banner87

Bayram sona erdi. 

Bayram, bayram gibi oldu diyemeyiz.

Türkiye siyaseti hareketleniyor… Rejim tartışmaları da… İç ve dış siyaset de...

Cumhuriyet 'kuşatılmış' bu doğru. Bu noktada iktidara omuz vermek gerekiyor. Tartışılmaz bile. Atatürk İlke ve İnkılaplarını korumak, cumhuriyetçi demokratların görevidir.  Bu görevi de 15 Temmuz'dan bu yana layıkıyla yapıyorlar.

Ya iktidar erkini elinden tutanlar?

Onların da görevi değil mi?

Hala memur ve müdür tayini ile uğraşıyorlar ilçe ve il binalarında.

Ya da bu tablodan kim sorumlu? Öz eleştiri var mı?

Maalesef...

İsterseniz dış siyasetten başlayalım. 

Irak krizi büyüyecek. Belki de Türk askeri Irak'a girmek zorunda kalacak. 

Türkiye Musul ve Kerkük, Kıbrıs konusunda hayati kararlar noktasına gelecek. 

Suriye'de Esad ile yollar kesişecek. Hep söylüyorum Suriye ve Türkiye'nin kaderi aynı. Aynı noktada duruyor.  Suriye Esad'dan önemlidir. Türkiye'de Suriye'den…

Suriye'nin bütünlüğü bizi birinci derecede ilgilendirmeli. Suriye'de üçe bölünmüş bir tablo Rusya ve ABD'yi memnun eder. İran ve Türkiye'yi değil. 

Ahmet Davutoğlu'nun belediye otobüsü veya şehirlerarası otobüsle Şam, Halep, Kerkük’e yolculuk yapma tezi çöktü.

Suriye topraklarındaki bir Sünni devlet sadece Suriye'yi değil Türkiye ve İran'ı da rahatsız eder. Sünni devlet Türkiye'nin değil, ABD ya da İngiltere'nin emrinde olur. İster Kürt, ister Arap sünni devletçik olsun bu durum değişmez.

Bu Irak'ın da, Ürdün'ün de bölünmesi anlamına gelir.

Hep söylüyorum. Başbakan Binali Yıldırım çok samimi gayretler içinde.

Ama bazen yetmiyor.

Muhalefetin desteği sürekli olmaz. O zaman kendi varlığını tartışmaya açar. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi zaman zaman tartışmaya açtırdığı gibi.

Muhalefet farklılıkları muhafaza ederek birlikte olmayı tarif etmelidir. İktidar mensuplarının da FETÖ ile mücadelesinin arkasına saklanarak, siyaset yapmaları sona ermelidir. 

Bu noktada en büyük görev Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a düşüyor.

Öncelikle 'görev tanımı' net olmalı.

Bazen öyle, bazen böyle olmaz.

Bu 15 Temmuz'dan bu yana gerçekten çok iyi bir liderlik sınavı veren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yapılacak çok büyük haksızlıktır. 

CHP'yi 'hırçınlaştırmak' Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hele hele Başbakan Yıldırım'ın menfaatine hiç değildir.

İktidar nereye giderse gitsin, geçmişte adeta ortaklık yaptığı FETÖ ile ilişkisinden dolayı yargılanacaktır.

Bu suçlamaları ne HDP'li belediyeler ile PKK'yı ilişkilendirerek ne de CHP içinde FETÖ izi arayarak kapatamaz.

CHP'ye yapışmaz.  

İktidarın hep peşini bırakmayacağı başka bir konu da PKK ve açılım fiyaskosudur.

Abdullah Öcalan niye iki yıldır konuşturulmuyor?

Cevap arayan birinci sorudur.

İkincisi, PKK eli kanlı bir örgüttür. Gerek FETÖ gerekse PKK ile oynaşan kim?

CHP mi? Kılıçdaroğlu mu?

Medya ve algı yönetimi ile bu sorgulamaları kimse kapatamaz. 

Kapatsaydı, 15 Temmuz'u Hande Fırat ile değil şimdiye kadar (15 yılda) bir kaç yüz milyar dolar harcanan iktidar yanlısı medya ile atlatırdınız.

İsterseniz Erdoğan'ı iktidara getiren şartlara bakın.

Sırtında 5 bin dolarlık elbise ile trilyon liralık evlerde oturan kalemşorlar mı iktidar yaptı Erdoğan'ı.

Kendi mücadelesini yaptı.

15 yıl çok uzun bir zaman.

Bence yeni tarife, belki de yeni konuma ihtiyaç var.

Bu asla başkanlık sistemi değildir.

Kendisi ile ilgili yeni tarifi de sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan yapabilir.  

Türkiye bu tarif üzerinde mutabakata varırsa rahatlar.

CHP'ye gelince… 

O da kendisini yeniden tarif etmeli. Gerekirse kurultayı toplamalı ve örgütlenme yapısını yenilemeli. 

Sızıntıları kapatarak, Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun yanında durmalıdır. Sayın Kılıçdaroğlu da cumhuriyetçi demokratları sevgi ve adalet ölçüleri içinde kucaklamaya devam etmeli.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım ile de Türkiye adına diyaloğu asla ama asla kesmemelidir.

Hepimizden büyük Türkiye var.

Bayramdan sonra yapılacak liderler zirvesine son derece hazırlıklı gitmeli, özellikle Yeni Anayasa, Suriye ve Kıbrıs konusunda insiyatif almalıdır. Bu konuda yaptığı hazırlıkları da şeffaf olarak kamuoyu ile paylaşmalıdır.

Bu arada bir haber vereyim. 

Mustafa Sarıgül ortaya çıktı…

Geçen gün Şişli CHP İlçe Örgütü’nde konuştu. Merhum Kaya Mutlu'yu anlattı, ardından da cenaze törenine gitti.

Anlaşılan bizim Mustafa CHP'de kurultay nabzı tutuyor. Kılıçdaroğlu'nun tüzük kurultayı düşüncesini seçimli kurultay haline getirmeye çalışabilir.

İyi olur. Ama çevrene bir bak 'Mustafa Mustafa' diye ortalığı inleten, etrafında kaç iş adamı veya kalantor kaldı?

Üstelik hemen hemen hepsi CHP dışındaydı.

İstersen ön seçimi hatırla!

 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.