banner58

ABD Merkez Bankası FED.
Yani küresel ekonominin 'şişman kadını'.
Yine ekonomi kulisleri ve basınının gündemin de...
'Şişman kadın' ne zaman sahneye çıkacak?
Faizleri Eylül de mi artıracak, Aralık da mı?
Yoksa 2016'nın geride kalan aylarını 'pas' mı geçecek? Merak ediliyor.
 
Yerel dinamikler 'es' geçilmemeli
8 Kasım da ABD Başkanlık seçimleri var.
Demokrat Hillary Clinton ve Cumhuriyetçi Donald Trump yarışıyor.
Bazıları seçim öncesi FED'in 'faiz artışına gidemeyeceğini' düşünüyordu.
Ta ki Jackson Hole öncesi, New York FED Başkanı Dudley 'mikrofonları açana kadar'...
FED Başkanı Janet Yellen ve Yardımcısı S. Fischer 'bu yıl faiz artışı' seçeneğini masada bıraktılar.
Ardından birçok FED yetkilisi ve kurumda...
Acaba Dudley'i 'es' geçenler, Fischer'ın açıklamalarına neden 'eğildi'?
Başkan Yardımcısı olduğu için mi?
Yoksa İsrail Merkez Bankası eski Başkanı olduğu için mi? Bilemiyorum.
Ama 'batı seviciliği' yapanlara naçizane tavsiyem, gözlerini biraz da Türkiye'ye çevirmeleri.
 
MB iletişim stratejilerini gözden geçirmeli
TCMB Başkanı Murat Çetinkaya, 7.İstanbul Finans Zirvesinde 'yeni dönemin' ipuçlarını verdi.
Bu hafta Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli ve Maliye Bakanı Naci Ağbal'dan da önemli açıklamalar geldi.
Damarlarındaki 'soylu' kan ile Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan da yakında daha fazla görünebilir.
Zirve'ye sadece bazı medya kuruluşları davet edildiğinden, bu zorlu süreç de 'medya ile etkin iletişim stratejisinin' başarılı olduğu söylenemez.
Tıpkı iktidarın, muhalefet ile doğan 'uzlaşı fırsatın' da yeterli 'başarıya' ulaşamadığı gibi...
'Barış iklimi' hakkında CHP Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke ne dedi ?
'Yatırım iklimi, yaşam iklimi olursa olur. Yoksa paketler ölü doğar.'
Elbette Selin Hanım, bir 'anne' olarak evlatların, bir 'ekonomist' olarak da halkın ve ülkenin menfaatine olabilecek paketlerin 'ölü doğmasını' istemiyordur.
CHP görevini yapıyor ve ana muhalefet olarak 'yapıcı eleştirilerde' bulunuyor.
Özgür medya olarak bizler de...
Bu yüzden iktidara da uzlaşı, koordinasyon ve iletişim konularında önemli görevler düşüyor.
Medya olarak hayati konuların halka ve topluma aktarılmasında üstümüze düşen görevi yerine getirdik, getirmeye devam edeceğiz.
Zira Gazi Mustafa Kemal Atatürk' ün dediği gibi 'Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır.'
 
Temellerimizin gücü kadar dirençliyiz
Çetinkaya, bazen küresel ekonomiyi anlatırken yerli, bazen de yerli ekonomiyi anlatırken küresel aktörlere 'Kızım sana söylüyorum. Gelinim sen anla.' yapmış olabilir.
Mesela 'uzun vadeli faiz seviyeleri, faiz kararlarından görece daha önemlidir.' derken 'ABD, Eylül de veya Aralık da faiz artırsa bile korkmayın. Bu kademeli olacak ve asıl önemli olan uzun vadede düşük seviyede olmasıdır.' demek istemiş olabilir.
Konuşmasının önemli bir bölümünü fiyat istikrarına, finansal koşullara ve yapısal sorunlara ayırdı. MB'nin tüm detayların farkında olduğunu göstererek, piyasaya 'güven' verdi.
Peki, küresel ve jeopolitik ölçekte bunca sorun varken neden odağında hala 'fiyat istikrarı ve enflasyon' vardı?
'Yüksek ve oynak enflasyonun' bütün bu riskler ile baş etmeyi 'güçleştirici' rolü yüzünden olabilir mi?
Belki de bu soruya en güzel cevabı şu sözleri ile yine kendisi vermiştir?
'Dışarıda dalgalar ne kadar sert olursa olsun. Kendi temellerimiz güçlü olduğu sürece dirençli kalabiliriz.'
Umarım bu 'farkındalığı', iktidar da bir an önce yakalayabilir.

 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.