banner87
Biz her darbenin karşısındayız.
Bunu bıkana, usanana kadar tekrar edeceğiz.
Ta ki, kafalara kazanıncaya kadar.
Öncelikle askeri darbe ile daha önceki deneyimlerimizden toplumsal, siyasal ve ekonomik hayatın alt üst edildiği, insanların işkence tezgâhlarına alındığı, basın yayının engellediği, kültürel etkinliklerin yasaklandığı, hepsinden de  önemlisi örgütlenmenin  dağıtıldığı karanlık bir dönem olarak hafızalarımızda yerini koruyor.
Hafızalarımıza kazındı da diyebiliriz.
Alınmayın.
Darbe bize kan ve gözyaşı, olağanüstü hal de faili meçhul cinayetleri hatırlatıyor.
Korkuyor musun?
Tabii ki, tek adam ve totaliter yapılardan kim korkmaz?
Bunda utanacak bir şey yok!
Haaa!
Olağan dönem için olağanüstü dönem iddiaları mı?
Körün istediği iki göz biri eğri biri düz.
Bundan memnuniyet duyarım.
Ama olağanüstü dönemlerden en az kanlı FETÖ darbe teşebbüsü kadar da korkarım.
Bu böyle biline.
Ne demişler gazeteci ve siyasetçinin sermayesi şüphedir.
Bence sormak ve sorgulamak lazım.
Yapıcı bir üslupla.
Cumhuriyet kurum ve kuruluşlarının tahrip edilmemesi bulunduğumuz coğrafya için önemlidir.
Darbe girişimi, soruşturma ve güvenlik gibi kriminal önlemler öne sürülerek  sosyal hayatın sınırlandırılacağı, keyfiyet ve hukuksuzluğun gündelik yaşamın bir parçası olabileceği öngörülen OHAL durumunu  kolay kolay kabullenmek mümkün mü?
İktidar sinsi ve kumpasçı Fethullah çetesini dağıtmak istiyorsa buyursun dağıtsın, arşivlerinde, ellerinde dosyalarla isimleri adresleri var.
Ama sadece Fethullah çetesinin değil aynı zamanda devlet içinde çöreklenmiş diğer tarikat yapılarının da bir bütün olarak ele alınıp dağıtılması, devletin bekası için bir zorunluluktur.
Devletin kurumlarının laik Atatürk ilkelerine bağlı  halkın çocuklarına hakka niyet sınavların yapılarak kurumlara alınması gereklidir.
Ancak buna karşılık, gündelik yaşamını, huzurunu, güvenliğini, kültürel etkinliklerini etkileyecek, sıkıyönetim yetkileri ile donatılmış ‘OHAL’ yasasının halka antidemokratik yollarla dayatılması ve uygulanması kabullenilemez.
Neticede ister istemez halkın özgürlükleri  kısıtlanacak yaşam alanları daraltılacak.
Düşünce özgürlüğü kısıtlanacak, eleştirel düşünce bertaraf edilecek, asılsız ihbarlar, yalan ve iftira ile insanlar haksız yere suçlanacak, işlemediği bir suçla itham edilecek.
Ve bir anlamda muhalif odaklar sindirilerek suskun hale getirme riski ortaya çıkacak.
Nereden biliyorsun?
Bunları daha önce yaşadığımız darbe ve muhtıralardan  öğrendik beyler.
Biz din ve vicdan hürriyetinden yanayız.
Laiklikten ve özgürlükten de...

 


Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.