Türkiye’de modası hiç geçmeyen enstrümanlar var, özellikle ekonomik çalkantı ve kriz dönemlerinde kullanılan... Bunlardan biri varlık barışı, son 10 yılda en az üç kez varlık barışı yürürlüğe sokuldu. Yurtdışında parası olanlara “paranı yeter ki getir, vallahi billahi nereden buldun diye sormayacağım” cümlesiyle özetleyebiliriz bunu. Bir diğeri vatandaşa “dolarını, euronu bozdur, milli paramızı kullan”, bir başkası da “yastık altındaki altınlarını çıkar”...

30 yıla yakındır ekonomi gazeteciliği yapıyorum, şu yastık altından altınların çıktığını hala göremedim.

Yastık altındaki altınlar, evlerde saklanan euro ve dolarlar yine gündemimizde. Hazine ve Maliye Bakanlığı, vatandaşlara çağrı yaparak 21 Aralık tarihine kadar talep toplama yöntemiyle euro ve dolar cinsinden devlet tahvili ihraç edeceğini açıkladı. Euro ve dolar cinsi devlet tahvilleri, 1 yıl vadeli ve 6 ayda bir kupon ödemeli olarak ihraç edilecek. Euro cinsi devlet tahvilinin 6 aylık kupon oranı yüzde 1,25, yıllık getiri oranı yüzde 2,50 olarak belirlenirken, dolar cinsi devlet tahvilinin 6 aylık kupon oranı yüzde 2, yıllık getiri oranı ise yüzde 4 olacak.

Devletin vereceği faiz rakamlarına hepimiz şaşırdık. Çünkü vaat edilen faiz oranları, bankaların verdiği oranlarla hemen hemen aynı, hatta bazı bankalarda daha yüksek oranlar da var. Kısaca bugüne kadar parasını finansal sisteme sokmamış olanları ikna edecek bir seviyede değil. Kullanılabilecek tek argüman “devlet garantisi” ama bunun da şu anki ekonomik koşullarda etkisinin sınırlı olacağı ortada.

Yastık altında 200 milyar TL var

Maliye Bakanlığı, yastık altındaki altınları değerlendirmek için 5 banka aracılığıyla altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikası ihracına da başladı. Gelişmeyi Twitter hesabından duyuran Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak, “Vatandaşlarımıza, altın birikimleri için güvenli bir yatırım aracı sunuyoruz. Altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikasıyla vatandaşlarımız hem kendileri kazanacak hem de ülke ekonomisine katkıda bulunacak” çağrısı yaptı.

Veriler şu anda Türkiye’de yastık altında yaklaşık 200 milyar dolar değerinde altın olduğunu gösteriyor.

Hükümetlerin yaptığı gibi bankaların da gözü yastık altında. Bugüne kadar cazip teklifler sunan onlarca kampanya yapıldı, vatandaşların bir kısmı bu yöntemi tercih etti ama çoğu pek de oralı olmadı.

Altın, bu ülkede özellikle orta ve dar gelirli vatandaşın en çok güvendiği yatırım aracı olmuştur. Özellikle ev kadınları, altınlarını bankaya yatırmak yerine gerektiğinde kullanabilmeleri için elinde tutmayı tercih ediyor.

Hatta daha iki yıl önce hükümet yine ‘yastık altındaki paralarınızı getirin’ çağrısı yapmıştı. Ve hatta o dönem özellikle finans piyasalarıyla ilgili fetvalarıyla tanınan İslam hukukçusu Prof. Hayrettin Karaman, “Darlık, kriz, olağan dışı haller sebebiyle toplum para ve servetin harcanmasına ihtiyaç duyduğunda bu ihtiyacı giderecek kadar harcama yapılması gerekir ve ihtiyaca rağmen parayı yastık altında tutmak caiz olmaz” demiş yine de halkımızı ikna edememişti. Kısaca dini referanslara verdiği önem gittikçe artan vatandaşlarımıza fetva bile etki etmemişti.

Bugüne kadar olmadı, bugünden sonra da halkın “güvence” olarak sakladığı altın ve dövizini bankaya götürmesi çağrıları pek başarılı olamayacak. Çünkü bu ülkenin halkı sık sık “kötü gün” yaşadığı için kendini güvencede hissetmek istiyor

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.