Çağdaş dünyada tarım satış kooperatiflerinin ekonomiler için ne kadar önemli olduğu bilinir. Önlerinin açılması için gereken tüm çabalar harcanır. Ancak Cumhuriyet’in başlangıç yıllarında bu kadar önem verilen tarım satış kooperatifleri bugün can çekişmeye terk edilmiş durumda.

Bunlara bir örnek Tariş Zeytin ve Zeytinyağ Birliği. Son zeytinlikleri imara ve maden arama çalışmalarına açma tasarısı bile Tariş Zeytin ve Zeytinyağ Birlik’in ölüm fermanını imzalama anlamına geliyor. Tam da bu noktada Birlik’in 15 yıldır başkanlığını, 33 yıldır da yönetim kurulu üyeliğini sürdüren, ömrünü zeytincilik ve zeytinyağcılığa adamış Cahit Çetin görevlerinden ayrılıp kendini emekli etme kararı alıyor. Ama bir şartla: Görev süresi 2020’de dolacağı için bir geçiş dö- nemi planı çiziyor. Kendisinden sonra görevi devralacaklar sudan çıkmış balığa dönmesin diye önümüzdeki üç yıl yeni yöneticilere elinden gelen yardımı yapmaya hazır olduğunu söylüyor.

Cahit Çetin emekliliğini ilanı nedeniyle de çok kapsamlı, Tariş’in tarihçesini anlatan bir kitap hazırlıyor: Zeytine Adanmış bir Ömür. Kitapta Cahit Çetin’in Edremit Kooperatifi’nden Tariş yönetim kuruluna 1984’te nasıl atandığı, atamaya nasıl karşı çıktığı, nasıl ikna edildiği, başkanlığı süresince hatta kimi gazeteciler tarafından bile nedeni belli olmayan bir hesapla önünün kesilmeye çalı- şıldığı, Tariş’in geçirdiği badireleri, Tariş Bank’ın içi boşaltılarak nasıl Denizbank’a devredildiği ve o günden bu yana da çeşitli mücadelelerle nasıl bir ömür geçirdiği akıcı bir dille anlatılıyor.

Kendini emekliye ayırması onuruna İzmir Alsancak’taki tarihi Havagazı Binası’nda verilen kalabalık davet sonrası Cahit Çetin’le bir araya geliyor ve özellikle de son zeytinlikleri imara açma yasa tasarısını konuşuyoruz. Öncelikle Cahit Baş- kan’a zeytincilikte Türkiye’nin dünyada kaçıncı sı- rada olduğunu soruyorum. Cevabı:

“Geçenlerde Sayın Başbakanımız dedi ki ,’Türkiye zeytin üretiminde dünyada ikinci sırada.’ İkinci sırada filan değil. Bugün zeytin üretiminde dünya birincisi İspanya, ikincisi İtalya, üçüncüsü Yunanistan, dördüncüsü Tunus’tur. Türkiye ancak beşinci sırada. Suriye’nin savaş yüzünden zeytinciliğinin mahvolması nedeniyle beşinci sırayı Türkiye aldı. Suriye üretime devam etmiş olsaydı bugün biz altıncı sıradaydık. Kimse zeytinciliğimizin dünyada ikinci sırada filan olduğunu söylemesin.

“Bugün Türkiye’de zeytin rekoltesi giderek artıyor. Ama kaygım şu: Dedikodular üreticiyi zeytin ağacına duyduğu ilgiden uzaklaştıracaktır. Bakın, hiçbir tarım ürünü ihtimam ve ilgi görmezse üretmez.

“Adam daha dün servet harcamış, plantasyonlar kurmuş, bakanlarımızın dünya ikinciliği hedefine güvenmiş, bankadan kısmen kredi alarak bir zeytinyağ işletmesi yapmış. Şimdi siz bu adama ‘sök bu zeytini’ diyorsunuz. Kimi de ‘Canım zeytinden bir şey mi olur? Burası verimsiz arazi,’ diyor. Hâlbuki zeytin verimsiz arazilerin verimli ağacıdır. Zeytin ovaya dikilmez; taşın, dağın içine dikilir. Bilmeyene duyurulur.

“Zeytin ağacının en büyük özelliği ölmezliğidir. Demin anlattıklarımı söyleyenler bilmiyorlarsa öğ- rensinler. Bilmemek kabahat değil, öğrenmemek kabahat. “

Peki, bu yıl Türkiye zeytin rekoltesinde kaç ton hedefliyor? Cahit Başkan diyor ki: “Bu yıl için 300 bin ton hedefleniyor. Ama henüz bir rekolte tahmini yapmadığımız için piyasayı ve kamuoyunu bağlayacak bir tahminde bulunmak istemiyorum.

“Zeytin değil, zeytinyağ rekoltesinin 250-300 bin ton olacağını tahmin ediyorum. Ama bu sadece tahmin. Gelecek yıllarda 500 bin ton rekolteyi de zorlayabiliriz. Artık Türkiye 700 bin ton hedefine yaklaştı. Yeni plantasyonlar büyüdü, hızlı verime ve çabuk üretim artışına dönük hale geldi. “

Cahit Başkan bir noktanın altını çizmeden de geçemiyor: “Evet, Türkiye’nin zeytinyağ rekoltesi hızlı artış gösteriyor ama İtalya’nın da Türkiye’ye ‘Buyrun ikinciliği size bırakıyorum’ demesini de hiç kimse beklemesin. Onlar da üretimi arttırıyor, Türkiye’nin zeytinciliğinin gelişmemesi için tabir caizse omuz atmaktan geri durmuyor. İtalya’nın bizim ikinciliğimizden çok memnunluk duyacağını hiç sanmıyorum. Bizim karşı stratejimizin ne olduğunu çok merak ediyorum. Yok böyle bir strateji.”

Zeytinlikleri yok etme tasarısıyla ilgili olarak Cahit Başkan şu önemli noktalara da dikkat çekmeden geçmiyor: “Eski Tarım Bakanı Mehdi Eker projesine sahip çıkmalı. O zeytinliklere yatırım yapılmasını teşvik etmişti. Bugün yanlış karar verdi- ğini söylesin, zeytinlikleri sökelim. Yalnız, ben devletin vatandaşına karşı açık davranmasını beklerim.

“Gelsinler, açık açık konuşalım. Yoksa o fena, bu kötü, deyip bizi oyalayarak zeytinliklerin sökülmesine farklı gerekçe yaratmaya çalışılması beni rahatsız ediyor. Anlat derdini, beni adam yerine koy, seninle konuşalım. Liman, otoyol mu yapacaksın? Oturup konuşalım.

“Bu ülkenin değerleri hepimizin. Zeytin de bir değer. Bir başka değeri öne çıkarırken bir değeri kötülemek olmuyor. Eski bir bakan, hesabını yaptık, zeytinliklerin hepsi çorak arazi, dedi. Tabii ki zeytin çorak arazide olur. Bilmeyen öğrensin.”

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.