Cim-bom 'Baron'ların hesabını bozdu!
Play-Off denen saçmalığı üretip servetlerine servet katmak isteyenlerin oyunu Kadıköy'de tutmadı. 34 haftanın şampiyonunu, birkaç maçla devirme planı Sarı-Kırmızılı futbolular ve Fatih Terim seyesinde sonuç vermedi. Cim-Bom her şartta şampiyon olacak
Türk futbolu 3 Temmuz’dan bu yana her geçen gün biraz daha bataklığa gömüldü...
Bir tarafta iş bilmeyen gelip geçici yöneticiler, diğer tarafta bu kaos ortamından küplerini doldurmak için adeta birbirleriyle yarışanlar...
Gelin bunların hepsine bir isim koyalım ve kısaca kendilerine "BARON" diyelim...
Ve bu "BARON"ların Türk futbolunu ne hale getirdiklerini acı, çarpıcı ve ibret verici örneklerle anlatmaya çalışalım... Gerçi Galatasaray Kadıköy'de yenilmeyerek "BARON"ların oyunlarını, beklentilerini en azından şimdilik boşa çıkardı.
Ama tabii ki, uyduruk sistemin maçları oynanırken nelerin olacağını, kimlerin başlarına nasıl çorapların örüleceğini (!) bilemeyiz...
TÜRK FUTBOLUNU BUNLAR MI KURTARACAK !...
Attıkları zaman mangalda kül bırakmayan, ama göreve geldiklerinde de her şeyi berbat edip ellerine yüzlerine bulaştıranlar, sonra da arkalarına bakmadan kaçıyorlar...
Bir gece yarısı meyhane köşelerinde üç beş kişi bir araya geliyor ve kimseye sormadan, danışmadan
Play-Off denen uyduruk bir sistemi Türk futbolunun başına bela ediyorlar...
Neymiş efendim “Yayıncı kuruluş zarar ederse kulüpler ve Türk futbolu batarmış...”
Yani sizin anlayacağınız koskoca Türkiye'de ikinci bir yayıncı kuruluş çıkamayacakmış gibi davranıyorlar...
Beyler sanki ihaleye girerken ligin 34 hafta süreceğini bilmiyorlardı... O zaman Play-Off neyin nesi oluyor, amaç kime ve kimlere menfaat sağlamak!...
Aslında her şey gayet açık...
Mesele sadece bazı takımlara 5-6 maç oynatmak değil.
“Batmasın” denilen yayıncı kuruluşa, üstad programcıya, oğluna “misli misli” para kazandıracak, onları milyoner yapacak fırsatları yaratmak...
Canlı yayında futbolcular Play-Off’u kötüledikçe, abartılı Play-Off methiyeleri dizmek, kumardan para kazanırken “temiz futbol” nutukları atmak!..
Futbol Federasyonu eski başkanlarından birinin yaptığı ve "tape"lere konu olmuş benzetmeyle "BARON"lar köşeyi dönsünler...
Dönsünler ki, arkadaşlar her fırsatta Türk futbolunun nasıl zirvelerde dolaştığını, heyecanın, kalitenin üst seviyelerde olduğunu anlatsınlar aksini söyleyenleri de yerin dibine soksunlar...
KULÜPLERİ BATIRANLAR TÜRK FUTBOLUNU KURTARACAKLAR!...
Burası "Türkiye" dediğinizde biraz duracaksınız, olan hiçbir şeye şaşırmayacaksınız...
Birileri kurtarıcı olarak gelir her şeyi daha da berbat eder sonra kirişi kırar!...
Derken başka birileri çıkar, onlar yönettikleri kulüpleri batırmışlardır, sabıkaları daha açık ve nettir ama Türk futbolunu kurtaracak (!) kadar yeteneklidirler...
Yeter ki, birilerinin desteğini almış, onların güvenini kazanmış olsunlar.
Yağcılık, yalakalık almış başını gidiyor. Herkes bir korku içinde.
"Ben bunları yazarsam, programlarda söylersem başıma dert alırım işsiz kalırım" diyerek haklı olarak kaçak güreşenlerin sayısı oldukça fazla...
Ama hepsi de kapalı kapılar arkasında Türk futbolunun yerlerde süründüğünü hatta daha da acısı birilerinin ne kadar yeteneksiz ve beceriksiz olduğunu söylüyorlar...
Öte yandan çıkarcı şakşakçı "BARONLAR" methiyeler düzmeye devam ediyorlar...
PLAY OFF SİZİN OLSUN G.SARAY ŞAMPİYONDUR
Diyorlar ki;
"Galatasaray, Fenerbahçe ile berabere kaldığı için seviniyor, düğün bayram yapıyor...”
Galatasaray beraberliğe değil 34 haftalık uzuuuun lig maratonunu bileğinin hakkıyla şampiyon tamamladığı için seviniyor...
Hem ayrıca, saha içinde ve kenarında kafaların yarıldığı, kanların aktığı, her türlü olumsuz koşullara, tacizlere ve hakeme rağmen 2-0 yenilgiden beraberliği yakalamış olmak elbette başlı başına bir sevinç nedenidir.
Hele bu rakip Fenerbahçe ise sevincin daha da abartılarak yaşanması gayet doğaldır. Ayrıca bunu söyleyenlerin geçmiş yıllarda Ali Sami Yen de hangi sonuçlara üçlü çektirdiklerini de hatırlamaları gerekir...Galatasaray taraftarı derbi öncesi ve sonrası alabilenlere hakikaten büyük dersler verdi..
Kendimizi kandırmayalım. Basit çıkarlar uğruna yağcılık, şakşakçılık yapmayalım... Türk futbolunun ileri falan gittiği yok...
Dün de kafalar yarılıyor, her türlü tacizler oluyor, kanlar akıyordu, bugün de aynısı oluyor..
Sadece bir örnek vermek istiyorum; yıllar önce aynı saha da aynı yedek kulübesinde
Gerets'in yüzünden kanlar akıyordu, bu defa Fatih Terim ile Hasan Şaş aynı kaçınılmaz sonu yaşadılar... Bu mu Türk futbolunun ileri gitmiş hali...
Ey "BARON"lar kendinize gelin gerçekleri görün...
Bırakın bulanık suda balık avlamayı...
Boş kalmış olan küpleri(!) doldurma uğruna Türk futboluna daha fazla zarar vermeyin..
Hem unutmayın kefenin de cebi yok!...