Hayvanat Bahçesi'ne ne olacak?
"Obama’nın çizgisi nedir. Bunu öğrenmek lazım. Öğrenirsem o çizgiye yaklaşıp yaklaşmadığımız daha net ortaya çıkar," demiş Tayyip Bey. Peki, niye demiş? ABD'deki 'temas'larında Obama'nın Suriye konusundaki çizgisine yaklaşıp yaklaşmadığını sormuş bir gazeteci kardeşimiz. Tayyip Bey de karşılık olarak konuşuyor, "Obama'nın çizgisi nedir, öğrenmek lazım," diye!
Bu durumda iki ihtimal var: Tayyip Bey ABD 'temas'larında ya Obama ile Suriye mevzuunu konuşmak yerine geyik muhabbeti yaptı ya da Obama'nın ne dediğini anlayamadı...
İki ihtimale de şaşırmıyoruz...
***
ABD 'temas'ları kapsamına Bülent Arınç - Fethullah Gülen 'temas'ı da girdi...
Bülent Arınç, Gülen'le hangi sıfatla görüşme yaptı, bilemiyoruz. İkisinin de o görüşmedeki sıfatı meçhuldür. Lakin artık Pensilvanya'nın da 'devlet katında' bir 'merci' hüviyeti kazandığı açıktır.
***
ABD ve ABD'deki çiftlik, varlığını onların icazetine ve ittifakına borçlu olan AKP iktidarı, cümbür cemaat, Türkiye'deki nüfusla kafa yapıyorlar. Her şey artık göstere göstere gerçekleştiriliyor.
Dolmabahçe Sarayı'na yerleşen Tayyip Erdoğan, şimdi de Atatürk Orman Çiftliği'ne Başkanlık Sarayı yaptırıyor. Tabii bu yetmiyor, Türkiye halkına ait olan Atatürk Orman Çiftliği arazisi ABD'nin yeni 'Büyükelçilik Sarayı' için tahsis ediliyor.
Oldu olacak, 'çiftlik' işlerine pek meraklı 'cemaat' için de Atatürk Orman Çiftliği'nden bir arazi tahsisatı yapılsın, oraya da 'Cemaat Sarayı' inşa edilsin, tam olsun!
***
Ha! Diyeceksiniz ki, "Atatürk Orman Çiftliği'nde bir de Hayvanat Bahçesi var. Tüm bu 'saray'ların tam yanında Hayvanat Bahçesi yakışık alır mı?"
Vallahi açık konuşayım. Oradaki hayvanat için benim de içim sızlıyor ama Ankara'da emperyalizmin entegre tesisleri için daha uygun bir arazi de yok gibi...
***
Ha, bu arada, bunlar darbecileri ve 'derin devlet' yapılanmasını yargılayacaktı ya... Hatta bu yüzden referandum falan yaptılardı ya... Hani bunların hepsinin hikaye olduğu anlaşıldı ya...
İyisi mi, 12 Eylül darbesini gerçekleştirmiş komuta kademesinin halen atmosfere karbondioksit salan mensupları öteki dünyaya havale olduklarında aynı araziye gömülsün. Mehmet Ağar, Tansu Hanım falan... Hatta 'süper' vali Hayri Kozakçıoğlu'nu gömelim oraya.
'Saray'ardan, varlıklarını borçlu oldukları zevatın mezarlarına 'manzara' niyetine bakarlar artık...