeme getirdiyse o sebeple.
Gayet basit.
Cumhurbaşkanı Erdoğan istediği için.
Ahmet Davutoğlu, "son bir çaba" ile Cumhurbaşkanı Erdoğan ile "uzlaşmaz" görünmemek için tabiri caizse, "alttan" alıyor.
Yani, layıkıyla Başbakanlık yapmak için Erdoğan'a "olmazları" gösteriyor.
Valiler kararnamesi daha imzalamaması.
Bürokrasi "vekâletlerle" yönetiliyor.
Ankara vekâletle iş başındaki Emniyet müdürüne  emanet.
Davutoğlu dahil üst düzey bürokrat, siyasetçi, hukuk adamı dahil milyonlarca insan Başkent'te vekâletle yönetilen emniyet müdürüne emanet.
Zaman Gazetesi’ne el konulması sırasında çıkan arbedede dayak yiyen başörtülü ve tesettürlü kadınlar muhafazakâr kesimde şok etkisi yarattı. Bu olayı Fetullah Gülen ve Cemaat ile sınırlamak yanlış. Kadın dövülmesi başlı başına bir vahşet. Hem de 8 Mart arifesinde. Cemaatlerin ve muhafazakâr kesimlerin tamamı bu davranışı üzerine alındı. AKP de kendi içinde ciddi kırılma yaşıyor bu konuda da.
İçişleri Bakanı Efkan Ala haberiniz olsun.
Peki, bunların dokunulmazlıklarla ve seçimle ne ilgisi var diyeceksiniz?
Anlatayım...
İktidar TBMM kapısından bir daha yaka-paça milletvekili almaz. Alamaz değil al-maz. Çünkü HDP siyaseti ABD ve AB tarafından destek bulmuyor.
Dikkat ediyor musunuz? Şırnak, Silopi, Cizre ve Diyarbakır'da aylardır sıcak çatışma var. Resmi kaynaklar 1200'den fazla PKK'lı teröristin ölü ele geçirildiğini açıkladı.
Çatışmalarda binlerce  ev yıkıldı.
Yüzlerce şehit.
Sivil Kayıplar. Ne canlarımız gitti.
Nerede AB'li insan hakları koruyucuları?
Ne oldu?
Şeytan aldı götürdü, satamadan getirdi.
Tam bir, "alevlere dalavere, Kürt Mehmet nöbete" politikası güdüyor, ABD ve AB.
Barzani ile iş tutuyor...
Suriyeli göçmenler konusunda da aynı... Üç maymunları oynuyor.
Bu sebeple kahraman yaratmaz. Milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırmaz. Yoksa bir sizden bir bizden olur.
Komisyona havale eder. TBMM Komisyonlarında da bekletir.
AB ve ABD de operasyonlar bittikten sonra, 'insan hakları' diye ortaya çıkar.
Başkanlık sistemini savunan sözde AKP Anayasası da aynı yoldan yürür.
O da TBMM'deki komisyonlarda kalır.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bugünlerde çok hareketli. Ankara siyasetinde inisiyatif almanın peşinde. Ama sadece kendisinin çalışması yetmiyor ki.
Gerçi Tekin Bingöl, Aylin Nazlıaka'nın ihraç edilemeyeceğini, uyarı ile yenileceği konusunda kendisini yanılttı ama olsun. CHP her geçen gün bir kovboy kasabasındaki bar kavgasına dönüşüyor. Herkes birbirine vuruyor ama niye belli değil. Tekin Bingöl de Aylin Nazlıaka üzerinden geçmişte Ankara İl Başkanlığı'nı kaptırdığı Necati Yılmaz üzerine çalışıyor. Nazlıaka da o ismin Necati Yılmaz olduğunu söylemişti. Amasını söylememişti.
PM hatta MYK dışında da politika geliştirme çabalarını artıran Kemal Kılıçdaroğlu, iç çekişmelere biraz da kulak tıkayarak "iki seçim" arasında duruyor. Haziran'da ya erken genel seçim.
Tek seçici olacak.
Ya da seçimli tüzük kurultayı.
Orada da blok liste ile PM yarışında da taraf olacak.
Bu arada annelerimiz, bacılarımız, kadınlarımız renk, din, dil, Kıyafet ayırt etmeden hepinizin önünde saygıya eğiliyorum.
İyi ki varsınız.
8 Mart kutlu olsun hepimize.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.