'Ortaya karışık' bir yazı!..

Ben aslında “Potpuri şarkılar” gibi “Potpuri yazılar” yazmayı sevmem. Zihnim tek odaklı ve blok halde çalışır. Aynı anda birden fazla konu düşünmeye kalktığımda tam anlamıyla dağılırım. Konuyu bir türlü toparlayamama riskim doğar. Lakin bugün buna mecburum. Çünkü bilgisayarım çöktü ve benim bütün yazı konularım, dosyalarım ondaydı. (Al bir de bunla uğraş işin yoksa!) Şu an başka bir bilgisayardan, alelacele ne gözüme çarparsa onları değerlendirmeye çalışıyorum. Çünkü sayfa beklemez!

Neyse, bazı rakamları, daha doğrusu onların dile getirilme biçimlerini de sevmem. (Örneğin mağaza fiyat etiketlerindeki psikolojik yanıltmacı bir zihniyetle yazılan “49.99” gibi rakamlara deli olurum. Geçenlerde bir tişört aldım. Kasadan artan 1 kuruşumu istedim. Veremediler tabi. Sırf gıcığına maraza çıkarttım!) Tam bu noktada Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın hararetli bir beyanı dikkatimi çekti.

Akil insanlar heyetlerine karşı yapılan protestolarda yer alan insanlara yönelik olarak “76 milyon içinde sadece 4980 kişi eylem yapıyor” demiş. Güldüm! “Yahu” dedim kendi kendime “5 bin deyip yuvarlasanız anlarım. 4980 kişiyi tek tek mi saydınız kardeşim? 20 kişi daha ekleseniz ne olur?” Bu da benim için “Fiyat etiketleri” gibiydi. Anlaşılan MİT’ten veya polisten ne rakam geldiyse onu okumuş. (Sanırım asıl amaç “Bizden kaçmaz,  bakınız hepiniz görüş alanımızdasınız” duygusu vermek. O yüzden bu kadar kesin ve net rakam veriyorlar.)  Nasıl böylesi parmak hesabı tek tek saymışlar ki hayret!

Nitekim daha da vahimi var. MHP ve TGB üyelerini kastederek “İsimlerine varana kadar hepsi tespitimizdir” demiş. Bundan iyi “Fişleme” itirafı mı olur? Öte yandan rakamlar deyince Maşallah kendilerine pek bonkörler. “Çözüm süreci”ne destek yüzde 70’e çıktı” demiş. Tabii kendi yaptırdıkları anketlerde o başka!

“Çözüm süreci” dedik de tam bu noktada ikinci dikkatimi çeken ise Meclis Başkanı Sayın Cemil Çiçek’in PKK’lıları kastederek “Onlar çoktan gidecekleri yere gitmiştir. İster silahlı, ister silahsız, bana göre gitti...” açıklamasıydı. Bu arada 8 Mayıs’ı beklemediklerini özellikle vurgulayarak tabii. Elbette inanmalıyız. Sayın Çiçek “Gitti” diyorlarsa gitmişlerdir!

Öte yandan “PKK'lıların çekilme görüntüleri” medyaya servis edilmeye başlandı anlaşılan. Sınıra doğru yol alan “PKK kafileleri” olduğu söylenen grup gösteriliyor. Daha da komiği “Uğurlama görüntüleri” eşliğinde PKK’lıların “Tıraş olma” görüntüleri de var. Ne diyeyim, millete hayırlı “Tıraş”lar o zaman. Bakalım daha ne filmler çevrilecek?

Bu arada ve benim açımdan en önemlisi, Sayın Başbakana özel teşekkürlerimi sunarım. Beni mahcup çıkarmadı. 03.05.2013 tarihli Cuma yazımda “Taksim’de 1 Mayıs’ları kutlamayı unutun!” diye yazmıştım.  Bir gün sonra Başbakan beni doğrulamış oldu. Niyetlerinin bundan sonra Taksim ve Kadıköy gibi alanlarda mitinge izin vermemek olduğunu alenen açıkladı. Bu kadar hızlı doğrulanmaya alışkın değilim. Bu öngörümden dolayı ne kadar övünsem azdır!

Ne diyeyim? Bunlar hakikaten “Göz yaşartıcı” konular. Aynı anda birkaçına konuya birden değinmek zorunda kaldım. Umarım başlangıçtaki kaygımdaki gibi meseleyi dağıtmamışımdır. Sizce toparlayabildim mi bilmem?..

Neyse,  şimdi bilgisayar tamircisine gitmem gerek. Bakalım kurtarabilecek miyim?..

Önceki ve Sonraki Yazılar