banner87

Yerel seçim tartışmalarının bütün yoğunluğuyla yaşandığı bu günlerde, bir süredir “kadın dostu kentler” fikrini bir proje olmaktan çıkartıp günlük yaşamda nasıl uygulanabilir, kılabiliriz diye düşünüyorum. 

Kadın -erkek eşitliği herkes için temel bir hak ve demokrasi için temel değer niteliğinde ise bu hakkın hayata geçirilmesinde, günlük yaşamımızın hemen her alanında etkili olan yerel yönetimler belediyelere büyük görevler düşmektedir. Sonuçta onlar, yaşadığımız kente dair ekonomik, politik, sosyal ve kültürel alanlara ilişkin düzenlemeler yapanlardır.

“Geceleri de, sokakları da, meydanları da, istiyoruz!”diyor Kadınlar.

Kreşleri” kamuya zarar” diye kapatıp, bakımı kadınlara yıkanlara  kadınların oyu yok! 

Bizi eve kapatmaya, tüm iş yükünü üzerimize yıkmaya çalışanlara karşı; şantiyede, ofiste , laboratuar da, fabrikada biz de varız!... diyorlar.
Talepler bu kadar yoğun geliyorsa toplumun %49.8 sini oluşturan kadınlardan; yerel seçimler bu taleplere cevap verme zamanıdır. Gerek adaylık yarışı içerisinde olanların, gerek adayları belirleyecek siyasi partilerin, kadınların talepleri ve bu taleplerin tümünün karşılık bulduğu kadın dostu kentler kavramını dikkate alarak, adaylarını belirlemesinin tam da vaktidir.

Kadın dostu kentler; Birleşmiş Milletler ortak programı çerçevesinde,ulusal ve yerel eşitlik eylem planları kapsamında,yerel yönetimlerle ,toplumsal cinsiyet, şiddet ,mobbing vb konularda eğitim ve farkındalık çalışmaları yapılarak varılması amaçlanan hedef kavram…
Örneğin Adana’daki cadde isimlerini düşünün… Aklınıza hiç kadın ismi geliyor mu? Geliyorsa da kaç cadde? kaç kreş var? kaç yaşlı bakım yurdu var? Bu kent, günün herhangi bir saatinde kendisini dışarı atmak isteyen ,nefes almak isteyen bir kadın için ne kadar güvenli? Parklarımız gece yürüyüşleri için ne kadar güvenli? Kadınlara yaşamı ne kadar eşit-özgür yaşanabilir kılıyor bu kent?

Kentlerde açık alanların sayılarını arttırmanın yanı sıra ortak alanların, herkesin, her saatte kullanımına uygun olması gerekiyor. Bu doğrultuda ortak kullanım alanlarının, parkların, aydınlatılması önemli bir adım. Toplu taşımada, parklarda, caddelerde kentin tüm yaşam alanlarında kendini güvende hissetmeyen bir kent yaşayanı , nasıl olur da  kendisini o şehre ait hissedebilir? 

Diğer taraftan kadınların eşit ve özgür kılınması adına, yaşadıkları kente, topluma aidiyet hissedebilmeleri adına, kendilerine ekonomik kolaylıklar sağlanması da çok önemli. Sorulması gereken en basit soru ; nasıl olur da ev kadınlarımızı kent yaşamına, hayatının içine katabiliriz?

Yaşamın her alanında eşitlik ve özgürlükten bahsettiğimize göre, kadının ekonomik anlamda da güçlendirilmesi gerekiyor. Bunun en basit ve doğrudan yolu da yine kent yaşamı içerisinde,yerel birikim ve gelenekseli öne çıkarmak adına da eski el sanatlarının canlandırılması geliyor akla.öncelikle böylece ev kadınlarımıza bir taraftan ek gelir imkanları yaratılacak, diğer taraftan yerel kültürün yaşatılmasına katkı sağlanacak.Tabi ki  bu çalışmaların sürdürülebilir olması da, üretilenlerin tüketiciye ulaştırılması da, pazarlanması  da çok önemli çözüm;  kooperatifçiliğin yaygınlaştırılması…

İşte, önümüzdeki yerel seçimlerde  belirttiğim sorunların üzerinde düşünülmesi gerekiyor. Biz kadınlar da ,bu konulara gerçekçi çözüm üreten adayları takip ediyor olacağız…

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
sebo 2018-09-21 00:05:06

aslinda isterimki dünyayi kadinlar yönetsin ama kadinlar anne olduklari icin dünya yükü kadinlara agir gelir