banner87

Şartlar zor, şartlar ağır. Ve  kabul edelim ki ilerici muhalefet güçleri ve toplumsal tabanı açısından koşullar yaşamı daha da zorlaştıracak. 

Koşullar, darbecilerle mücadeleyi tüm muhalefetin susturulması yolunda fırsata çeviren, yönetenlerin stratejisinden bağımsız değildir.  
FETÖ ile ilişkisi olmadığı bilinen bazı muhalif kamu emekçilerinin soruşturulması hatta adaletsiz bir bizimde tasfiyesi, toplumsal muhalefetin sindirilmesi siyaseti ve karşı siyaseti terörle silahla köşeye sıkıştırmayı da hedeflemektedir. 
PKK terörü karşı siyaseti sıkıştırma taktiği de bu tablonun tamamlayıcısıdır. 
Cumhuriyetçi demokrat muhalefet güçleri açısında ülkenin içerideki  şartların  ağırlığını dünya genelindeki olumsuz dönüşümler tamamlıyor. İktidar toplumsal dönüşümleri derinleştirmesi ve popülizmi iktidarda kalma stratejisine devam etmesi ile birlikte emperyalizm destekli  iktidarlar karşısında muhalefetin gerilemesi, yani halkçı hükümet alternatiflerinin yerini yeniden bir sağ yükselişin alması resmin bir yanı.  
Toplum bugün, saptanan temel sorun üzerinde bile ayrışmış durumda. 
Hepsi tamam; hepsinin gerçeklik payı var. Ve hepsinin işaret ettiği şey; bu ülkenin ciddi sorunlarının olduğudur.  
Ciddi, yakıcı ve yapısal sorunlar; yakıcı, yapısal tahliller ve uzun vadeli çıkışlar gerektirir. 
Bu ise halkla birlikte halkçı bir alternatif yaratabilmekten geçer. 
Bu nedenle tüm bu şartlar içinde dahi, tüm bu sorunların tepesinde bir ana sorun bulunuyor: Siyasal Yenilgi. Nedir Siyasal Yenilgi? Bir politika denenebilir, bir siyaset çare önerebilir ve buna uygun araçları seferber edemediğinde, kitlesel desteğe ulaşamadığında kaybedebilir, yenilebilir. Politik yenilgi siyasal hayatın doğasında vardır; ancak politik yenilgi ile siyasallaşmamış yenilgi birbirinden farklıdır.  
Siyasallaşmamış yenilgi; hem politik hem de toplumsal muhalefet saflarında yenilginin ve buna bağlı hareket tarzlarının başlı başına bir siyaset haline gelmesidir. Verili durumu kabullenme; sistemin tek adam merkezli otoriter yönetme pratiği dışında bir seçeneği kalmaması  krizi yönetme,  görememe, derinleşen  krizler karşısında olağan bir dönemden geçilmesi gibi davranma; olağanüstü dönemin olağan bile olamayan muhalefet çizgisinde ısrar. 
Tüm bunlar yenilgiyi siyasallaştırır. 
Yenilgi; zor zamanlarda bir çare sunamamak; umudu örgütleyememek; sistemin ekonomiden dış politikaya adım adım sürüklendiği olağanüstü krizler karşısında olağanüstü bir muhalefet, olağanüstü bir çıkış stratejisi belirlemektir. 
Seçenek yaratamamak; kendini, hareket tarzını, sloganlarını tekrarlamak; iktidarın mevcut halini veri kabul edip onunla onun gibi olarak, taklitle mücadeleye kalkmaktır. Taklitler asıllarını yaşatır. 
Siyasal Yenilgi; iktidarın minderinde, onun kurduğu zeminde muhalefetlik yapmaktır. Basın açıklamaları, destek ziyaretleri, karşılıklı dayanışma mesajlarına, süslü ve altı dolmamış slogancılığa, sempozyum ve panel muhalifliğine sıkışmaktır. 
Stratejisizlik, buna uygun olarak halkı ve çıkışı örgütleyecek en geniş demokratik halk kitlerine çare ve iktidar seçeneğini somut olarak örmekten yoksun olmak; bugünün temel meselesidir. 
Yenilginin bir politika biçimine dönüşmesinin halk saflarında yarattığı en büyük sonuçsa tersine savrulmadır. İktidar saflarında yer alan geniş kitlelerde tüm kriz alanlarına rağmen “alternatifsizlik” hissinin yarattığı şey iktidara doğru yeniden zorunlu politikleşme, iktidar karşıtı geniş kitlelerdeyse bu durum depolitizasyon, yani siyasetten hızlı uzaklaşma şeklinde yaşanmakta. Normalde bir darbenin hedefleyeceği tüm siyasetsizleştirme, kitleleri siyasetten koparma yönündeki eğilim bugün tüm açıklığıyla karşımızdadır; birçok nedenin yanında ana nedeni politikleşmiş yenilgidir. 
Çevrenize bakınız; gazeteler okunmuyor; televizyonlar izlenmiyor; sosyal medyadan kaçış hızlandı; heyecan ve umut kalmadığı için; bu gidiş karşısında, darbe ve dikta riski karşısında gerçekten huzurlu, yaşanabilir bir ülke seçeneğinin en çok ihtiyaç olduğu ve daha da olacağı bu ortamda halk siyasetten kaçıyor.  
Dikkat edelim: Korkmuyor, kaçıyor. Sorunumuz halkın korkusu değil, yenilginin öncü aktörlerde politika haline gelmesidir. 22 Temmuz’da Taksim’de bir araya gelen yüzbinler. Bir  cenaze öncesinde ve sırasında alanları dolduran on binler. Bunlar korkan değil; nerede sahneye çıkıp ne zaman geri çekileceğini hesaplayan bir halkın sezgileridir. Bu enerjiyi siyasallaştırmamak, siyasal yenilgidir. Siyasal, memnuniyetsizlikler siyasallaştırmakla yapılır.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.