Anahtarı tek değil mutluluğun
Öyküler nasıl başlamalı,
nasıl bitmeli sizce...
Mutlu sonu istiyor da gönül,
pirim yapmıyor çoğu zaman.
İçinde sevda olmalı
hatta gönüle fazlaca dolmalı
ancak "vuslat" yaşanmamalı.
O zaman raiting alıyorsunuz
hem yaşamda hem dizide hem sinemada.
"Mutlu son" hayatın ritminin düşmesi,
aksiyonun minumum düzeyi demektir ki,
bu da pasif kişiliğe uyum sürecidir.
Bu yüzden konulan hedeflere ulaşmak
mutluluk getirmez çoğu zaman.
Çünkü "insan konulan hedefe ulaştığında,
yoldaki o zinde ve dinamik tutan mücadelenin
sonuna gelmiş demektir.
Eğer yeni hedef bulunmaz
ya da konulmazsa
kişi ölüme yaklaşıyor demektir."
Bu, toplumlar ve devletler için de
geçerlidir.
Ve yine bundandır ki
"ağaçları dikenlerden,
daha çok, dikime seyirci olanlar
yer meyveleri."
Yani eylem kesildiği anda
bitiverir bazıları.
Düşman ya da olumsuz koşullardan
ne kadar şikayet edilirse edilsin,
sağlıklı sonuçlara ulaşmanın
olmazsa olmazıdır.
"Ortak düşman" harcıdır
birlikte hareketlerin
o ortadan kalkınca
ne varsa üzerine bina edilen çöküverir
hem de hiç umulmadık bir an
ve zaman diliminde.
Bu kadar sözü konuyu
"barış sürecine" getirmek için
etmemiştim ama
yazı akarsu gibi
yatağını yazan belirleyemiyor
çoğu zaman.
Muhalefetin söylemlerinde belirttiği gibi
"neler olduğunu, tarafların ne tavizler verip
hangilerini kurtardığını" bilmiyoruz ama
şu ana kadar kan dökülmemiş olması
hoşuna gidiyor insanın.
Hadi bunları biz fanilere söylemiyorlar
ama şaşırtıcı.
Bir hızla ilerleyen bu süreç sonrası
neler yapılması düşünülüyor?
O sözü edilen "süper güçlü Türkiye"
nasıl olacak,
PKK silahları tamamen bıraktığında
militanların akıbeti için ne düşünülüyor.?
30 yıldır savaşan bu insanlar
özel harekâtçılar gibi geri hizmete çekilip
karakollara verilemeyeceğine göre,
nerede ve ne için bekleyecekler?
Bir röportajımda
"devlet barışsa biz barışmayız,
bu kan davasına dönüştü" diyen
130 bine yakın köy korucusu
ne zaman silah bırakacak.
maaşları kesilecek mi?
PKK'ya karşı devlet tarafından güçlendirilen
ortaçağ kalıntısı feodal yapı
nasıl sona erdirilecek?
Benim aklıma gelmeyen
onlarca soru vardır daha kafalarda.
Bunların yanıtını almadan
daha Başbakan Erdoğan
bir "içkiyle mücadele" konusu attı ortaya
sosyal medya "ayran" muhabbetine başladı.
"Akil insanları" bile unutuverdik.
Yeni sakızımızın adı belli oldu.
"rakı sohbetleri"