banner87
Türkiye hızla bir ekonomik krize doğru gidiyor. Bu kriz de göz göre göre geliyor.

Hiç kimse hayatından memnun değil.

Herkes halinden şikâyetçi.
Sokağa çıktığınızda yoğun kalabalığın olduğu yerlerde, caddelerde  dolaştığımda ‘mutlu ve yüzü gülen’ tek bir insana bile rastlayamıyorum.
Herkes stresli, gergin, endişeli umutsuz…

İnsanlar dokunsanız patlayacakmış gibi…

Yüzler hiç gülmüyor. Mutsuzlar ülkesi olduk adeta. Kimse kimseye güvenmiyor, sevmiyor. Bir umut ışığı bile yok yüzlerde. Gelecekle ilgili kaygı gittikçe büyüyor.
Bu durum beni endişelendiriyor…

Türkiye hiç bu kadar, kötü ve karamsar bir tabloyla karşılaşmamıştı. Kurtuluş savaşında bile halkın, düşmanı yeneceği, bağımsız bir devlet kuracağına inancı tamdı. Karnı aç, üstünde giysisi yok ama ölüme korkusuzca gidecek bir maneviyatı vardı.
Mustafa Kemal’i vardı.

İhtilallerin olduğu, demokrasinin rafa kalktığı, önüne gelene kelepçe takıldığı, idamların, işkence tezgâhlarının kurulduğu dönemlerde bile bir gün bunların biteceğine olan bir inanç vardı.

Son dönemlerin en kanlı cuntası olan 12 Eylül’de bile bu sıkıntı üç yıl sonra yeni bir umudun yeşerdiği  bir  süreç  yaşanmıştır. Şimdi ne yazık ki, mevcut tablonun değişebileceğine, daha doğrusu bir iktidar değişikliğine olan inanç tükenmek üzeredir.

2002’ye kadar olan her seçimde, biz meydanlara ‘iktidar olacağız’ diye çıkıyorduk. Genel Başkanımızın bir gün başbakan olacağına inanıyorduk. Bu iddiayı bile artık kaybedecek noktaya gelmedik mi? Geldik. Ne kadar acı bir durum.

2011 yılına girerken, yeni bir değişim ile iktidara geleceğimizin hayalini kuruyor, hesaplarını yapıyorduk. Artık, iktidara gelmenin hayalini bile kuramayacağımız noktaya getirdiler.

Şu an CHP’yi yönetenlere bir kere daha sesleniyorum. Sırça köşklerinizden çıkınız. Genel  Merkezdeki  sekreterli, çaylı-kahveli odalarınızın dışına çıkınız. Türkiye hızla bir karanlığa doğru gidiyor.  Bindiğiniz aracın benzin ve yemek parasını bile partinin kaynaklarından kullanıyorsunuz. CHP bir KİT ya da holding değildir.

Biraz halkın arasına giriniz. Halkın ne düşündüğünü, televizyondan ya da gazetelerden okumayınız. Halka bizzat dokununuz. Halkın ne düşündüğünü  bizzat  kendisinden dinleyiniz.
  Özellikle, iktidarda olduğunuz belediyelerdeki halkın nabzını o yörede yaşayanlardan dinleyiniz. Belediye Başkanlarının misafirleri olarak değil. İtibarlı misafirler olarak belediye başkanlarını tanımanız da mümkün değil.  Halktan dinleyiniz.

Örgütleri delege olarak dizayn edeceğinize, bu işi ‘en iyi yapanı’ seçeceksiniz. Adayları, ‘bir oy daha fazla getirecek’  insanlardan seçeceksiniz.
Yok, eğer ‘aldığımız oy bize yeter’  diyorsanız, bildiğiniz gibi devam ediniz…

Ama bu partiyi, yere düşürmeden, rezil etmeden.
Yoksa tarih sizi affetmez.

Sayın Genel Başkan;

Türkiye’de bir siyasi kriz yaşanıyor. Özellikle muhalefet alternatif olamıyor. Bunun toplumda yaratmış olduğu travmayı görmüyor musunuz?

HDP ve MHP ile ilgili bir değerlendirme yapmak istemiyorum.  Ama mensubu olduğum CHP ile ilgili değerlendirme yapmak zorundayım. HDP ve MHP beni ilgilendirmiyor, yönetim anlayışı, siyaset anlayışı, genel başkanlarının kim olduğu, stratejisi beni hiç ilgilendirmiyor.
Ama üyesi olduğum CHP beni çok ilgilendiriyor.

Başarılı olmasını istiyorum.
Genel Başkanın başbakan olmasını istiyorum.
Milletvekillerinin bakan olmasını istiyorum.
İktidar istiyorum.

Kendi adıma da muhalefet milletvekili olacağıma, iktidar olmuş partimin sade üyeliğini istiyorum.  Yorulduk. İktidarın acımasızca uygulamalarından nefes alamaz hale geldik. 

Artık yeter diyoruz.

Amacımız sadece eleştirmek değil. Bu açmazdan çıkmak için, ne yapacağımızla ilgili bir ortak akıl yaratmanın zorunlu olduğunu da görüyoruz.  Çözüm, yeniden ‘umut olma algısını’ yaratmaktır. Ne yapmamız gerektiği ile ilgili düşüncelerimi daha sonra sizinle paylaşacağım.
Saygılarımla.
 
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.