Yılmaz Güney'in ölüm yıl dönümü bugün... Bu vesileyle Yılmaz Güney sinemasının en önemli filmlerinden birinin, Yol'un serüvenine göz atalım.
Yılmaz Güney “Bayram” adlı, 12 mahkûmun izne ayrılmasını konu alan epik senaryosunu hapishanede olduğu için çekemez.  Zaten sahibi olduğu "Güney Film" de bu pahalı yapımın finansmanını sağlayamaz. Avrupalı yapım şirketi Cactus Film’den bulunur para. Senaryo sadeleştirilir, 12 mahkûm 6'ya iner...

Çeşitli suçlardan İmralı Yarı Açık Cezaevinde hükümlü bulunan 6 kader mahkûmunun iyi halleri göz önünde bulundurularak çıkarıldıkları bir haftalık “bayram” izinleri sırasında yaşadıklarını konu alır film. 
Bugün izlediğimiz filmin son halinde 5 mahkûmun hikâyesi anlatılır. Çünkü Cannes Film Festivali direktörü Gilles Jacob, ilk kurgusu 2 saat beş dakika olan filmin 1 saat 50 dakikada sınırlandırılmasını istemiştir. 15 dakikayı aralardan kısaltacak zaman yoktur. Bu yüzden altıncı karakterin, Süleyman’ın öyküsü çıkarılır. 

Yılmaz Güney, filmi çekmesi için Erden Kıral’ı seçer, konuşmak için cezaevine çağırtır onu. Kıral, Bereketli Topraklar Üzerinde (1980) filmiyle büyük başarı kazanmıştı, adından sık söz ediliyordur o dönem. Erden Kıral çekimlere başlar, ancak çok geçmeden filmin çekilen sahnelerini hapishanede izleyen Yılmaz Güney ortaya çıkan işi beğenmez. Erden Kıral filmden alınır. Film ertelenmiştir! Filmin başrollerinden olan Tarık Akan bu filmin çekilmesini çok istemektedir. Akan Güney’e, “Abi bir tek Şerif Gören bu filmin altından kalkabilir” der. 
Ancak Şerif Gören de hapistedir o tarihte. Bu konuşmanın üzerinden çok geçmeden gazeteler yönetmen Şerif Gören’in tahliye olduğunu yazar. Apar topar Şerif Gören bulunur ve Yılmaz Güney ile görüştürülür. Şerif Gören devralır çekimleri. 
Her şey yeni baştan çekilir. Gören, yeni bir ekiple başlar filme; görüntü yönetmeni ve oyuncuları değiştirir. Bu ekipte, Erden Kıral’ın ekibindeki oyunculardan sadece Tarık Akan kalır.
1981 yılının başlarıdır. Sıkıyönetim tüm ağırlığıyla ülkenin üzerine çökmüştür. Bu şartlarda film çekmek oldukça zordur. Üstelik tek bir şehirde değil; Bursa, Konya, Adana, Diyarbakır, Urfa, Bingöl, Gaziantep ve İstanbul’da çekilir film. Yani bir yol hikâyesi anlatan filmde, sadece filmdeki karakterler değil tüm ekip yollardadır. Şehir şehir gezerek film çekmenin zorluğuna, cuntanın yönetiminde ve baskısında olmayı da eklersek yaşanan zorlukları ucundan kıyısından tahmin edebiliriz belki.
Büyük zorluklarla çekimler bitirilmiştir. Yılmaz Güney, izinli olarak çıktığı Isparta Yarı Açık Cezaevinden yurtdışına kaçar ve filmin kurgusunu İsviçre’de yapar; oradan da oturma izni aldığı Fransa’ya geçer. Şerif Gören, filmi “Bayram” adıyla çekmiştir, hatta film, “Bayram 1”, “Bayram 2” olmak iki bölümden oluşacaktır. Güney, filmi tek bölüme indirir, adını da “Yol” diye değiştirir. Yol, 1982’de Costa Gavras'ın Kayıp (Missing, 1982),  filmiyle Cannes Film Festivali'nde büyük ödül olan Altın Palmiye’yi paylaşır. 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
kazim 2018-09-18 01:21:16

yilmaz güneyin aksiyon filimleri sacmada halkla iliskiler filmleri bence cok anlamli ülkemiz ne badireler atlatti aclik yokluk terör soygunlar ihanetler mafyalar rüsvetler saymakla bitmiyor ama aklim almiyor bu ülke haala ayakta bi türlü cökertemediler neden acaba dersiniz sacisida solcusuda bu ülkeye ihanet etti karsilikli catismalar oldu 5 bin insan öldü sahi bu savasi kim kazandi neden haala bos seylerle ugrasiyoz bir birimizi her firsatta ezmeye kalkiyoruz insanligimizi sorgulamamiz gerekiyor bence