Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ‘şahane’ tanımı kullanabileceğimiz bir ekonomi yönetimi hiçbir zaman olmadı. Zaten olsaydı; Türkiye bu potansiyeline rağmen bugün hala gelişen ekonomilerin alt basamaklarında debeleniyor olmazdı. Ancak, hiçbir zaman bir ekonomi yönetiminin bu kadar güven vermediğini ve bu kadar piyasalardan olumsuz tepki topladığını görmemiştik. Laf olsun diye paket açıklayan, her konuşması sonrasında finansal dalgalanmalar ortaya çıkan, bu kadar başarısız ve beceriksiz bu yönetim, zaten çok zorda olan ülke ekonomisini batırıyor.

Bir hükümet bir kriz karşısında bir, olmadı iki, hadi diyelim üç ekonomik paket açıklar. Mümkünse bir tane açıklayıp, onu sonuna kadar uygulaması beklenir. Zira ekonomi bir göstergeler bütünü olduğu kadar psikolojik etmenlerin de etkili olduğu bir alandır. Güven duyulması gerekir o pakete...

İÇ BOŞ 10 PAKET
Peki MHP destekli AKP hükümetinin ekonomi yönetimi ne yaptı? Tam 10 paket açıkladı, hem de 10 ay içinde! Aslına bakarsanız, ne kadar ekomomiden bihaber olduklarını YEM (Yeni Ekonomik Paket) ile anlaşılmıştı ama işte yandaş basının manipülasyonlarıyla umut pompalanıp durdu. İçeriğinde sunumuna berbat bir Stand-Up’ı andıran bir lansman olmuştu. Paket fostu ama uygulaması daha da fos çıktı!

10 ay önce başlayan bu müsamere, 10 kez tekrarlandı. Çoğumuzun kısaltmalarını bile hatırlamadığı tam 10 paket... Ve piyasalar da öylesine gayri ciddi buldu ki sunumları, daha sunum bitmeden millet dolara hücum etti!

İVMELENMİŞ MÜSAMERE!
Şimdi gelelim son janjanlı içi boş pakete... İleri, Verimli, Milli Endüstri (İVME) Finansman Paketi. Adı ne kadar afili değil mi, üstelik ‘milli’ de eklemişler, tadından yenmez! Yenmeyecek de çünkü tümüyle laf ola beri gele... Döviz kurunu piyasaya dolar satarak çözebileceğini, bu işi bir ilkokul aritmetik problemi sanan bu ekonomi yönetimi, bu operasyonlarla içini boşaltıp zarara soktuğu kamu bankaları üzerinden ekonomiyi canlandırmak amacıyla 30 milyar liralık bir kredi paketi açıkladı özetlemek gerekirse. Bugüne kadar parayı hortumla yandaş iş dünyasına ve özellikle de müteahhitlere peşkeş çeken bu hükümet, bu kez bir kıstas belirlemiş en azından. Bu finansman desteği, ‘ithalat bağımlılığı yüksek, dış ticaret açığı veren, istihdama katkı oranı yüksek ve ihracat potansiyeli yüksek sektörlere finansman sağlayacakmış. Stratejik öncelik, orta yüksek ile yüksek teknoloji ürünleri ve sektörlerine verilecekmiş. Bir de tarım sektörü de paket kapsamındaki ucuz kredi kaynaklarından yararlandırılacakmış.

30 MİLYAR TL GÜME GİDECEK
Peki basit bir soru soralım: Bu kriz ortamında, millet domates bile alırken üç kere düşünürken, iç piyasa nasıl canlanacak? Hadi diyelim ki ihracatçıyı desteklemek amaç ve biraz hareket getirmek. Peki o zaman dolar ve Euro’nun alıp başını gittiği bu süreçte, enerji, hammadde ve ara malını nasıl temin edecek ihracatçı sanayiciler. Bu 30 milyar TL finansman desteğiyle mi? Tarıma gelince... Tarımı yabancı bir gücün bile yapamayacağı şekilde yerle bir eden hükümet, bu ‘üç kuruş’ krediyle mi yapısal bir dönüşüm yaratacak? İler tutar tarafı olmayan, ‘bir paket daha atalım ortaya, üç gün de böyle idare edelim’ hikâyesinin son halkası da işte bu İVME... Bunlarla aynı gemide olanın batacağının bir göstergesi daha işte size…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.