Niçin mi?
Çok basit!
YSK halen mevcut Anayasamıza göre bir Yüksek Mahkemedir.
Yani önce onun kanunlara uyması gerekir.
Kanunun açık hükümlerine rağmen mühürsüz oy pusulalarının ve zarflarının geçerli sayılmasına  karar verme yetkisi ve hakkı yoktur.
YSK ayrıca referandumun uygulanmasında kullanılacak mühürlerin temininden de sorumludur.
Niçin binlerce sandıkta TERCİH mührü yerine EVET mühürleri kullanılmıştır.
Bu EVET mühürü vurulmuş oy pusulalarının daha önce hazırlanmış ve bir şekilde sayıma dâhil edilmiş olma ihtimali yok mu?
YSK üyeleri (karşı oy kullanıp hukuksuzluğa şerh koyan sayın yargıç Cengiz Topaktaş hariç) bu kararlarıyla  anayasal bir suç işlemiş olmazlar mı?
Yargıtay Başsavcılığının referandumdaki ciddi usulsüzlük ve hukuksuzluklarla ilgili soruşturma için niçin ve neyi beklediğini anlamak zor.
Başbakan Anayasa referandumunu OHAL altında yapılmayacağını söylemişti aylar önce.
Ama referandum OHAL altında yapıldı.
Başta namusu ve şerefi üzerine tarafsızlık yemininde bulunmuş Cumhurbaşkanı  Erdoğan olmak üzere iktidar çeperi devletin tüm imkânlarını sonuna kadar evet  kampanyalarında kullandıkları tartışmasız.
Kontrol altında tuttukları havuz medyası büyük hizmetkârlık örneği sergiledi.
YSK, kanuna açıkça aykırı bu kararıyla ülkemizin anayasal düzenini onlarca yıl belirleyecek referandum sonuçlarının meşruiyetini ortada bırakmış olmuyor mu?
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, salı günü Parti Meclisi’nde yaptığı konuşmada YSK üyelerini taraf olmakla, kanunu açıkça çiğnemekle suçladı.
Hatta size milletvekilliği sözü mü
verildi tarzı sorularla  kişisel menfaat sağladıkları konusunda soru işaretleri dillendirdi.
Bir Ana Muhalefet liderinin bu kadar açık ağır iddialarda bulunduğu YSK üyeleri bu iddiaların altında nasıl kalacaklar?
Kalırlarsa, o koltuklarında oturma hakları olur mu? 
Bu arada Danıştay da mühürsüz oyların geçerli kılınması kararının iptal edilmesi yöndeki itirazı reddetti.
Bakalım mahkeme kararlarıyla anayasa değişikliği yapılmaması gerektiğini açıklayan Anayasa Mahkemesi
Başkanı dosya Anayasa Mahkemesine geldiğinde bu konuda nasıl tavır koyacak.
Sonuçta bir gerçek kalıyor:
Hiç bir kişi, kurum, makam, hatta mahkemenin kanunun açık ve tartışmasız hükümlerine rağmen yasayı çiğneyerek, bir şekilde Anayasanın meşruiyetinin bu kadar tartışılmasına yol açacak bir karar vermesine hakkı yoktur.

O sorumluların da o koltuklarda kalmaya hakkı kalmaz.
Sorumlu YSK üyeleri derhal gereğini yapmalıdır.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.